18px

Büyük Günahlardan Kaçınma

Hutbemiz büyük günahlar ve onlardan sakınmaya dairdir


Büyük Günahlardan Kaçınma

Büyük Günahlar ve Takva

Kur’ân, Sünnet ve Risale-i Nur Perspektifinden Günahlardan Sakınma, Tevbe ve Manevî Korunma

İnsan bu dünyaya başıboş gönderilmemiştir. Hayatı, tercihleri, sözleri ve davranışları bir imtihanın parçalarıdır. Cenâb-ı Hak insana akıl, irade, vicdan ve sorumluluk vermiş; helâli ve haramı bildirmiş; iyiliği emredip kötülükten sakındırmıştır.

Kur’ân-ı Kerîm şöyle buyurur:

اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَنْ يُتْرَكَ سُدًى

“İnsan, başıboş bırakılacağını mı sanır?”
(Kıyâme, 75/36)

İnsanın yaptığı hiçbir şey Allah’ın ilminden gizli değildir. Kur’ân’da insanın söz ve fiillerinin kaydedildiği şöyle ifade edilir:

مَا يَلْفِظُ مِنْ قَوْلٍ اِلَّا لَدَيْهِ رَق۪يبٌ عَت۪يدٌ

“İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında onu gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın.”
(Kāf, 50/18)

Bu sebeple müminin hayatındaki temel ölçülerden biri takva, yani Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamak ve haramlardan sakınmaktır.


1. Günah Nedir?

Günah; Allah’ın açıkça yasakladığı bir işi yapmak veya yerine getirilmesini emrettiği farz bir vazifeyi mazeretsiz terk etmektir.

İslâm’da helâl ve haram sınırlarını belirleme yetkisi Allah’a aittir.

Kur’ân şöyle buyurur:

تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ فَلَا تَعْتَدُوهَا

“Bunlar Allah’ın sınırlarıdır; onları aşmayın.”
(Bakara, 2/229)

Günahların küçüğü ve büyüğü vardır. Fakat müminin ölçüsü:

“Bu küçük bir günah, önemsizdir.”

demek değil;

“Bu, Rabbimin hoşnut olmadığı bir iştir.”

diye düşünmektir.

Çünkü küçük görülen bir günah, ısrarla işlendiğinde kalbi ağırlaştırabilir ve daha büyük günahlara kapı açabilir.


2. Büyük Günah Nedir?

İslâmî literatürde kebâir, yani büyük günahlar; Kur’ân ve sahih hadislerde hakkında ağır tehdit, ceza, lanet veya açık haramlık bildirilen günahlardır.

Kur’ân büyük günahlardan sakınmayı özellikle emreder:

اِنْ تَجْتَنِبُوا كَبَٓائِرَ مَا تُنْهَوْنَ عَنْهُ نُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَنُدْخِلْكُمْ مُدْخَلًا كَر۪يمًا

“Eğer size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örter ve sizi değerli bir yere koyarız.”
(Nisâ, 4/31)

Bu âyet büyük günahlardan sakınmanın ne kadar önemli olduğunu açıkça göstermektedir.


3. Takva Nedir?

Risale-i Nur’da takva özellikle günahlardan kaçınmak yönüyle ele alınır.

Bediüzzaman Said Nursî şöyle ifade eder:

“Takva, menhiyattan ve günahlardan içtinab etmektir.”

Yani takva yalnız çok ibadet etmek değildir.

Takva aynı zamanda:

Harama bakmamak,

haram kazanca yaklaşmamak,

yalan söylememek,

gıybet etmemek,

kul hakkına girmemek,

zinadan kaçınmak,

faizden uzak durmak,

zulme yanaşmamak

demektir.

Bu yönüyle takva bir çeşit manevî savunma hattıdır.


4. Risale-i Nur’da “Menfî İbadet” Hakikati

Risale-i Nur’un çok dikkat çekici tespitlerinden biri şudur:

Bir haramı terk etmek de bir ibadettir.

Bediüzzaman özellikle günahların çok kolaylaştığı dönemlerde takvanın öneminin daha da arttığını söyler.

Manen şu ölçüyü verir:

“Bir haramın terki vaciptir.”

İnsan sırf Allah’ın emrine uymak için bir haramdan vazgeçerse bu terk, ibadet hükmünü alır.

