18px

NAMAZ VAKİTLERİNİN HİKMETİ


NAMAZ VAKİTLERİNİN HİKMETİ

DOKUZUNCU SÖZ IŞIĞINDA NAMAZ VAKİTLERİNİN HİKMETİ VE ZAMANIN MANEVÎ ANLAMI

Giriş: Neden Namaz Beş Ayrı Vakte Dağıtılmıştır?

Namaz, İslâm'ın en temel ibadetlerinden biridir. Kur'ân-ı Kerîm namazın belirli vakitlere bağlandığını açıkça bildirir:

اِنَّ الصَّلٰوةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ كِتَابًا مَوْقُوتًا

“Şüphesiz namaz, müminler üzerine vakitleri belirlenmiş bir farzdır.”

(Nisâ, 4/103)

Burada önemli bir soru ortaya çıkar:

Neden namaz günün herhangi bir saatinde değil de sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı olmak üzere beş ayrı vakitte kılınmaktadır?

Bediüzzaman Said Nursî, Dokuzuncu Söz'de bu soruya son derece derin bir cevap verir. Ona göre namaz vakitleri yalnızca saat üzerinde belirlenmiş zaman dilimleri değildir. Her namaz vakti;

  • kâinatta büyük bir değişimin,

  • insan hayatında önemli bir merhalenin,

  • dünya tarihindeki büyük bir devrin,

  • âhiret yolculuğundaki bir safhanın

sembolü ve hatırlatıcısıdır.

Bu sebeple namaz, sadece insanın gününü beş parçaya ayırmaz; bütün ömrünü ve hatta kâinatın zamanını ibadet şuuru içinde anlamlandırır.


1. RİSALE-İ NUR'DA ZAMAN: AKIP GİDEN BİR NEHİR

İnsan çoğu zaman zamanı yalnızca saat, gün, ay ve yıl olarak düşünür.

Fakat Risale-i Nur perspektifinde zaman bundan çok daha derin bir hakikattir.

Zaman adeta akan büyük bir nehirdir.

Bu nehrin içinde:

  • insanlar gelir ve gider,

  • çocuklar büyür,

  • gençler yaşlanır,

  • baharlar gelir,

  • çiçekler açar,

  • sonbaharda yapraklar dökülür,

  • nesiller değişir,

  • medeniyetler kurulur ve yıkılır,

  • dünya da kendi sonuna doğru ilerler.

İnsan bu akışın dışında değildir.

Her geçen dakika ömür sermayesinden eksilmektedir.

Kur'ân'ın:

وَالْعَصْرِۙ ۝ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَف۪ي خُسْرٍۙ

“Asra yemin olsun ki insan gerçekten ziyandadır.”

(Asr, 103/1-2)

ikazı bu bakımdan son derece düşündürücüdür.

Zaman sürekli geçmektedir.

Fakat namaz, geçen zamanı kayıp olmaktan çıkarıp âhiret hesabına kazanca dönüştürür.


2. NAMAZ ZAMANI EBEDİYETE ÇEVİRİR

İnsanın en büyük sermayelerinden biri ömrüdür.

Fakat bu sermayenin çok önemli bir özelliği vardır:

Sürekli tükenmektedir.

Bir insan parasını kaybederse yeniden kazanabilir. Malını kaybederse tekrar elde edebilir. Fakat dün geçen bir saatini dünyadaki hiçbir servetle geri getiremez.

Namaz burada çok büyük bir anlam kazanır.

Namaz için ayrılan birkaç dakika görünüşte dünyadan eksilmiş gibi görünür. Hakikatte ise o zaman dilimi ibadet vasıtasıyla ebedî hayata mal edilir.

Bu bakımdan namaz:

Fânî dakikaları bâki meyveler veren manevî tohumlara dönüştürür.

İnsan namaz kıldığında zamanın akışını durduramaz; fakat zamanın kendisini âhiret hesabına değerlendirebilir.


3. BEŞ NAMAZ VAKTİ NEDEN ÖZELDİR?

Bediüzzaman Dokuzuncu Söz'de beş namaz vaktini kâinattaki büyük değişimlerle ilişkilendirir.

