18px

İSLAM ALEMİNİN MANEVİ HASTALIKLARI


İSLAM ALEMİNİN  MANEVİ HASTALIKLARI

?ki Deh?etli Hal ve Çözümü

Bediüzzaman Hazretlerine göre; bugün ?slâm toplumlar?nda 'iki deh?etli hal' ya?anmaktadır: Birincisi, Bat?n?n materyalist bir alt yap?ya oturtulmu? fen ve felsefesinden kaynaklanan küfr-ü mutlak?n (ateizmin) Müslümanlar arasında yayg?nla?mas?d?r. 

İkincisi ise, Bat? medeniyetinin ahireti değil, dünya menfaatlerini ve dünya lezzetlerini ön plana ç?karan yap?s?ndan, günümüz Müslümanlar? büyük oranda etkilenmi?lerdir. Bu yüzden -ahirete inand?klar? halde- fani dünyan?n geçici lezzetlerini, ebedi olan ahiret hayatına ve lezzetlerine tercih etmektedirler.

Bediüzzaman Hazretleri’nin bu iki deh?etli halden birincisine getirdişi çözüm yolu şudur:Eskiden küfr-ü mutlak yayg?n olmadığından ve teslimiyet ?slâm toplumlar?nda var iken eski alimlerin sözleri Müslümanlara tesir ediyordu. Şimdi ise küfür yayg?nla?m??, teslimiyet de k?r?lm??t?r. Bugünkü insanlara tesir etmemiz, ancak delil ve ispatla mümkündür. İşte Risale-i Nur pek çok risalesiyle imanî konular? kuvvetli delil ve hüccetlerle ispat ederek ateizmi (küfr-ü mutlak?) çürütmü?, dinsizleri susturmu?, pek çok insanın imanın? takviye etmiş, hatta kurtarm??t?r.
Bediüzzaman Hazretleri’nin ikinci deh?etli hale getirdişi çözüm yolu ise şudur: Günahlarda tiryaki olmu? günümüz insanların?, içinde olduklar? halden kurtarmak, iman ve ?slâmiyet'te daha dünyada iken cennet lezzetleri olduğunu, günahlarda ise cehennem elemleri olduğunu ispat etmekle mümkündür. Aksi halde bu insanlara Allah'?n, cennet ve cehennemin varl???n? da ispat etsek, onları al??t?klar? haram lezzetlerden kurtarmam?z zordur. Çünkü bu as?rda hissiyat, akla ve kalbe galebe çalm?? bir durumdadır. Risale-i Nur pek çok eczalar?nda, iman ve ?slâm esaslar?nda henüz dünyada cennet lezzetlerini; küfür ve günahlarda cehennem elemlerini ispat ederek pek çok insanları f?sk ve küfürden kurtarmaktadır.

6 Hastalık ve Reçetesi

Avrupa’n?n ilerlemesi ve Müslümanlar?n geri kalmas? alt? hastalıktan kaynaklanmaktadır. Bunlar; 

  1. Ümitsizlik
  2. Doğruluşun kalkmas?
  3. Düİmanca davranmay? sevmek
  4. Birlik ve beraberlişimizi sa?layan manevi başlar? bilmemek
  5. ?stibdat
  6. ?ahsî menfaatini dü?ünme

Kur’ân’dan al?nan alt? kelime ile bu has­tal?klar tedavi edilir.

Birinci Kelime: Emel, yani Allah’?n rahmetinden kuvvetli ümid beslemek. Gelecek, yalnız ve yalnız ?slâmiyet’in olacak. Ve hâkim, Kur’ân’?n ve imanın hakikatleri ola­cak. ?slâmiyet’in esaslar?n?n hem manevi hem de maddi olarak ilerlemek için mükemmel bir kabiliyeti bulunmaktadır. Manevi iler­lemeye müsait olduğunu gerçek tarihi ve­ri­ler ?ehadet etmektedir. Zira tarihe ba­k?l­d?­??nda Müslümanlar, ?slâmiyet’in haki­kat­­lerini ya?adı?? ölçüde medeniyetler kur­­mu?lard?r. Gev?edikleri ölçüde de geri­leyip iç karşı?kl?klara ve ma?lubiyetlere dü?mü?lerdir. Di?er dinler de ise durum bunun tam tersinedir.