Meselâ önünde harama bakma imkânı vardır fakat gözünü çevirir.

Yalan söyleyerek menfaat elde edebilir fakat doğruluktan ayrılmaz.

Haram kazanç fırsatı önüne gelir fakat reddeder.

Gıybet ortamında bulunur fakat katılmaz.

İşte bütün bunlar dışarıdan “bir şey yapmamak” gibi görünse de gerçekte Allah için yapılmış manevî amellerdir.


5. Günahların Kolaylaştığı Zamanda Takvanın Değeri

Risale-i Nur’un üzerinde durduğu hususlardan biri, günaha ulaşmanın kolaylaştığı zamanlarda takvanın daha büyük bir önem kazanmasıdır.

Bugün insanın karşısına günah yalnız sokakta çıkmamaktadır.

Telefon ekranında,

sosyal medyada,

internette,

reklamlarda,

televizyonda,

alışverişte,

ticarette,

eğlence hayatında

çok çeşitli yollarla gelebilmektedir.

Bu sebeple insanın iradesini koruması geçmiş dönemlere göre bazı alanlarda daha zor olabilir.

Bediüzzaman bu şartlarda şu ölçüyü verir:

“Farzları yapan, büyük günahları işlemeyen kurtulur.”

Bu ifade, farzların önemini azaltmaz; aksine kurtuluş yolunun iki temel direğini gösterir:

Farzları yerine getirmek ve büyük günahlardan sakınmak.


6. Helâk Edici Yedi Büyük Günah

Peygamber Efendimiz ﷺ sahih bir hadisinde şöyle buyurmuştur:

“Helâk edici yedi şeyden sakının.”

Sahâbeler:

“Ey Allah’ın Resûlü, bunlar nelerdir?”

diye sorunca şu günahları saymıştır:

  1. Allah’a şirk koşmak,

  2. sihir yapmak,

  3. Allah’ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmek,

  4. faiz yemek,

  5. yetim malı yemek,

  6. savaş sırasında cepheden kaçmak,

  7. namuslu ve iffetli mümin kadınlara zina iftirasında bulunmak.

(Buhârî ve Müslim)

Bu hadis büyük günahların tamamını yedi ile sınırlandırmaz. Bunlar özellikle helâk edici mahiyetteki büyük günahlardan bazılarıdır.


7. En Büyük Günah: Şirk

Günahların en büyüğü Allah’a ortak koşmaktır.

Kur’ân’da Hz. Lokman’ın oğluna nasihati şöyle aktarılır:

يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللّٰهِ اِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظ۪يمٌ

“Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma. Çünkü şirk gerçekten büyük bir zulümdür.”
(Lokmân, 31/13)

Şirk; Allah’a ait yaratma, ibadet edilme veya ulûhiyet özelliklerini başka varlıklara vermektir.

Müminin kalbi yalnız Allah’a kulluk eder.

Sebeplere başvurur fakat sebepleri ilâhlaştırmaz.

İnsanlara saygı gösterir fakat hiçbir insanı Allah’ın yerine koymaz.


8. Haksız Yere Can Alma

İslâm insan hayatını dokunulmaz kabul eder.

Kur’ân şöyle buyurur:

وَلَا تَقْتُلُوا النَّفْسَ الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّ

“Allah’ın haram kıldığı cana, haklı bir sebep olmadıkça kıymayın.”
(İsrâ, 17/33)

Haksız yere öldürmek büyük günahlardandır.

Kur’ân, bir insanın hayatını kurtarmayı ise bütün insanlığı kurtarmaya benzetir:

“Kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur.”
(Mâide, 5/32)

İnsanın canı Allah’ın emanetidir.

Bu sebeple yalnız başkasının hayatına kastetmek değil, intihar etmek de haramdır.


9. Zina ve İffetin Korunması

Kur’ân yalnız zinayı değil, ona götüren yolları da yasaklar:

وَلَا تَقْرَبُوا الزِّنٰٓى اِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةًۜ وَسَٓاءَ سَب۪يلًا

“Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o büyük bir hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur.”
(İsrâ, 17/32)

Dikkat edilirse âyette:

“Zina etmeyin.”

yerine:

“Zinaya yaklaşmayın.”

buyurulmaktadır.