Şöyle der:

“Her bir namazın vakti, mühim bir inkılâb başı olduğu gibi, azîm bir tasarruf-u İlâhînin âyinesi ve o tasarruf içinde ihsanat-ı külliye-i İlâhiyenin birer mâkesi olduğundan...”

Yani namaz vakitleri sıradan saatler değildir.

Her biri Allah'ın kâinattaki büyük tasarruflarını gösteren birer işarettir.

Bu beş vakit aynı zamanda insan ömrünün beş büyük safhasını düşündürür.

Namaz vakti Günlük olay İnsan hayatındaki karşılığı Büyük zaman içindeki işareti
Sabah Geceden gündüze geçiş Doğum ve çocukluk İlk yaratılış
Öğle Güneşin zirvesi Gençlik ve olgunluk Dünyanın kemal devri
İkindi Güneşin inişi İhtiyarlık Dünyanın yaşlanması
Akşam Güneşin batışı Ölüm Kıyametin yaklaşması
Yatsı Karanlığın hâkimiyeti Kabir hayatı Dünyanın kapanışı

Böylece bir insan her gün kendi hayatının küçük bir temsilini yaşar.

Sabah doğar.

Öğleyin güçlenir.

İkindide yaşlanır.

Akşam ölür.

Yatsıda kabre girer gibi karanlıkla karşılaşır.

Sonra yeniden sabah olur.

Bu da insana dirilişi hatırlatır.


4. SABAH NAMAZI: YENİDEN YARATILIŞIN VAKTİ

Gecenin içinden doğan yeni hayat

Sabah vakti karanlığın yavaş yavaş çekildiği ve ışığın yeniden dünyaya yayıldığı zamandır.

Gece boyunca adeta sessizliğe bürünen dünya yeniden canlanmaya başlar.

Kuşlar öter.

İnsanlar uyanır.

Bitkiler güneşe yönelir.

Yeni bir gün başlar.

Bediüzzaman'a göre sabah vakti insana başka başlangıçları da hatırlatır.

Sabah;

  • insanın anne rahminden dünyaya gelişini,

  • baharın başlangıcını,

  • yeryüzünün yeniden dirilmesini,

  • yaratılışın başlangıcını

hatırlatan bir vakittir.

Bu sebeple sabah namazı adeta insanın:

“Rabbim! Beni bugün yeniden hayata çıkaran Sensin.”

demesidir.

Kur'ân şöyle buyurur:

قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ

“De ki: Sabahın Rabbine sığınırım.”

(Felak, 113/1)

Sabahın karanlıktan çıkarılması bile başlı başına büyük bir kudret tecellisidir.


5. SABAH NAMAZI VE DOĞUM ARASINDAKİ BAĞ

İnsan doğmadan önce anne rahminin karanlığındadır.

Sonra Allah'ın kudretiyle dünyaya çıkarılır.

Gece ile sabah arasındaki ilişki buna benzer.

Gece:

rahim gibi karanlıktır.

Sabah:

doğum gibi aydınlıktır.

Bu sebeple her sabah insana yaratılışını hatırlatır.

İnsan kendi kendine dünyaya gelmediği gibi sabahı da kendi kudretiyle getiremez.

Sabah namazı bu hakikatin kulluk diliyle ilanıdır.


6. ÖĞLE NAMAZI: NİMETLERİN ZİRVESİNDE ŞÜKÜR

Öğle vakti güneşin yükseldiği, gündüzün olgunluğa ulaştığı zamandır.

Sabah başlayan hareket artık kemale yaklaşmıştır.

İnsanlar işlerinin içindedir.

Dünya faaliyetle doludur.

Bediüzzaman öğle vaktini;

  • yaz mevsiminin ortasına,

  • gençliğin kemaline,

  • dünyanın yaratılışındaki olgunluk devrine

benzetir.

Öğle namazının önemli bir mesajı vardır:

Nimetlerin içindeyken nimet vereni unutma.

İnsan çoğu zaman sıkıntıdayken Allah'ı hatırlar; fakat işleri yolundayken gaflete düşebilir.

Öğle namazı tam da dünya meşguliyetinin ortasında gelir.

Adeta şöyle der:

İşini bir süre bırak.
Kazancını bırak.
Hesaplarını bırak.
Dünyanın gürültüsünden çık.
Sana bütün bunları veren Rabbine yönel.


