18px

24 Altın

Eski zamanlardan birinde bir ülkede büyük bir hükümdar yaşamaktaymış.


24 Altın

YİRMİ DÖRT ALTIN VE NAMAZ BİLETİ

Risale-i Nur Perspektifinden Sade ve İzahlı Bir Temsil

Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur’da namazın insan hayatındaki yerini anlatırken çok dikkat çekici bir temsil kullanır. Bu temsil, insanın kendisine verilen yirmi dört saatlik ömür sermayesini nasıl değerlendirmesi gerektiğini gösterir.

Mesele yalnızca “namaz kılmak veya kılmamak” değildir. Asıl mesele, insanın dünyaya neden geldiğini bilmesi, kendisine verilen ömür sermayesini ebedî hayat hesabına kullanması ve ölümden sonraki yolculuğa hazırlanmasıdır.

Bu temsili sade bir dille ele alalım.


1. HÜKÜMDARIN İKİ ADAMI

Eski zamanlarda büyük bir hükümdar yaşadığını düşünelim.

Bu hükümdarın, başşehirden oldukça uzakta çok güzel bir çiftliği vardır. Bir gün hizmetinde bulunan iki kişiyi bir süreliğine bu çiftliğe göndermek ister.

Yola çıkmadan önce her birine yirmi dört altın verir.

Onlara şöyle der:

“Bu altınlar sizin yol sermayenizdir. İhtiyaçlarınız için kullanın. Fakat dikkatli harcayın. Çünkü gideceğiniz yer uzaktır.”

Ayrıca yol üzerinde bir günlük mesafede büyük bir istasyon bulunduğunu söyler.

Bu istasyonda insanların imkânlarına göre binebileceği farklı vasıtalar vardır:

  • araba,

  • gemi,

  • tren,

  • uçak.

Kim hazırlığını ne kadar iyi yapmışsa yolculuğuna ona göre devam edecektir.

İki adam hükümdarın huzurundan ayrılır ve yola çıkarlar.


2. AKILLI YOLCU

Birinci adam akıllı ve tedbirli biridir.

Kendisine verilen yirmi dört altını boş yere harcamaz.

İstasyona ulaşıncaya kadar ihtiyaçları için belli miktarda para kullanır. Fakat parasının önemli bölümünü hükümdarın hoşuna gidecek işlerde değerlendirir.

Öyle güzel alışverişler yapar ki elindeki sermaye azalmak yerine mânen çoğalır.

Çünkü hükümdarın kendisine verdiği parayı yine hükümdarın istediği şekilde kullanmıştır.

Bu adam istasyona vardığında rahattır.

Elinde sermayesi vardır.

Bileti vardır.

Yolculuk için hazırlıklıdır.

Hükümdarın memurları da ondan memnundur.


3. GAFİL YOLCU

İkinci adam ise düşüncesiz davranır.

Kendisine verilen yirmi dört altının yirmi üçünü geçici eğlencelere harcar.

Kumarla, içkiyle, lüzumsuz zevklerle ve hükümdarın yasakladığı şeylerle parasını tüketir.

İstasyona geldiğinde elinde sadece bir altın kalmıştır.

Arkadaşı onun hâline üzülür ve şöyle der:

“Arkadaşım, hiç olmazsa kalan bu son altınla kendine bir bilet al. Önümüzde çok uzun bir yol var. Bilet almazsan bu yolu yalnız, aç ve perişan bir şekilde yürümek zorunda kalabilirsin.”

Sonra ekler:

“Üstelik hükümdarımız çok merhametlidir. Belki geçmişte yaptığın hataları affeder. Sen yeter ki bundan sonrası için doğru bir tercih yap.”

Burada adamın önünde iki ihtimal vardır.

Birinci ihtimal:

Son anda aklını başına toplar ve kalan parasını bilete verir.

İkinci ihtimal:

“Ben keyfime bakacağım.” diyerek kalan son altını da geçici bir zevk için harcar.

Eğer ikinci yolu seçerse, aslında yalnız parasını değil, önündeki uzun yolculuğun rahatlığını da kaybetmiş olur.


4. BU TEMSİLDE HÜKÜMDAR KİMDİR?

Bu temsilin asıl anlamına geldiğimizde hükümdar, insanı yaratan ve ona hayat sermayesini veren Cenab-ı Hakk’ı temsil eder.

İnsan kendi kendine dünyaya gelmemiştir.

Ömrünü kendisi meydana getirmemiştir.

Gözünü, kulağını, kalbini, aklını ve bedenini kendisi yaratmamıştır.

Her şey insana verilmiştir.

Dolayısıyla hayat, insanın mutlak mülkü değil; Allah tarafından verilmiş bir emanet ve sermayedir.

