- Salih Avcı
- 21.02.2023
Ey sonsuz merhamet sahibi Rabbim!
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (aleyhissalâtü vesselâm) öğrettiği ve Kur’ân-ı Kerîm’in dersiyle anladım ve iman ettim ki:
Başta Kur’ân-ı Kerîm ve Peygamber Efendimiz olmak üzere, bütün semavî kitaplar ve peygamberler; bu dünyada görülen celâl ve cemâl tecellilerinin, ebedî âlemde çok daha parlak ve mükemmel bir şekilde devam edeceğine şahitlik etmektedirler.
Bu fânî dünyada rahmet, şefkat, kerem ve ihsanının sayısız numunelerini gösteren Sen, ebedî âlemde ve Cennet yurdunda bu rahmet ve ihsanlarını çok daha muhteşem bir şekilde kullarına göstereceksin.
Bu kısa dünya hayatında Senin yarattığın güzellikleri sevgiyle seyreden, nimetlerini şükürle karşılayan ve Senin rızanı arayan kulların, ebedî saadet yurdunda da Senin rahmetine, cemâline ve ihsanlarına mazhar olacaklardır.
Ey Rabbimiz!
Başta Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm) ve Kur’ân-ı Kerîm olmak üzere; bütün peygamberler, hak dostları, veliler ve sıddıklar, Senin bildirdiğin hakikatlere dayanarak âhiretin, haşrin, Cennetin ve Cehennemin hak olduğunu haber vermişlerdir.
Onlar; Senin semavî kitaplarında tekrar tekrar bildirdiğin vaatlerine ve uyarılarına, sonsuz kudretine, rahmetine, hikmetine, adaletine, inayetine, celâline ve cemâline dayanarak ebedî saadetin varlığını müjdelemişlerdir.
Çünkü Senin sonsuz kudretin yeniden dirilmeyi mümkün kılar; sonsuz hikmetin ve adaletin âhireti gerektirir; sonsuz rahmetin Cenneti ister; izzet ve celâlin ise inkâr ve isyanın karşılıksız bırakılmamasını gerektirir.
Bu sebeple peygamberler ve onların yolundan giden hakikat ehli, iman edenler için Cennetin, inkâr ve isyanda ısrar edenler için ise Cehennemin varlığını haber vermiş ve buna kesin bir imanla şahitlik etmişlerdir.
Ey her şeye gücü yeten Hakîm-i Mutlak!
Ey Erhamü’r-Râhimîn olan Rabbimiz!
Ey vaadinde sadık olan Kerîm!
Ey izzet, azamet ve celâl sahibi Kahhâr-ı Zülcelâl!
Sen, vaadinden dönmekten sonsuz derecede münezzehsin.
Bu kadar doğru elçilerini, peygamberlerini ve hak dostlarını tasdik etmemek; semavî kitaplarında tekrar tekrar bildirdiğin vaatlerini yerine getirmemek; Rubûbiyetinin saltanatının gerektirdiği adalet ve rahmeti göstermemek Senin sonsuz kemâline yakışmaz.
Seni tasdik ederek Sana iman eden, Sana itaat ederek rızanı kazanmaya çalışan ve ellerini açıp ebedî saadeti isteyen sayısız kullarının dualarını karşılıksız bırakmaktan Sen sonsuz derecede yücesin.
Seni inkâr eden, emirlerine karşı gelen ve âhireti yalanlayanların sözlerini doğru çıkarıp; Sana iman eden peygamberlerini, sıddıkları, velileri ve salih kullarını yalancı çıkarmaktan izzetin, azametin, rahmetin ve hikmetin sonsuz derecede münezzehtir.
Sübhânsın Yâ Rabbi! Sen bütün noksan sıfatlardan uzaksın.
Biz bütün kalbimizle iman eder ve tasdik ederiz ki:
Peygamberlerin haber verdiği âhiret gerçektir.
Haşir gerçektir.
Mahşer gerçektir.
Hesap ve mizan gerçektir.
Cennet gerçektir.
Cehennem gerçektir.
Ebedî hayat gerçektir.
Senin rahmet hazinelerin tükenmez; kudretin sonsuzdur; vaadin haktır.
Peygamberlerin ve hak dostlarının haber verdikleri ebedî âlemdeki rahmet hazineleri, sonsuz ihsanlar ve Cennet yurdunda bütün güzelliğiyle tecelli edecek Esmâ-i Hüsnâ’nın tecellileri haktır ve gerçektir.
Onların işaretleri doğrudur, müjdeleri haktır ve verdikleri haberler gerçektir.
Onlar, bütün hakikatlerin kaynağı olan Senin “El-Hakk” ismine dayanarak haşir ve âhiret hakikatini insanlara öğretmiş; Senin emrinle kullarını ebedî saadete davet etmişlerdir.
Yâ Rabbi!
Kur’ân-ı Kerîm’in hakkı ve hürmetine;
Habîbin ve Resûlün Hz. Muhammed Mustafa’nın (aleyhissalâtü vesselâm) hürmetine;
Bütün peygamberlerin, sıddıkların, şehitlerin, velilerin ve salih kullarının Sana olan iman ve kulluklarının hürmetine;
Bize, ailemize, sevdiklerimize ve ümmet-i Muhammed’in her bir ferdine tahkikî, kuvvetli ve kâmil bir iman nasip eyle.
Kalplerimizi iman nuru ile nurlandır.
Kur’ân’ı kalplerimizin nuru, hayatımızın rehberi ve âhiretimizin kurtuluş vesilesi eyle.
Dünya sevgisinin kalplerimizi âhiretten uzaklaştırmasına izin verme.
Bize ölümü yokluk değil, Sana kavuşmaya ve ebedî âleme açılan bir kapı olarak görebilecek bir iman nasip eyle.
Sekerât-ı mevtimizi kolaylaştır.
Son sözümüzü kelime-i tevhid eyle.
Bizlere hüsn-i hâtime, yani imanla ve güzel bir sonla bu dünyadan ayrılmayı nasip eyle.
Kabirlerimizi Cennet bahçelerinden bir bahçe eyle.
Mahşer gününde bizi Peygamber Efendimizin sancağı altında toplanan bahtiyar kullarından eyle.
Hesabımızı kolay, mizanımızı ağır eyle.
Sıratı selâmetle geçmeyi nasip eyle.
Bizi Cehennem azabından muhafaza eyle.
Bizi, anne ve babalarımızı, ailelerimizi, çocuklarımızı, sevdiklerimizi ve bütün müminleri Firdevs Cennetlerine kabul eyle.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (aleyhissalâtü vesselâm) şefaatine bizleri mazhar eyle.
Cennette onunla beraber bulunmayı ve en büyük nimet olarak Senin rızana ve cemâline mazhar olmayı bizlere nasip eyle.
Rabbimiz! Bize dünyada iyilik, âhirette iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.
Âmin, âmin, âmin.
Velhamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn.
Yorumlar:
Yorum Yazabilirsiniz.