Hz. Peygamberden günümüze kadar hiçbir Müslüman?n aklen muhakeme ederek din deşi?tirdişi görülmemi?tir. Lâkin diğer din mensuplar?ndan dü?ünce sonucunda çok­ça Müslüman olmuştur. Eğer Müslümanlar ?slâmiyet’in ve imanın hakikatlerinin güzel­lişini ya?ant?lar?yla gösterebilseler, diğer din mensuplar? cemaatlerle ?slâmiyet’e gi­re­­cek­tir. Belki bazı devletler ve k?talar Müs­lü­man olacakt?r.

İnsanlar sava?lar?n, ya?anan büyük olaylar ve pozitif bilimlerin sayesinde dinsiz ola­rak ya?ayamayaca??n? anlamı?t?r. İnsanın cev­he­rini ve kabiliyetlerini ke?fetmiştir. ?n­san, yalnız bu hayatı yaşamak için yarat?l­ma­m??­t?r. Ebedi duygular? ta??maktadır. Sonsuz ya­?amay? istemektedir. Bundan dolay?d?r ki herkes, hak olan din aray??? içine girmi?tir. ?leride inkârc?l???n ortaya ç?kmas?yla bu ih­tiyaç daha fazla hissedilmeye ba?lanacakt?r.

Biz Kur’ân ?akirtleri olan Müslümanlar, delillere uyuyoruz, Akıl, fikir ve kal­bimizle iman ediyoruz. Başka dinlerin bazı efratlar? gibi ruhbanlar? taklit için delilleri b?rakm?yoruz. Onun için akıl, ilim ve fen hükmettiği gelecekte, elbet­te aklî delillere dayanan ve bütün hüküm­lerini akla tespit ettiren Kur’ân hükmedecektir. 

Özetle; Allah’?n nurunu tamamlayaca??na, gelecekte Kur’ân’?n, ?slâmiyet’in, imanın nurlar? bütün dünyaya hâkim olaca??na inanmal?y?z. Rabbimizin rahmetine dayanmal? bu hakikat üzerine daima O’na güvenmeliyiz. Bu işte hissedar olabilmek adına gayretle çal??mal?y?z.

İkinci Kelime:  Ümitsizlik, ?slâm dünya­s?n?n kalbine girmi? en deh?etli bir has­tal?kt?r. Bu ümitsizlik; ?slâm co?rafyas? sömürge haline gelmi?, Müslümanlar?n yüksek ahlak?n? öldürmü?, ümmet yerine kendini dü?ünme duygusunu ortaya ç?karm??, Müslümanlar?n manevi kuvvetini k?rm??, Müslümanlara “Neme laz?m” dedirtip ?slâmiyet’e hizmet etmeyi terk ettirmi?tir. Milletlerin kanser hastal???d?r. Bütün mükemmelliklere, gelişimlere engeldir. Korkak, a?a?? ve aciz insanların bahanesidir. Ümitsizlişin ba??n? parçalamak için “??? ?????????? ???? ???????? ??????[1]“Allah’?n rahmetinden ümit kesmeyiniz ayetine sar?lmal?y?z. Ümitsizlişin belini k?rmak için “?????? ???????? ??????? ??????????? ???????”[2] hakikatlerini kullanmal?y?z.

Üçüncü Kelime: Doğruluk, ?slâmiyet’in te­mel esas?d?r. ?slâmiyet’in kazand?rd??? yük­sek huylar?n ba??d?r. Yüce duygular?n?n mizac?d?r. Müslüman toplumunun hayat dü?ümüdür. Öyle ise manevi hastalıklar, doğrulukla tedavi edilmelidir.