Risale-i Nur’un bakışında insan bu dünyaya başıboş gönderilmemiştir.

Hayatın bir vazifesi vardır.

Ömrün bir hesabı vardır.

Dünyanın arkasında da ebedî bir âlem vardır.


5. YİRMİ DÖRT ALTIN NEDİR?

Temsilde hükümdarın her adama verdiği yirmi dört altın, insana her gün verilen yirmi dört saati temsil eder.

Her sabah insana yeni bir sermaye verilir:

24 saat.

Bu sermayenin bir kısmı:

  • uykuya,

  • işe,

  • yemeğe,

  • aileye,

  • dinlenmeye,

  • günlük ihtiyaçlara

harcanır.

Bunlar meşru dairede olduğu sürece yanlış değildir.

Fakat insan bütün ömrünü yalnız dünya için harcarsa asıl problem burada başlar.

Çünkü insan sonsuz bir hayata adaydır.

Dünyadaki birkaç on yıllık hayat uğruna ebedî hayatı unutmaması gerekir.


6. O İKİ YOLCU KİMDİR?

İki yolcu, dünya hayatını yaşayan iki farklı insan tipini temsil eder.

Birincisi:

Allah’a karşı kulluk vazifesinin farkında olan, ibadetlerini yerine getirmeye çalışan, hayatını helâl dairede yaşamaya gayret eden insandır.

İkincisi ise:

Allah’a inanmakla beraber hayatının gayesini unutan, gaflet içinde yaşayan ve özellikle namaz konusunda ihmalkâr davranan insanı temsil eder.

Burada mesele bir insanı küçümsemek veya mahkûm etmek değildir.

Risale-i Nur’un maksadı insanı uyandırmaktır:

“Elindeki ömür sermayesini nereye harcıyorsun?”


7. ÇİFTLİK NEYİ TEMSİL EDER?

Hükümdarın uzaktaki güzel çiftliği, insanın asıl ebedî saadet yurdu olan Cennet’i temsil eder.

İnsan dünyada sürekli kalmayacaktır.

Kur’ân’a göre dünya geçici, âhiret ise kalıcıdır.

Bu sebeple mümin için dünya son durak değildir.

Dünya bir misafirhane, bir imtihan meydanı ve bir hazırlık yeridir.

İnsan burada eker, orada biçer.

Burada gönderir, orada karşılığını bulur.


8. İSTASYON NEDİR?

Temsildeki istasyon, insanın dünya hayatından âhiret hayatına geçtiği ilk büyük durak olan kabri hatırlatır.

Ölüm, Risale-i Nur perspektifinde mutlak yokluk değildir.

Mümin açısından ölüm:

bir terhis,

bir mekân değiştirme,

bir âleme geçiş

olarak değerlendirilir.

Kabir ise ebedî yolculuğun ilk menzilidir.

İnsan dünyadan ayrılırken yanında dünya malını götüremez.

Makamını götüremez.

Evini götüremez.

Arabasını götüremez.

Fakat imanını ve amellerinin neticelerini beraberinde götürür.


9. UZUN YOLCULUK NEYİ TEMSİL EDER?

Temsildeki uzun yol, insanın ölümden sonra karşılaşacağı büyük yolculuğu temsil eder.

Bu yol:

kabirden haşre,

haşirden hesaba,

hesaptan ebedî âleme

uzanır.

Dünya hayatı bu büyük yolculuğa hazırlık mahiyetindedir.

Bu sebeple insanın dünyadaki asıl problemi yalnız:

“Nasıl daha rahat yaşarım?”

olmamalıdır.

Şu soruyu da düşünmelidir:

“Bu dünyadan ayrılırken yanıma ne alacağım?”


10. BİLET NEDİR?

Temsilin en önemli noktası burasıdır.

Bilet, namazdır.

Bediüzzaman namazı insanın âhiret yolculuğu için vazgeçilmez bir kulluk vazifesi olarak ele alır.

Çünkü namaz, insanın günlük hayat içinde Rabbine yönelmesidir.

İnsan namazda âdeta şöyle der:

“Ben kendi kendimin sahibi değilim.”

“Beni yaratan Sensin.”

“Rızkımı veren Sensin.”

“Hayatımı veren Sensin.”

“Sonunda Sana döneceğim.”

Namaz bu şuurun günde beş defa yenilenmesidir.


11. NEDEN BEŞ VAKİT NAMAZ?

İnsanın yirmi dört saati vardır.

Beş vakit namaz ise bu yirmi dört saatin çok küçük bir bölümünü alır.

Hazırlığıyla beraber düşünüldüğünde dahi insanın bütün gününü işgal etmez.