Bu ifade insanı zinaya götüren yolların da kapatılması gerektiğini gösterir.

Bunun içine:

harama bakış,

mahremiyet sınırlarını ihlal,

uygunsuz mesajlaşmalar,

iffeti zedeleyen görüntüler,

kişiyi zinaya yaklaştıran ilişkiler

gibi hususlar girebilir.


10. Gözü Haramdan Korumak

Kur’ân mümin erkeklere şöyle buyurur:

قُلْ لِلْمُؤْمِن۪ينَ يَغُضُّوا مِنْ اَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ

“Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar.”
(Nûr, 24/30)

Ardından mümin kadınlara da benzer emir verilir.

Göz kalbin kapılarından biridir.

İnsan neye sürekli bakarsa zihni ve kalbi zamanla ondan etkilenir.

Bu yüzden takva yalnız davranışları değil, gözü, kulağı, hayali ve düşünce dünyasını da korumaktır.


11. Faiz

Faiz Kur’ân’da açık şekilde yasaklanmıştır.

وَاَحَلَّ اللّٰهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبٰوا

“Allah alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır.”
(Bakara, 2/275)

Faizin büyük günahlar arasında sayılmasının önemli sebeplerinden biri ekonomik hayatta zulüm ve sömürüyü doğurabilmesidir.

İslâm kazancı yasaklamaz.

Ticareti yasaklamaz.

Zenginliği yasaklamaz.

Fakat kazancın helâl, adaletli ve kul hakkından uzak olmasını ister.


12. Yetim Malı Yemek

Kur’ân yetim malına karşı çok ağır bir uyarıda bulunur:

اِنَّ الَّذ۪ينَ يَأْكُلُونَ اَمْوَالَ الْيَتَامٰى ظُلْمًا اِنَّمَا يَأْكُلُونَ ف۪ي بُطُونِهِمْ نَارًا

“Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, karınlarına ancak ateş doldurmuş olurlar.”
(Nisâ, 4/10)

Yetim savunmasızdır.

Bu yüzden onun malına el uzatmak sıradan bir haksızlık değil, ağır bir kul hakkıdır.


13. Anne ve Babaya İsyan

Anne-babaya kötü davranmak da büyük günahlar arasında değerlendirilmiştir.

Kur’ân şöyle buyurur:

فَلَا تَقُلْ لَهُمَٓا اُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا

“Onlara ‘öf’ bile deme; onları azarlama.”
(İsrâ, 17/23)

Bu âyet son derece dikkat çekicidir.

Anne ve babaya vurmak veya hakaret etmek şöyle dursun, “öf” demek bile yasaklanmıştır.

Ancak anne-babaya itaat de Allah’a isyan anlamına gelecek konularda olmaz. İslâm saygıyı emreder fakat günaha itaati emretmez.


14. İçki ve Kumar

Kur’ân şöyle buyurur:

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ... رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ

“Ey iman edenler! İçki, kumar... şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan uzak durun.”
(Mâide, 5/90)

İçki insanın aklını,

kumar ise malını, ailesini ve psikolojik dengesini tahrip edebilir.

Kur’ân bir sonraki âyette bunların insanlar arasında düşmanlık doğurabileceğine de dikkat çeker.


15. Yalan, İftira ve Gıybet

Dil, insanın hem büyük sevaplar hem de büyük günahlar kazanabileceği bir organdır.

Yalan

Peygamber Efendimiz ﷺ doğruluğun insanı iyiliğe, iyiliğin de cennete götürdüğünü; yalanın ise kötülüğe ve günaha götürdüğünü bildirmiştir.

İftira

Bir insana işlemediği bir suçu isnat etmek ağır bir kul hakkıdır.

Özellikle namus konusunda iftira, hadislerde büyük günahlar arasında sayılmıştır.

Gıybet

Kur’ân gıybeti son derece çarpıcı bir benzetmeyle anlatır:

اَيُحِبُّ اَحَدُكُمْ اَنْ يَأْكُلَ لَحْمَ اَخ۪يهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُ

“Sizden biri ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Bundan tiksindiniz.”
(Hucurât, 49/12)

Gıybet; bir insanın arkasından, onda gerçekten bulunan fakat duyduğunda hoşlanmayacağı bir şeyi söylemektir.

Söylenen şey doğru değilse bu defa iftira olur.