Riyakârl?k ise fiilî bir yalanc?l?kt?r. Dalkavuk­luk ve yapmac?kl?k alçakça bir yalanc?l?kt?r. Nifak ve münaf?kl?k, zararl? bir yalanc?l?kt?r. Yalanc?l?k ise, Allah’?n kudretine bir iftira etmektir. Küfür, bütün çeşitleriyle kizbdir, yalanc?l?kt?r. İman ise s?dkt?r, doğru­luktur. Bu s?rra binaen kizb ve s?dk?n or­tas?nda hadsiz bir mesafe vardır. ?ark ve garp kadar birbirinden uzak olmaks? lâz?m geliyor. Nâr ve nur gibi birbirine girmemesi lâz?m. Hâlbuki gaddar siyaset ve zalim propaganda bu iki hasleti birbirine karşıt?rm??. Be?erin geli?mesini de engellemi?tir. 

Asr-? saadette doğruluk vas?tas?yla Hz. Mu­hammed (sav) a’la-y? illiyyine ç?km??t?r. Do?­ruluk anahtar?yla iman ve kâinatın ha­kikatlerini ke?fetmiştir. Sahabe, en değerli mal, hakikatlerin anahtar? ve Hz. Peygamberi (sav) ala-y? illiyyine ç?kmas?na vesile olan do?­rulu?a mü?teri olmu?lard?r. Yalan vas?­ta­s?yla Müseyleme-i Kezzab ve benzerleri ise esfel-i safiline dü?mü?tür.

Kurtulu?, yalnız doğruluktadır. En sağlam zincir doğruluktur. Ama maslahat için kizb ise, zaman onu nesh etmiş. Çünkü maslahat ve zarûret için bazı âlimler muvakkat fetvas? vermi?ler. Bu zamanda o fetva verilmez. Çün­kü o kadar sû’-i istimal edilmi? ki, yüz zarar? içinde bir menfaati olabilir. Onun için hüküm, maslahata bina edilmez. Maslahat dahi yalan söylemeye illet olamaz. Çünkü belirli bir s?n?r? yok. Sû’-i isti‘mâle mü­sâid bir batakl?kt?r. Öyle ise “?????? ????????? ???????? ??????????” yani yol ikidir, üç değildir. Ya doğru, ya susmak.

Bununla beraber her söyledişin doğru olmalı, fakat her do?­ruyu söylemek doğru değildir. Bazen zarar verecekse susmak gerekir, yoksa yalana hiç fetva yok. Her söyledişin hak olmalı, fakat her hakkı söylemeye senin hakkın yok. Çünkü hâlis olmazsa kötü tesir eder. Hak, haksızl?kta sarf olur.  

Dördüncü Kelime: Muhabbete en lây?k şey muhabbettir. Husumete en lây?k s?fat ise husumettir. Muhabbet, uhuvvet, sevmek, ?slâmiyet’in mizac?d?r, ba??d?r. Toplumsal hayatta huzurun kayna?? olan muhabbet ve sevmek s?fat?, en ziyade sevilmeye ve muhabbete lây?kt?r. Toplumsal hayatta huzuru kaç?ran düİmanl?k ve adavet, her şeyden ziyade nefrete ve adavete ve ondan çekilmeye müstahak, çirkin ve zararl? bir s?fatt?r.

Bazen insanın gururu ve nefisperestlişi, fark?nda olmadan ehl-i imana karşı haksız olarak düİmanl?k eder. Kendini hakl? zanneder. Hâlbuki bu husumet ve düİmanl?kla, ehl-i imana karşı muhabbete vesile olan iman, ?slâmiyet ve insaniyet gibi kuvvetli sebepleri hafife almakt?r. K?ymetlerini dü?ürmektir.

Beşinci Kelime:  Hakiki milliyetimizin esas?, ruhu ise ?slâmiyet’tir. Osmanl? hilafetinin ve Türk Ordusunun o milliyete bayraktarl??? itibar?yla, o ?slâmiyet milliyetinin incisi, kalesi hükmünde Arap ve Türk hakiki iki karde?, o kutsi kalenin nöbettarlar?d?rlar. İşte, bu kutsi milliyetin ba??yla, bütün ehl-i ?slâm bir tek a?iret hükmüne geçiyor. A?iretin ferleri gibi, ?slâm taifeleri de birbirine uhuvvet-i ?slâmiye ile bağlı ve alâkadar olur. Birbirine mânen, maddeten yardım eder. Güya bütün ?slâm taifeleri bir nurani ba? ile birbirine bağlıd?r. Nasıl ki a?irette bir kimse suç i?lese bütün a?iret üyeleri o suçu i?emi? gibi itham edilir, yahut bir iyilik etse bütün a?iret üyeleri o iyilişi yapm?? gibi kabul edilir.