7. ÖĞLE NAMAZI VE GENÇLİK

Öğle vakti insan hayatında gençliğe benzer.

Genç insan;

  • güçlüdür,

  • sağlıklıdır,

  • hareketlidir,

  • geleceğe dair ümitlerle doludur.

Fakat gençliğin en büyük tehlikelerinden biri onun sürekli kalacağını zannetmektir.

Hâlbuki öğle güneşi nasıl yavaş yavaş batıya yöneliyorsa gençlik de fark edilmeden ihtiyarlığa doğru gider.

Öğle namazı insana:

“Kuvvet senin değildir. Gençlik senin değildir. Sağlık senin değildir. Bunların hepsi Allah'ın emanetidir.”

dersini verir.


8. İKİNDİ NAMAZI: FANİLİĞİN HİSSEDİLDİĞİ VAKİT

İkindi vakti geldiğinde güneş artık inişe geçmiştir.

Gündüz devam etmektedir fakat sona doğru ilerlemektedir.

Bediüzzaman bu vakti;

  • sonbahara,

  • ihtiyarlığa,

  • Peygamber Efendimizin saadet asrının sonlarına

benzeten hatırlatmalarla ele alır.

İkindi insana çok güçlü bir mesaj verir:

“Dünyada hiçbir şey sürekli yükselmez.”

Sabah doğan güneş yükselmiştir.

Öğleyin zirveye ulaşmıştır.

Şimdi ise inmektedir.

İnsan hayatı da böyledir.

Çocukluk geçer.

Gençlik gelir.

Kuvvet artar.

Sonra beden yavaş yavaş eski gücünü kaybetmeye başlar.


9. İKİNDİ NAMAZI VE İHTİYARLIK

İhtiyarlık aslında hayatın ikindisidir.

İnsan geriye baktığında;

  • çocukluğunun geçtiğini,

  • gençliğinin uzaklaştığını,

  • dostlarının bir kısmının dünyadan ayrıldığını,

  • hayat sermayesinin azaldığını

görür.

Bu manzara yalnızca hüzün vermemelidir.

İman insana başka bir pencere açar:

Batan güneş yok olmuyor; bizim görüş alanımızdan çıkıyor.

Aynı şekilde mümin için ölüm de mutlak yokluk değildir.

Bu sebeple ikindi namazı insana faniliği hatırlatırken aynı zamanda ebediyete hazırlanmayı öğretir.


10. AKŞAM NAMAZI: GÜNEŞ BATARKEN ÖLÜMÜ HATIRLAMAK

Akşam vakti çok güçlü bir değişim anıdır.

Güneş batar.

Gündüz sona erer.

Gölgeler büyür.

Dünya karanlığa doğru gider.

Bediüzzaman akşam vaktinin;

  • sonbaharın sonlarını,

  • insanın vefatını,

  • dünyanın kıyamete yaklaşmasını

hatırlattığını ifade eder.

Akşam bu bakımdan ölümün günlük temsilidir.


11. HER GÜN BİR KÜÇÜK ÖMÜR

Bir günlük zaman insan ömrünün küçük bir modeli gibi düşünülebilir:

Sabah → Doğum

Öğle → Gençlik

İkindi → İhtiyarlık

Akşam → Ölüm

Yatsı → Kabir

Yeni sabah → Diriliş

Bu bakış açısı insana zamanı çok farklı gösterir.

Artık güneşin batışı yalnızca astronomik bir olay değildir.

İnsana:

“Senin hayat güneşin de bir gün batacaktır.”

mesajını verir.

Fakat ertesi sabah güneşin yeniden doğması da:

“Ölümden sonra diriliş vardır.”

hakikatini hatırlatan büyük bir temsil hâline gelir.


12. AKŞAM NAMAZINDAKİ DERİN ŞÜKÜR

Akşam vakti insan bir gün boyunca kendisine verilen nimetleri düşünmelidir.

Bugün;

  • nefes aldı,

  • su içti,

  • yemek yedi,

  • gördü,

  • işitti,

  • düşündü,

  • konuştu,

  • yürüdü.

Bunların hiçbirinin yarına kadar devam edeceğine dair insanın elinde bir garanti yoktur.