Buna karşılık namaz insanın:

  • imanını canlı tutar,

  • gafletini dağıtır,

  • gününü düzenler,

  • Rabbini hatırlatır,

  • ölümü ve âhireti unutturmamaya yardımcı olur.

Risale-i Nur’un temsilinde soru şudur:

Yirmi üç saatini dünya hayatına ayıran insan, bir saatini ebedî hayatı için ayırmazsa gerçekten kârlı bir ticaret yapmış olur mu?


12. NAMAZ NEDEN “SERMAYEYİ ÇOĞALTIR”?

Akıllı yolcunun yaptığı harcamalar görünüşte parasını azaltmakta, fakat hakikatte sermayesini artırmaktadır.

İbadet de böyledir.

İnsan namaza zaman ayırdığında görünüşte dünyasından birkaç dakika vermektedir.

Fakat o zaman Allah rızası için kullanıldığında âhiret hesabına kazanca dönüşür.

Mesela insan:

beş dakika namaz kılar.

Bu beş dakika geçer.

Fakat ibadetin sevabı bâki kalır.

Dünya zamanı geçicidir.

Allah rızası için yapılan amel ise ebedî neticeler doğurabilir.

Bu bakımdan namaz zaman kaybı değil, fani zamanı bâkileştirme vesilesidir.


13. NAMAZ SADECE ÂHİRET İÇİN MİDİR?

Hayır.

Risale-i Nur perspektifinde namaz hem dünya hem âhiret saadetine vesile olur.

Namaz kılan insan her vakitte günlük telaşından kısa bir süre ayrılıp Rabbiyle bağını yeniler.

Sabah namazında:

Yeni güne Allah’ın adıyla başlar.

Öğle namazında:

Dünya meşgalesinin ortasında asıl vazifesini hatırlar.

İkindi namazında:

Günün geçmekte olduğunu fark eder.

Akşam namazında:

Bir günün daha sona ermesiyle hayatın faniliğini düşünür.

Yatsı namazında:

Günü Rabbine teslim ederek dinlenmeye çekilir.

Böylece beş vakit namaz, insan ömrünün farklı safhalarını da hatırlatan manevî duraklar hâline gelir.


14. YİRMİ ÜÇ ALTINI BOŞA HARCAMA NE DEMEKTİR?

Temsilde kötü yolcu yirmi üç altınını geçici zevklere harcamaktadır.

Bunun manası, insanın bütün ömrünü yalnızca:

  • eğlence,

  • mal,

  • makam,

  • şöhret,

  • bedenî zevkler,

  • dünyevî hedefler

uğruna tüketmesidir.

Burada dünya nimetlerinden faydalanmak kötülenmez.

İslâm dünya nimetlerini bütünüyle terk etmeyi emretmez.

Esas problem:

Dünyayı amaç hâline getirmektir.

İnsan helâl dairede çalışabilir.

Mal kazanabilir.

Evlenebilir.

Gezebilir.

Dinlenebilir.

Ticaret yapabilir.

Fakat bütün bunların kendisini yaratılış gayesinden uzaklaştırmaması gerekir.


15. GÜNAHLAR NEDEN “SERMAYEYİ TÜKETİR”?

İnsan her günahta yalnızca bir yasağı çiğnemiş olmaz.

Aynı zamanda ömür sermayesini kendisine ebedî fayda vermeyecek bir yerde kullanmış olur.

Bir saat geçer.

Geri gelmez.

Bir gün geçer.

Geri gelmez.

Bir yıl geçer.

Geri gelmez.

Bu yüzden Risale-i Nur’da ömür çok kıymetli bir sermaye olarak görülür.

Para kaybeden insan yeniden para kazanabilir.

Malını kaybeden tekrar mal edinebilir.

Fakat geçen bir dakikalık ömrü geri getiremez.


16. “SON BİR ALTIN” NEYİ HATIRLATIYOR?

Temsilde kötü yolcunun elinde son bir altın kalır.

Bu ifade insan için büyük bir ümit dersi de taşır.

İnsan ömrünün büyük kısmını gafletle geçirmiş olabilir.

Yıllarca namaz kılmamış olabilir.

Çok hata yapmış olabilir.

Fakat hayattaysa hâlâ dönüş kapısı açıktır.

İslâm’da tövbe kapısı insan ölmeden önce açıktır.

Bu yüzden insana:

“Artık çok geç.”

denmez.

Tam tersine:

“Kalan sermayeni kurtar.”

denir.

Geçmişe tövbe edip bugünden itibaren kulluğa yönelmek mümkündür.


17. HÜKÜMDARIN MERHAMETİ NEYİ GÖSTERİR?

Yol arkadaşının:

“Hükümdarımız merhametlidir, belki seni affeder.”

demesi, Allah’ın sonsuz rahmetini hatırlatır.