İşte bu hakikat içindir ki, bu zamanda ve özellikle k?rk-elli sene sonra, kötülük, fenal?k i?leyenin üstünde kalmaz. Belki milyonlar ?slâm nufusünün haklar?na tecavüz olur. şu zamanda bir adam?n günah?, bir kalm?yor. Bazen büyür, sirayet eder, yüz olur. Bu yüzden;

 “Biz zarar vermiyoruz, fakat menfaat vermeye iktidar?m?z yok. Onun için mazuruz” diye böyle özür beyan etmeyiniz. Bu özrünüz kabul değil. Tembellişiniz ve çal??maman?z, ittihat-? ?slâm ile, gerçek islamî milliyet ile gayrete gelmedişiniz, sizler için gayet büyük bir zarar ve bir haksızl?kt?r. ?slâmiyet’in kudsiyetine temas eden iyilik, yalnız i?leyene münhas?r kalmaz. Belki o sevap, milyonlar ehl-i imana manen fayda verebilir. Manevi ve maddi hayatın başlar?na kuvvet verebilir. Onun için “Neme lâz?m” deyip kendini tembellik dö?eşine atmak zamanı değil.

Ec­nebîlerin bir kısmı, nasıl k?ymettar mal?m?z? ve vatanlar?m?z? bizden ald?lar. Onun bedeline çürük bir fiyat verdiler. Aynen öyle de, yüksek ahlâk?m?z? ve yüksek ahlâk?m?zdan ç?kan ve sosyal hayatım?za temas eden seciyelerimizin bir k?s­m?n? da bizden ald?lar. Terakkîlerine medâr ettiler. Ve onun fiyat? olarak bize verdikleri, kötü ahlaklar?d?r. Meselâ, bizden ald?klar? milli bir özelllik ile bir adam onlarda der: “Eğer ben ölsem, milletim sa? olsun. Çünkü milletimin içinde sonsuz bir hayatım var.” İşte bu kelimeyi bizden alm??lar. Kendi geli?melerinde en sağlam esaslar? yapm??lar. Bizden çalm??lar. Bu kelime ise ancak hak dinden ve iman hakikatlerinden ç?kar. O bizim, ehl-i îmân?n mal?d?r. Halbuki ecnebilerden içimize giren pis ve fenâ huy ile bir bencil adam bizde diyor: “Ben susuzluktan ölsem, yağmur hiçbir daha dünyaya gelmesin. Eğer ben bir saadeti görmezsem, dünya istedişi gibi bozulsun.” 

Hem o ecnebîlerin bizden ald?klar? milliyet fikri ile bir ferdi, bir millet gibi k?ymet al?yor. Bir adam?n k?ymeti, himmeti (gayreti) nispetindedir. Kimin himmeti milleti ise, o kimse tek ba??yla küçük bir millettir. Baz?lar?m?zdaki dikkatsizlikten ve bat?l?lar?n zararl? huylar?n? almam?z sebebiyle, kuvvetli ve kudsî ?slâmî milliyetimizle beraber herkes “Nefsî! Nefsî” demekle, milletin menfaatini dü?ünmemekle, sadece ?ahsi menfaatini dü?ünmekle bin adam bir adam hükmüne geçer.

Alt?nc? Kelime: Müslümanlar?n toplumsal hayattaki huzurun anahtar?, ?sti?are etmektir; “???????????? ?????? ??????????”[3] yani "Onlar?n yönetimi, aralar?nda yapt?klar? isti?are iledir." ayeti , isti?areyi, görü? al??verişini esas olarak emrediyor.