Akşam namazı bu sebeple günün sonunda yapılan büyük bir şükürdür:

“Allah'ım, bugün bana verdiğin hayat ve nimetler için Sana hamd ederim.”


13. YATSI NAMAZI: KARANLIK, KABİR VE TESLİMİYET

Yatsı vakti geldiğinde gündüz tamamen kapanmıştır.

Güneş görünmez.

Dünya karanlığa bürünür.

Bediüzzaman yatsı vaktini;

  • kış gecesine,

  • kabir karanlığına,

  • dünyanın kapanışına,

  • ölümden sonraki bekleyişe

bakan yönleriyle değerlendirir.

İnsan yatağına girdiğinde aslında küçük bir teslimiyet yaşamaktadır.

Gözlerini kapatır.

Şuurunu uykuya teslim eder.

Dış dünyayla bağlantısı büyük ölçüde kesilir.

Kur'ân bu ilişkiye şöyle dikkat çeker:

اَللّٰهُ يَتَوَفَّى الْاَنْفُسَ ح۪ينَ مَوْتِهَا وَالَّت۪ي لَمْ تَمُتْ ف۪ي مَنَامِهَا

“Allah, ölenlerin canlarını ölüm anında, ölmeyenlerinkini ise uykularında alır.”

(Zümer, 39/42)

Bu sebeple uyku, ölümün küçük kardeşi gibi insanı âcizliğine götüren büyük bir derstir.

Yatsı namazı insanın gecenin karanlığına girmeden önce Rabbine sığınmasıdır.


14. YATSI İLE SABAH ARASINDAKİ BÜYÜK DERS

Yatsıdan sonra dünya karanlığa gömülür.

Fakat karanlık sonsuza kadar sürmez.

Bir süre sonra yeniden:

sabah gelir.

İşte burada çok güçlü bir haşir dersi vardır.

İnsan ölür.

Kabre girer.

Dünya hayatı kapanır.

Fakat Allah'ın vaadiyle yeni bir hayat başlayacaktır.

Kur'ân şöyle buyurur:

ثُمَّ اِنَّكُمْ بَعْدَ ذٰلِكَ لَمَيِّتُونَۙ ۝ ثُمَّ اِنَّكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ تُبْعَثُونَ

“Sonra bunun ardından mutlaka öleceksiniz. Sonra kıyamet gününde mutlaka diriltileceksiniz.”

(Mü'minûn, 23/15-16)

Dolayısıyla her gece ölümün, her sabah ise dirilişin küçük bir temsilidir.


15. NAMAZ VAKİTLERİ MEVSİMLERİ DE HATIRLATIR

Dokuzuncu Söz'deki dikkat çekici noktalardan biri de günlük zamanla yıllık zaman arasındaki benzerliktir.

Sabah → İlkbahar

Toprak uyanır.

Bitkiler çıkar.

Hayat yeniden canlanır.

Öğle → Yaz

Hayat olgunlaşır.

Meyveler büyür.

Nimetler çoğalır.

İkindi → Sonbahar

Sararma başlar.

Yapraklar dökülür.

Fanilik görünür.

Akşam → Sonbaharın sonu

Tabiatın canlılığı büyük ölçüde çekilir.

Yatsı → Kış

Toprak sessizleşir.

Birçok canlı görünmez olur.

Yeniden sabah → Yeniden bahar

Ölmüş gibi görünen yeryüzü tekrar canlanır.

Kur'ân bunu âhiretteki dirilişe delil olarak gösterir:

فَانْظُرْ اِلٰٓى اٰثَارِ رَحْمَتِ اللّٰهِ كَيْفَ يُحْـيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا

“Allah'ın rahmetinin eserlerine bak! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor!”

(Rûm, 30/50)


16. BİR GÜN, BİR YIL VE BİR ÖMÜR AYNI HAKİKATİ SÖYLER

Risale-i Nur'un zaman anlayışındaki en dikkat çekici noktalardan biri budur.

Kâinatta farklı büyüklüklerde aynı kanun görülür.