16. Kul Hakkı Neden Çok Tehlikelidir?

Allah’a karşı işlenen bir günah samimi tövbeyle bağışlanabilir.

Fakat kul hakkı varsa yalnız:

“Allah’ım beni affet.”

demek çoğu zaman yeterli değildir.

Hak sahibinin hakkını iade etmek veya helallik istemek gerekir.

Peygamber Efendimiz ﷺ kıyamet gününde başkalarının hakkını yiyen kimsenin sevaplarının hak sahiplerine verileceğini haber vermiştir.

Bu yüzden kul hakkı çok ciddi bir meseledir.

Çalışanın ücretini vermemek,

borcu ödememek,

ticarette aldatmak,

mal çalmak,

iftira etmek,

insanın itibarını zedelemek,

emanete hıyanet etmek

kul hakkının farklı çeşitleridir.


17. Günah Kalbe Ne Yapar?

Risale-i Nur’da günahın yalnız amel defterinde yazılmış bir hata olmadığı, insanın kalbi ve manevi hayatı üzerinde de etkiler bıraktığı anlatılır.

Günah tekrarlandıkça kalpte duyarsızlık meydana gelebilir.

Önce insan günah işler ve üzülür.

Sonra alışır.

Daha sonra günahı normal görmeye başlayabilir.

En tehlikeli merhale ise insanın yaptığı yanlışı artık yanlış saymamasıdır.

Bu sebeple günahın hemen ardından tövbe etmek çok önemlidir.


18. Günahın Küçüğünü Küçük Görmemek

Âlimler şu önemli ölçüyü hatırlatmışlardır:

Günahın küçüklüğüne değil, kime karşı işlendiğine bak.

Küçük bir kıvılcım bazen büyük bir ormanı yakabilir.

Aynı şekilde sürekli tekrarlanan küçük günahlar kalbi ağırlaştırabilir.

Bu nedenle:

“Herkes yapıyor.”

“Bir kereden bir şey olmaz.”

“Bunda ne var?”

gibi ifadeler manevi açıdan tehlikeli olabilir.

Mümin günahı küçümsemez fakat Allah’ın rahmetinden de ümidini kesmez.


19. Günahta Israr Neden Tehlikelidir?

İnsan hata yapabilir.

İslâm insandan melek olmasını istemez.

Fakat hata işledikten sonra:

“Ben zaten böyleyim.”

deyip günaha devam etmek tehlikelidir.

Günahın ardından pişmanlık duymak kalbin hâlâ canlı olduğuna işarettir.

Tövbenin kapısı açıktır.

Ancak tövbeyi sürekli ertelemek:

“Yaşlanınca bırakırım.”

“Sonra namaza başlarım.”

“Daha sonra tövbe ederim.”

demek insanın ömrünün garanti olduğunu düşünmesi anlamına gelir.

Hâlbuki ölümün vakti bilinmemektedir.


20. Allah’ın Rahmetinden Ümit Kesmek de Yanlıştır

Günah konusunda iki uçtan sakınmak gerekir.

Birincisi:

“Nasıl olsa Allah affeder.”

diyerek günaha devam etmektir.

İkincisi:

“Benim günahım çok büyük, Allah beni affetmez.”

demektir.

İkisi de yanlış bir anlayıştır.

Kur’ân şöyle buyurur:

قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَم۪يعًا

“De ki: Ey kendilerine karşı haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar.”
(Zümer, 39/53)

Bu âyet günahkâr insan için muazzam bir ümit kapısıdır.


21. Gerçek Tövbe Nasıl Olur?

Samimi tövbenin temel şartları şunlardır:

1. Günahı terk etmek.

2. İşlediğine pişman olmak.

3. Bir daha işlememeye ciddi şekilde karar vermek.

4. Kul hakkı varsa hakkı sahibine iade etmek veya helallik almak.

Tövbe yalnız dil ile:

“Estağfirullah.”

demek değildir.

İstiğfar dilin duası,

pişmanlık kalbin duası,

günahı terk etmek ise davranışın duasıdır.


22. Peygamberimizin Sürekli İstiğfarı

Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:

“Ey insanlar! Allah’a tövbe edin. Çünkü ben günde yüz defa Allah’a tövbe ederim.”
(Müslim, Zikir)

Hz. Peygamber ﷺ günahlardan korunmuş olduğu hâlde çokça istiğfar ediyorsa, bizim istiğfara ne kadar muhtaç olduğumuz açıktır.