Asya’n?n geri kalmas?n?n önemli bir sebebi, o görü? al??verişini yapmamas?d?r. Asya k?taas?n?n ve istikbâlinin ke??af? ve anahtar? isti?aredir. İmandan gelen hürriyet ise iki esas? emreder: İman gerektiriyor ki, tahakküm ve istibdat (bask?) ile başkas?n? a?a??lamamak ve zillete dü?ürmemek ve zalimlere boyun e?memek. 


[1] Zümer Sûresi, 39:53.

[2] Birşey bütünüyle elde edilmezse, bütünüyle de terk edilmez.

[3] ?ûrâ Sûresi, 42: 38.

KAYNAK

Yorumlar:

Yorum Yazabilirsiniz.

Mail adresiniz gizli kalacaktır. Lütfen bütün alanları doldurun. *


Benzer Bloglar

ALLAH’A İMAN
  • Salih Avcı
  • 20.02.2023
ALLAH’A İMAN
24 Altın
  • Salih Avcı
  • 21.02.2023
24 Altın
Allah Marifeti
  • Salih Avcı
  • 21.02.2023
Allah Marifeti
Deprem hutbesi
  • Salih Avcı
  • 22.02.2023
Deprem hutbesi
Büyük Günahlardan Kaçınma
  • Salih Avcı
  • 22.02.2023
Büyük Günahlardan Kaçınma
Küll Cüz Kavramları
  • Salih Avcı
  • 15.12.2024
Küll Cüz Kavramları
ENE ÜZERİNE
  • Salih Avcı
  • 15.12.2024
ENE ÜZERİNE
Meleklere İman
  • Salih Avcı
  • 16.12.2024
Meleklere İman
Hakikatli Bir Hatıra
  • Salih Avcı
  • 22.02.2025
Hakikatli Bir Hatıra
KADERE BİR DE BÖYLE BAK
  • Salih Avcı
  • 16.05.2025
KADERE BİR DE BÖYLE BAK
KADERE İMAN İZAHI
  • Salih Avcı
  • 09.08.2025
KADERE İMAN İZAHI
TEVEKKÜL
  • Salih Avcı
  • 10.08.2025
TEVEKKÜL
Hırs ve Azim
  • Salih Avcı
  • 10.08.2025
Hırs ve Azim
Hastalar için Manevi Reçete
  • Salih Avcı
  • 30.11.2025
Hastalar için Manevi Reçete
Kamil Mürşid
  • Salih Avcı
  • 20.01.2026
Kamil Mürşid
Çocuğu Vefat Edenen Teselli
  • Salih Avcı
  • 22.05.2026
Çocuğu Vefat Edenen Teselli
Aklın Mertebeleri
  • Salih Avcı
  • 04.08.2026
Aklın Mertebeleri
Dinin Direği Namaz
  • Salih Avcı
  • 10.08.2026
Dinin Direği Namaz
Tevhid Ehadiyet Vahdaniyet
  • Salih Avcı
  • 11.08.2026
Tevhid Ehadiyet Vahdaniyet
İnsan Kimdir?
  • Salih Avcı
  • 11.08.2026
İnsan Kimdir?
Vesvese Takıntı
  • Salih Avcı
  • 12.08.2026
Vesvese Takıntı
Besmelenin Büyük Sırrı
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Besmelenin Büyük Sırrı
Gerçek Mutluluğun Sırrı
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Gerçek Mutluluğun Sırrı
Nefis Terbiyesi
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Nefis Terbiyesi
Gıybet
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Gıybet
Riba Nedir?
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Riba Nedir?
Zekat ve İnfak
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Zekat ve İnfak
İhlas
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
İhlas
Mehdiyet
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Mehdiyet
Kainat Ağacı ve İnsan
  • Salih Avcı
  • 16.08.2026
Kainat Ağacı ve İnsan
Anne Baba Hakkı
  • Salih Avcı
  • 17.08.2026
Anne Baba Hakkı
Gençlik Rehberi
  • Salih Avcı
  • 17.08.2026
Gençlik Rehberi