Bir gün:

Sabah → Öğle → İkindi → Akşam → Gece

Bir yıl:

İlkbahar → Yaz → Sonbahar → Kış

İnsan ömrü:

Çocukluk → Gençlik → Olgunluk → İhtiyarlık → Ölüm

Hepsinin ortak mesajı şudur:

Başlayan dünyalık şeyler değişir ve sonunda sona erer.

Fakat ölüm yokluk değildir.

Çünkü Allah her geceyi sabaha, her kışı bahara çevirmektedir.


17. NAMAZ İNSANI ZAMANIN ESİRİ OLMAKTAN KURTARIR

Namazsız bir hayatın zaman düzeni çoğu zaman şöyledir:

Uyan → çalış → ye → eğlen → yorul → uyu → yeniden başla.

Bu döngü yıllarca devam edebilir.

Fakat namaz bu döngüyü parçalar.

Sabah:

“Nereden geldin?”

Öğle:

“Bu nimetleri sana kim verdi?”

İkindi:

“Nereye gidiyorsun?”

Akşam:

“Hayatın biteceğini hatırlıyor musun?”

Yatsı:

“Ölümden sonra seni bekleyen hayata hazır mısın?”

diye sorar.

Böylece insan yalnızca takvim içinde yaşayan bir canlı olmaktan çıkar; ebediyete hazırlanan şuurlu bir kul hâline gelir.


18. NAMAZ VAKİTLERİ İNSANI GAFLETTEN UYANDIRIR

İnsan dünyaya daldığında zamanın geçtiğini fark etmeyebilir.

Bir bakar çocukluk bitmiştir.

Bir bakar gençlik geçmiştir.

Bir bakar saçları ağarmıştır.

Bir bakar arkadaşları birer birer dünyadan ayrılmıştır.

Namaz vakitleri insanı günde beş defa durdurur.

Adeta şöyle der:

“Dur! Zaman geçiyor.”

Fakat bu ikaz ümitsizliğe çağırmaz.

Aksine:

“Geçen zamanı ebedî kazanca dönüştür.”

der.


19. NAMAZ İLE KÂİNAT ARASINDAKİ UYUM

Kur'ân'a göre yalnız insan değil, bütün kâinat Allah'ı tesbih etmektedir:

تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهِنَّ

“Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar O'nu tesbih eder.”

(İsrâ, 17/44)

Namaz kılan insan da bu büyük tesbih halkasına şuurlu biçimde katılır.

Güneş doğarken,

güneş yükselirken,

güneş batıya yönelirken,

güneş batarken,

gece çökerken...

insan Rabbine yönelir.

Bu bakımdan namaz, insanın kendi ibadetini kâinatın büyük ibadetiyle birleştirmesidir.


20. NAMAZIN HAREKETLERİNDE DE BİR ZAMAN DERSİ VARDIR

Namazın şekli de insanın kulluğunu anlatır.

Kıyam

İnsan Rabbinin huzurunda durur.

Rükû

Büyüklük iddiasını bırakıp eğilir.

Secde

Kulluğun ve tevazuun en yüksek noktasına ulaşır.

İnsan alnını toprağa koyar.

Bir bakıma geldiği yeri hatırlar:

مِنْهَا خَلَقْنَاكُمْ وَف۪يهَا نُع۪يدُكُمْ وَمِنْهَا نُخْرِجُكُمْ تَارَةً اُخْرٰى

“Sizi topraktan yarattık; yine ona döndüreceğiz ve bir kere daha sizi oradan çıkaracağız.”

(Tâhâ, 20/55)

Böylece secde insana yaratılışını, ölümünü ve yeniden dirilişini hatırlatır.


21. “ALLAHU EKBER” VE ZAMAN

Namazın tekrar tekrar:

“Allahu Ekber”

sözüyle ilerlemesi de son derece anlamlıdır.

İnsan dünyada birçok şeyi büyük görür:

  • parasını,

  • makamını,

  • problemlerini,

  • korkularını,

  • geleceğini,

  • insanların düşüncelerini.

Namaz ise her vakitte ona tekrar tekrar:

“Allah bütün bunlardan daha büyüktür.”

dersini verir.

Sabah Allahu Ekber.

Öğle Allahu Ekber.

İkindi Allahu Ekber.

Akşam Allahu Ekber.

Yatsı Allahu Ekber.

