- Salih Avcı
- 20.02.2023
De?erli Kardeşimiz;
Kainatın iki yüzünden mülk yüzü, maddi kay?tlar?n bulunduşu ve maddenin hantall???n?n olduğu yüzüdür. Bu yüzde ağır hafif, büyük küçük, uzun kısa, ya? kuru, sert yumu?ak, geniş dar, kolay zor gibi kavramlar hükmeder. İnsanın kendi ile beraber akl? da bu kay?tlar?n hükmü altında olduğu için; olan biten i?leri maddi kay?tlar taht?nda değerlendiriyor.
Mesela, kainatın bu yüzünde olan bir insan, bir anda iki işi yapamaz, büyük ile küçük arasındaki mertebelere tabidir. Gücü de ancak belli mertebelere yetebilir. Büyük bir ta?? kald?rmakla, küçük bir çakıl tanesini kald?rmak aynı değildir. Çakıl tanesini kolayca kald?r?r, büyük ta?? belki hiç kald?ramaz. İşte birine gücü yeterken, diğerine gücünün yetmemesi; kainatın bu mülk yüzünün içinde olmasındand?r.
Mesela, bilgisayarın d???nda oturan bir adam, istedişi gibi bilgisayar içindeki programlar? yönetir ve sevk eder, ama bilgisayarın içinde olan bir program diğer programlar? aynı rahatl?k ve kolayl?kla sevk ve idare edemez. Zira o program bilgisayarın içindeki kay?tlar?n mahkumudur. Ama bilgisayarın d???ndaki adam bu kay?tlardan ar?nm?? olduğu için, o kay?tlar bu adam? s?n?rland?r?p kendine mahkum edemez.
Kainatın bir de melekutyüzü vardır. Bu yüz, mülk yüzünde olan bütün maddi kay?tlardan münezzehtir.Burada ağır hafif, büyük küçük, uzun kısa, ya? kuru, sert yumu?ak,.. gibi maniler ve engeller yoktur. Bir i? bir i?e mani olmaz, zaman ve mekan?n hantal maddi kay?tlar? burada cari değildir.
Allah’?n kudreti bu yüzde perdesiz ve vas?tas?z i? görür. Bu yüzden en büyük ile en küçük arasında fark yoktur. Bu yüzde sebep sonuç zinciri i?lemez, her şey sebepsiz ve vas?tas?z olarak Allah’?n kudretine dayan?r.
Allah’?n kudreti basit olmasından, yani terkip ve bileşim manas?ndan münezzeh olduğu için, da??lma parçalanma, bölünme gibi maddi ar?zalar ona ili?emez. Aynı şekilde Allah’?n kudreti sonsuz ve s?n?rs?z olmasından, hiçbir kay?t ve engel onun önünde duramaz, onu s?n?rland?ramaz.
Bununla beraber tecelli ve taalluk mahalli olan e?yan?nmelekut yüzü de mülk yüzündeki maddi kay?t ve ar?zalardan azade olduğu için, bir i? bir i?e mani olmaz, çok, az gibi; büyük küçük gibi; uzun kısa gibi ona kolayd?r.
Burada kainatın mülk ve melekut yüzünü Üstad'?n aynan?n parlak ve renkli yüzüne benzetmesi, yukar?da ifade edilen kudret nazar?nda her şeyin eşit bir şekilde kolay ve rahat tedbirine işaret içindir.
Bir bilgisayar program? dü?ünelim, bu program?n iki yüzü vardır. Bir yüzü insanlara bakan, daha çok sembol, renkler, tasar?m?n hükmettiği d?? ve görünen yüzüdür. Bu yüzde her sembol ve renk farklıl?k arz eder. Yani kainatın mülk yüzü gibidir.