İstiğfar yalnız geçmiş günahların affını istemek değildir.

Aynı zamanda insanın:

“Rabbim, ben âcizim. Beni nefsimin kötülüğünden koru.”

demesidir.


23. Nefis ve Şeytanın Hücumlarına Karşı Manevî Silahlar

İnsanın en önemli mücadelelerinden biri kendi nefsiyle olan mücadelesidir.

Kur’ân şöyle buyurur:

اِنَّ النَّفْسَ لَاَمَّارَةٌ بِالسُّٓوءِ اِلَّا مَا رَحِمَ رَبّ۪ي

“Şüphesiz nefis, Rabbimin merhamet ettikleri hariç, kötülüğü çokça emreder.”
(Yûsuf, 12/53)

Şeytanın vesveselerine karşı ise Kur’ân:

فَاِذَا قَرَأْتَ الْقُرْاٰنَ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ

“Kur’ân okuyacağın zaman kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.”
(Nahl, 16/98)

buyurur.

Bu nedenle mümin sık sık:

Eûzü billâhi mine’ş-şeytânirracîm

der.


24. Günahlardan Korunmanın En Etkili Yolları

Günah yalnız irade gücüyle yenilmeye çalışılırsa insan bazen zorlanabilir. Bu nedenle günaha götüren ortamların da değiştirilmesi gerekir.

Namazı korumak

Kur’ân şöyle buyurur:

اِنَّ الصَّلٰوةَ تَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِ

“Şüphesiz namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar.”
(Ankebût, 29/45)

Salih arkadaş edinmek

İnsan beraber bulunduğu kişilerin ahlâkından etkilenir.

Haram ortamdan uzaklaşmak

İrade zayıfsa yalnız:

“Kendimi tutarım.”

demek yerine günaha götüren yolu kapatmak daha hikmetlidir.

Kur’ân okumak

Kur’ân kalbi diri tutar.

Dua ve istiğfar etmek

İnsan yalnız kendi gücüne güvenmez, Allah’tan yardım ister.

Helâl alternatifler oluşturmak

İslâm yalnız:

“Yapma.”

demez.

Helâl yolları da gösterir.


25. Dijital Dünyada Takva

Bugün büyük günahlardan korunma meselesinin önemli bir boyutu dijital hayattır.

Eskiden insan harama ulaşmak için belirli bir yere gitmek zorunda kalırken bugün bazı haramlar birkaç saniye içinde telefona gelebilmektedir.

Bu sebeple modern zamanda takva aynı zamanda:

gözünü ekran karşısında korumak,

mahrem içeriklerden uzak durmak,

başkasının özel görüntülerini paylaşmamak,

sanal ortamda gıybet ve hakaretten kaçınmak,

yalan haber yaymamak,

başkalarının şeref ve haysiyetini çiğnememek,

haram ilişkilere kapı açacak yazışmalardan sakınmak

demektir.

Telefon küçük olabilir fakat insanın önüne açtığı dünya çok büyüktür.

Bu nedenle dijital takva, çağımızın önemli manevi sorumluluklarından biridir.


26. Günah Toplumu Nasıl Etkiler?

Bazı günahların zararı yalnız kişiye dönmez.

Faiz ekonomik adaleti bozabilir.

Kumar aileleri dağıtabilir.

İçki kazalara ve şiddete sebep olabilir.

Zina aile yapısını zedeleyebilir.

Yalan güveni yok eder.

İftira insanların itibarını yıkar.

Rüşvet adaleti bozar.

Hırsızlık emniyet duygusunu ortadan kaldırır.

Gıybet kardeşliği parçalar.

Bu nedenle günah meselesi yalnız:

“Benim şahsî hayatım.”

diye değerlendirilemez.

İnsan sosyal bir varlıktır. Kötülüğün de iyiliğin de toplumsal sonuçları vardır.


27. Günahkârı Değil Günahı Düşman Bilmek

Burada önemli bir ahlâk ölçüsü vardır:

İslâm günahı yasaklar fakat günah işleyen insana tövbe kapısını kapatmaz.