Yani hayatın her devrinde:

Allah en büyüktür.

Gençken de...

Yaşlanırken de...

Nimet içindeyken de...

Musibetteyken de...

Ölüm yaklaşırken de...


22. BEŞ VAKİT NAMAZ BİR MANEVÎ HAYAT HARİTASIDIR

Dokuzuncu Söz'ün bakış açısıyla namaz vakitlerini şöyle okuyabiliriz:

Sabah namazı

“Hayatı sana Allah verdi.”

Öğle namazı

“Nimetleri sana Allah verdi.”

İkindi namazı

“Dünya elinden çıkıyor; bâki olana yönel.”

Akşam namazı

“Her fâninin bir sonu vardır.”

Yatsı namazı

“Karanlığın arkasında yeni bir sabah vardır.”

Böyle bakıldığında beş vakit namaz yalnızca beş ibadet zamanı değildir.

İnsanın bütün varoluş hikâyesinin günlük olarak tekrar edilmesidir.


23. ZAMANIN EN BÜYÜK HAKİKATİ: HER ŞEY GEÇİYOR

Çocukluk geçiyor.

Gençlik geçiyor.

Güzellik geçiyor.

Sağlık geçiyor.

Servet geçiyor.

İnsanlar geçiyor.

Nesiller geçiyor.

Dünya geçiyor.

Kur'ân bu büyük hakikati şöyle ifade eder:

كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍۚ ۝ وَيَبْقٰى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِۚ

“Yeryüzünde bulunan her canlı yok olacaktır. Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacaktır.”

(Rahmân, 55/26-27)

İşte namazın en büyük derslerinden biri budur:

Fâniden bâkiye yönelmek.

Geçici şeylerin içinde kaybolmamak.

Geçici hayatı ebedî hayatın sermayesi hâline getirmek.


24. NAMAZ VAKİTLERİNE BU GÖZLE BAKARSAK

Artık sabah ezanı yalnızca:

“Sabah namazının vakti geldi.”

demek değildir.

Aynı zamanda:

“Yeni bir hayat verildi; Rabbine şükret.”

demektir.

Öğle ezanı:

“Dünyaya fazla dalma; nimetlerin sahibini unutma.”

İkindi ezanı:

“Güneş batıya gidiyor; senin ömrün de geçiyor.”

Akşam ezanı:

“Bir gün daha öldü; sen de ebedî dünyalı değilsin.”

Yatsı ezanı:

“Her şeyi Allah'a teslim et; geceye ve geleceğe O'nun adıyla gir.”

mesajını taşır.


25. DOKUZUNCU SÖZ'ÜN BİZE VERDİĞİ BÜYÜK DERS

Bediüzzaman'ın namaz vakitlerini anlatmasındaki temel maksat yalnızca astronomik veya sembolik benzerlikler kurmak değildir.

Asıl hedef insanı gafletten uyandırmaktır.

İnsan bilmelidir ki:

Ömür geçiyor.

Fakat geçen ömür mutlaka kaybolmak zorunda değildir.

Namazla,

imanla,

şükürle,

zikirle,

salih amelle

ebedî hayata gönderilebilir.

Bu bakımdan namaz zamanı durdurmaz; fakat zamanın neticesini değiştirir.


SONUÇ: NAMAZ, FANİ ZAMANI EBEDİYETE BAĞLAYAN İBADETTİR

Dokuzuncu Söz'ün penceresinden baktığımızda beş vakit namazın insan hayatını kuşatan muhteşem bir zaman eğitimi olduğu görülür.

Sabah namazı:
Yaratılışı ve yeniden dirilişi hatırlatır.

Öğle namazı:
Nimetlerin zirvesinde şükrü öğretir.

İkindi namazı:
Gençliğin ve dünyanın geçiciliğini gösterir.

Akşam namazı:
Ölümü ve dünyanın kapanışını hatırlatır.

Yatsı namazı:
Kabri, teslimiyeti ve karanlığın ardından gelecek ebedî sabahı düşündürür.

Böylece mümin her gün küçük bir ömür yaşar.

Sabah doğar.

Öğleyin olgunlaşır.

İkindide yaşlanır.

Akşam ölümü hatırlar.