Bir de o görünen yüzün üstündeki bütün ?ekil ve tasar?mlar?n komutunun yaz?ld???, kaynak kodunun hükmettiği yaz?l?m?n temelini te?kil eden emir yüzü vardır. Bu yüzdeki bir harf, bazen d?? yüzdeki bir sayfaya mukabil gelir, onu tedbir ve temsil eder. Az bir uzunluk, d?? yüzde on kat? uzunluk anlamına gelir. Program?n d?? yüzü geniş ve tasar?mlarla dolu olduğu kadar, iç yüzü de bir o kadar az ve küçük komutlardan oluşur. Bu iç yüzünde bir milim sapma, d?? yüzeyde büyük sapmalara yol açar...
Şimdi iki adam dü?ünelim. Adam?n birisi program?n d?? yüzünde çal??acak, diğeri ise program?n kaynak kodu olan iç yüzünde çal??acak. D?? yüzünde çalışan adam, bir tasar?m? deşi?tirip, yeniden düzenlemek için çok çaba ve çok me?akkat çekecek. Zira program?n d?? yüzünde genişlik ve darl?k, büyüklük ve küçüklük, uzunluk ve kısal?k gibi işi zorla?t?ran etkenler var. Bunun için, d?? yüzüne mahkum olan adam?n i? yapmas? zor ve me?akkatlidir.
Di?er adam ise program?n kaynak kodu olan iç yüzünde çal??acak. Bu adam az bir çaba ve basit bir deşişimle d?? yüzünde çok büyük tasar?m ve deşişimlere sebep olur. Zira d?? yüzdeki bütün tasar?mlar?n emir ve kaynak kodu bu yüzde yaz?lm??t?r.
Mesela, kaynak kodunda A harfi yazd???n zaman, d?? yüzü tamamen k?rm?z? renge bürünür. B harfi yazd???n zaman yeşil renge dönü?ür. Ama d?? yüzünde aynı i?lemi yapmak için sayfay? kalemle tamamen karalayarak çizmen gerekir ki, zor ve me?akkatlidir. Bu yüzden program?n iç yüzünde olan adam, az bir i?le çok i?ler görür, az bir tasarruf ile d?? yüzü tamamen tasarrufu altına alır. Ama program?n d?? yüzünde çalışan adam, programa tasarruf için, program?n her yerine koşu?turmas? gerekir. Zira d?? yüzün içinde çal???yor. Bu nedenle program?n d?? yüzünün içinde olan adam?n tasarrufu imkans?z gibidir.
Aynen bu misaldeki gibi Allah’?n kudreti, kainat program?n?n iç yüzü olan melekut aleminde sebepsiz ve vas?tas?z olarak hükmediyor. Bu iç yüzü, d?? yüzünün temeli ve komut alemi olduğundan, d?? alemdeki mani ve engeller bu yüzde olmaz. Burada az bir i?, d?? alemde çok i?lere bedeldir.
Mesela melekut aleminde Güne?'in vazifesinin kodu ve komutu basit bir emir ya da basit bir temas gibidir. Kudret bu basit emre tecelli ile dokundu mu, mülk aleminde güne? deveran eder, vazifesini kusursuz olarak yerine getirir.
Aynı Güne?'in komutunu bir atomun hareketine de kodlars?n, bu sefer güneşi döndüren aynı kod, atomu da döndürür.
Bu melekut aleminde kodlar birbirine çok yakın iken, d?? alemde çok uzak olabilir. Mesela Güneşi bütün vazifesi ile döndüren komut A harfi olsun, aynı değerde ve hafiflikte olan B harfi de atomun kodu olsun. Her ikisi de aynı kudretin temas? ile harekete geçse, biri güneşi döndürür, diğeri ise atomu döndürür. Halbuki kudret ikisine de aynı temas? vermi?ti. İşte Allah’?n kudreti, kainatın komut alemi olan melekut aleminde böyle i?ler, böyle tecelli eder. Büyük ile küçük, uzun ile kısa arasında fark yoktur.
?lgili bölümü okumak için t?klay?n?z:
- Nokta Risalesi, İkinci Makam.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar:
Yorum Yazabilirsiniz.