Bu nedenle mümin:

Günahı kötü görür, günahkârı bütünüyle değersiz saymaz.

Çünkü bugün günah işleyen biri yarın samimi bir tövbeyle Allah’a yönelebilir.

Belki onu küçümseyen kişi ise başka bir imtihanda düşebilir.

Bu yüzden insanın vazifesi kendisini üstün görmek değil, kardeşine dua etmek ve mümkünse hikmetle yardımcı olmaktır.


28. Takva ile Yaşamak Özgürlüğü Kaybetmek Değildir

Bazen dinin haram sınırları yanlış şekilde:

“İnsanın özgürlüğünü kısıtlıyor.”

diye yorumlanabilir.

Oysa her yasağın arkasında insanı koruyan bir hikmet vardır.

Trafikte kırmızı ışık:

“Özgürlüğünü kısıtlamak”

için değil, hayatını korumak için vardır.

Aynı şekilde Allah’ın haramları insanın:

aklını,

canını,

malını,

neslini,

iffetini,

imanını

korumaya yöneliktir.

Haramlardan sakınmak insanı küçültmez; nefsin esaretinden kurtarır.


29. Kur’ân ve Sünnet Manevî Kalemizdir

Günahların hücum ettiği bir zamanda insanın sağlam ölçülere ihtiyacı vardır.

Risale-i Nur perspektifinden bu ölçünün esası:

Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’dir.

İnsan her değişen modaya göre değil, vahyin ölçüsüne göre hayatını tanzim etmelidir.

Çünkü insanın nefsi:

“Bunda bir şey yok.”

diyebilir.

Çevre:

“Herkes yapıyor.”

diyebilir.

Zamanın modası:

“Bu artık normal.”

diyebilir.

Fakat mümin şu soruyu sorar:

“Allah bu konuda ne emrediyor?”

İşte takvanın özü budur.


30. Âhiret Yolcusunun Trafik İşaretleri

Dünya hayatını uzun bir yolculuğa benzetebiliriz.

Yolda trafik işaretleri vardır.

Bazıları:

“Dur.”

der.

Bazıları:

“Bu yola girme.”

der.

Bazıları:

“Buradan devam et.”

der.

Sürücü:

“Ben özgürüm, hiçbir işarete uymam.”

derse sonunda kendisini ve başkalarını tehlikeye atabilir.

Allah’ın emir ve yasakları da âhiret yolculuğunun ilâhî işaretleri gibidir.

Farzlar:

“Bu yoldan devam et.”

Haramlar:

“Burada dur.”

der.

Bu işaretlere uymak kulluk ve hikmettir.


31. Günahlardan Sonra Ne Yapmalıyız?

İnsan geçmişine baktığında çok hata görebilir.

Fakat şeytanın iki tuzağı vardır.

Önce:

“Günah işle, bir şey olmaz.”

der.

Günah işlendikten sonra ise:

“Artık sen bittin, Allah seni affetmez.”

der.

Mümin ikisine de kanmaz.

Günah öncesinde Allah’tan korkar.

Günah sonrasında Allah’ın rahmetine sığınır.

Düşerse kalkar.

Yine düşerse yine kalkar.

Tövbe kapısından ayrılmaz.

Çünkü kulluk hatasız olmak değil; hata ettiğinde Rabbine dönmeyi bilmektir.


Sonuç: En Büyük Koruyucu Takvadır

Bu zamanda insanın imanını muhafaza etmesi için yalnız çok şey bilmesi yetmez.

Bildikleriyle yaşaması gerekir.

Farzlara sarılması,

büyük günahlardan kaçınması,

gözünü koruması,

dilini koruması,

kazancını koruması,

iffetini koruması,

kalbini koruması gerekir.

Risale-i Nur’un dikkat çektiği önemli ölçüyle:

Takva, günahlardan sakınmaktır.

Bazen bir haramı terk etmek, görünüşte küçük fakat Allah katında büyük bir ibadet olabilir.

İnsan önüne gelen günaha:

“Rabbim bunu yasakladı.”

diyerek sırtını döndüğü anda, o terk kulluğa dönüşür.

Bu sebeple hedefimiz yalnız:

“Çok ibadet etmek”

değil;

“Allah’ın razı olduğu şekilde yaşamak”

olmalıdır.