Yatsıda dünyayı arkasında bırakır.

Sonra yeni sabahın ışıkları belirir.

Ve âdeta insana şöyle denilir:

“Seni uykudan uyandıran kudret, seni ölümden sonra da diriltmeye kadirdir.”

Bu yüzden namaz yalnızca belirli vakitlerde yerine getirilen bir vazife değildir.

Namaz, zamanın dilini okumaktır.

Namaz, güneşin doğuşunda yaratılışı; batışında ölümü; yeniden doğuşunda haşri görmektir.

Namaz, dünyanın geçici olduğunu fark edip bâki olan Allah'a yönelmektir.

Namaz, tükenen ömür dakikalarını ebedî hayat hesabına çevirmektir.

Ve nihayet namaz:

Fânî insanın, fânî zamanın içinden Bâki olan Rabbine yönelmesidir.

 

Yorumlar:

Yorum Yazabilirsiniz.

Mail adresiniz gizli kalacaktır. Lütfen bütün alanları doldurun. *


Benzer Bloglar

ALLAH’A İMAN
  • Salih Avcı
  • 20.02.2023
ALLAH’A İMAN
24 Altın
  • Salih Avcı
  • 21.02.2023
24 Altın
Allah Marifeti
  • Salih Avcı
  • 21.02.2023
Allah Marifeti
Deprem hutbesi
  • Salih Avcı
  • 22.02.2023
Deprem hutbesi
Büyük Günahlardan Kaçınma
  • Salih Avcı
  • 22.02.2023
Büyük Günahlardan Kaçınma
Küll Cüz Kavramları
  • Salih Avcı
  • 15.12.2024
Küll Cüz Kavramları
ENE ÜZERİNE
  • Salih Avcı
  • 15.12.2024
ENE ÜZERİNE
Meleklere İman
  • Salih Avcı
  • 16.12.2024
Meleklere İman
Hakikatli Bir Hatıra
  • Salih Avcı
  • 22.02.2025
Hakikatli Bir Hatıra
KADERE BİR DE BÖYLE BAK
  • Salih Avcı
  • 16.05.2025
KADERE BİR DE BÖYLE BAK
KADERE İMAN İZAHI
  • Salih Avcı
  • 09.08.2025
KADERE İMAN İZAHI
TEVEKKÜL
  • Salih Avcı
  • 10.08.2025
TEVEKKÜL
Hırs ve Azim
  • Salih Avcı
  • 10.08.2025
Hırs ve Azim
Hastalar için Manevi Reçete
  • Salih Avcı
  • 30.11.2025
Hastalar için Manevi Reçete
Kamil Mürşid
  • Salih Avcı
  • 20.01.2026
Kamil Mürşid
Çocuğu Vefat Edenen Teselli
  • Salih Avcı
  • 22.05.2026
Çocuğu Vefat Edenen Teselli
Aklın Mertebeleri
  • Salih Avcı
  • 04.08.2026
Aklın Mertebeleri
Dinin Direği Namaz
  • Salih Avcı
  • 10.08.2026
Dinin Direği Namaz
Tevhid Ehadiyet Vahdaniyet
  • Salih Avcı
  • 11.08.2026
Tevhid Ehadiyet Vahdaniyet
İnsan Kimdir?
  • Salih Avcı
  • 11.08.2026
İnsan Kimdir?
Vesvese Takıntı
  • Salih Avcı
  • 12.08.2026
Vesvese Takıntı
Besmelenin Büyük Sırrı
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Besmelenin Büyük Sırrı
Gerçek Mutluluğun Sırrı
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Gerçek Mutluluğun Sırrı
Nefis Terbiyesi
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Nefis Terbiyesi
Gıybet
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Gıybet
Riba Nedir?
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Riba Nedir?
Zekat ve İnfak
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Zekat ve İnfak
İhlas
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
İhlas
Mehdiyet
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Mehdiyet
Kainat Ağacı ve İnsan
  • Salih Avcı
  • 16.08.2026
Kainat Ağacı ve İnsan
Anne Baba Hakkı
  • Salih Avcı
  • 17.08.2026
Anne Baba Hakkı
Gençlik Rehberi
  • Salih Avcı
  • 17.08.2026
Gençlik Rehberi