Günah işlendiğinde ümitsizlik değil tövbe,

vesvese geldiğinde istiğfar,

şeytan hücum ettiğinde Allah’a sığınma,

haram karşısında takva,

helâl karşısında şükür,

farz karşısında itaat

bizim yolumuz olmalıdır.

Ve hiçbir zaman şu müjde unutulmamalıdır:

“Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin.”
(Zümer, 39/53)

Günah ateştir; takva siperdir.

İstiğfar yaraya merhemdir.

Tövbe dönüş kapısıdır.

Kur’ân rehberdir.

Sünnet güvenli yoldur.

Allah’ın rahmeti ise bütün ümitlerin üzerindedir.

Ne mutlu günahı küçümsemeyene, fakat Allah’ın rahmetinden de ümidini kesmeyene.

Ne mutlu farzlara sarılıp büyük günahlardan sakınana.

Ve ne mutlu hayatını takva ile geçirip Rabbine temiz bir kalple kavuşmaya çalışanlara.

Yorumlar:

Yorum Yazabilirsiniz.

Mail adresiniz gizli kalacaktır. Lütfen bütün alanları doldurun. *


Benzer Bloglar

ALLAH’A İMAN
  • Salih Avcı
  • 20.02.2023
ALLAH’A İMAN
24 Altın
  • Salih Avcı
  • 21.02.2023
24 Altın
Allah Marifeti
  • Salih Avcı
  • 21.02.2023
Allah Marifeti
Deprem hutbesi
  • Salih Avcı
  • 22.02.2023
Deprem hutbesi
Büyük Günahlardan Kaçınma
  • Salih Avcı
  • 22.02.2023
Büyük Günahlardan Kaçınma
Küll Cüz Kavramları
  • Salih Avcı
  • 15.12.2024
Küll Cüz Kavramları
ENE ÜZERİNE
  • Salih Avcı
  • 15.12.2024
ENE ÜZERİNE
Meleklere İman
  • Salih Avcı
  • 16.12.2024
Meleklere İman
Hakikatli Bir Hatıra
  • Salih Avcı
  • 22.02.2025
Hakikatli Bir Hatıra
KADERE BİR DE BÖYLE BAK
  • Salih Avcı
  • 16.05.2025
KADERE BİR DE BÖYLE BAK
KADERE İMAN İZAHI
  • Salih Avcı
  • 09.08.2025
KADERE İMAN İZAHI
TEVEKKÜL
  • Salih Avcı
  • 10.08.2025
TEVEKKÜL
Hırs ve Azim
  • Salih Avcı
  • 10.08.2025
Hırs ve Azim
Hastalar için Manevi Reçete
  • Salih Avcı
  • 30.11.2025
Hastalar için Manevi Reçete
Kamil Mürşid
  • Salih Avcı
  • 20.01.2026
Kamil Mürşid
Çocuğu Vefat Edenen Teselli
  • Salih Avcı
  • 22.05.2026
Çocuğu Vefat Edenen Teselli
Aklın Mertebeleri
  • Salih Avcı
  • 04.08.2026
Aklın Mertebeleri
Dinin Direği Namaz
  • Salih Avcı
  • 10.08.2026
Dinin Direği Namaz
Tevhid Ehadiyet Vahdaniyet
  • Salih Avcı
  • 11.08.2026
Tevhid Ehadiyet Vahdaniyet
İnsan Kimdir?
  • Salih Avcı
  • 11.08.2026
İnsan Kimdir?
Vesvese Takıntı
  • Salih Avcı
  • 12.08.2026
Vesvese Takıntı
Besmelenin Büyük Sırrı
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Besmelenin Büyük Sırrı
Gerçek Mutluluğun Sırrı
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Gerçek Mutluluğun Sırrı
Nefis Terbiyesi
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Nefis Terbiyesi
Gıybet
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Gıybet
Riba Nedir?
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Riba Nedir?
Zekat ve İnfak
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Zekat ve İnfak
İhlas
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
İhlas
Mehdiyet
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Mehdiyet
Kainat Ağacı ve İnsan
  • Salih Avcı
  • 16.08.2026
Kainat Ağacı ve İnsan
Anne Baba Hakkı
  • Salih Avcı
  • 17.08.2026
Anne Baba Hakkı
Gençlik Rehberi
  • Salih Avcı
  • 17.08.2026
Gençlik Rehberi