Allah’ın rahmetinden ümit kesilmez.

İnsan yüz defa düşse, yüz birinci defa yine Rabbine dönebilir.

Fakat Allah’ın rahmetine güvenmek, günahlara devam etmek için bir gerekçe değildir.

Doğru tavır şudur:

Rahmetinden ümit etmek, fakat kulluk vazifesini de ihmal etmemek.


18. NAMAZ BİR YÜK MÜDÜR?

Gaflet içindeki insan namazı bazen ağır bir vazife olarak görebilir.

Risale-i Nur ise bakışı değiştirir.

Namaz yalnızca insandan istenen bir vazife değildir.

Aynı zamanda insanın:

ruhunu dinlendirdiği,

Rabbine sığındığı,

derdini arz ettiği,

acizliğini kabul ettiği,

sonsuz kudrete dayandığı

bir rahmet kapısıdır.

İnsan günde beş defa dünya yükünü kısa süreliğine omzundan indirip:

“Allahu Ekber.”

der.

Yani:

“Allah her şeyden büyüktür.”

Derdimden de büyük.

Borçlarımdan da büyük.

Korkularımdan da büyük.

Dünyadan da büyük.

Ölümden de büyük.


19. NAMAZ İNSANA NEYİ ÖĞRETİR?

Namazın hareketlerine bakıldığında insanın bütün kulluk hâlleri görülür.

Ayakta durur:

Kıyam.

Rabbinin huzurunda durduğunu hatırlar.

Eğilir:

Rükû.

Kibrini kırar.

Yere kapanır:

Secde.

Kul olduğunu kabul eder.

Sonra ellerini açar:

Dua eder.

İhtiyaçlarını Rabbine arz eder.

Namaz böylece insanın benliğine sürekli şu dersi verir:

“Sen Rab değilsin, kulsun.”

Fakat bu kulluk bir aşağılanma değildir.

Tam aksine insanın en büyük şerefidir.

Çünkü insan Allah’ın kulu olduğunu anlayınca yaratılmışlara köle olmaktan kurtulur.


20. NAMAZ VE EBEDÎ HAYAT

Dünya hayatının süresi ne kadar uzun görünürse görünsün sonunda bitecektir.

Fakat insanın ebediyet arzusu vardır.

İnsan sevdiklerinden sonsuza kadar ayrılmak istemez.

Hayatının yok olup gitmesini istemez.

Cenneti arzular.

Risale-i Nur’un temel derslerinden biri şudur:

İnsan kalbindeki bu sonsuzluk arzusuna karşılık, ebedî bir hayat için yaratılmıştır.

Namaz ise insanın dünyadan ebediyete uzanan yolculuğunun en önemli hazırlıklarından biridir.

Bu sebeple “bilet” benzetmesi oldukça anlamlıdır.


21. ASIL SORU: YİRMİ DÖRT SAATİMİZİ NASIL HARCIYORUZ?

Temsil bize her gün yeniden şu soruyu sordurur:

Bugün bana yirmi dört altın verildi.

Yani yirmi dört saat.

Bunların kaçını boş şeylere harcadım?

Kaçını faydalı işlerde kullandım?

Kaçını aileme ayırdım?

Kaçını helâl kazanç için değerlendirdim?

Ve en önemlisi:

Rabbime ne kadarını ayırdım?

Bu sorunun maksadı insanı ümitsizliğe düşürmek değildir.

Aksine ömrün kıymetini anlamaktır.


22. RİSALE-İ NUR PERSPEKTİFİNDE DÜNYA–ÂHİRET DENGESİ

Risale-i Nur’un mesajı:

“Dünyayı tamamen bırak.”

değildir.

Asıl mesaj:

“Dünyayı âhiret hesabına kullan.”

şeklindedir.

İnsan çalışırken helâl kazancı niyet ederse çalışması ibadet değeri kazanabilir.

Ailesine hizmet ederken Allah’ın emrini yerine getirdiğini düşünürse bu hizmet sevaba dönüşebilir.

İlim öğrenirken faydalı olmak niyetini taşıyabilir.

Yani insanın yalnız namazdaki dakikaları değil, bütün hayatı Allah rızasıyla anlam kazanabilir.

Namaz ise bütün bu hayatın merkezinde duran temel ibadettir.


23. TEMSİLİN BİZE VERDİĞİ EN BÜYÜK DERS

İnsan bu dünyaya yalnız eğlenmek için gönderilmemiştir.

Dünya bir yolculuktur.

Ömür bir sermayedir.

Her gün verilen yirmi dört saat birer altın gibidir.

Kabir bir istasyondur.

Âhiret uzun bir seyahattir.

Cennet ebedî bir saadet yurdudur.

Namaz ise bu yolculuğun en önemli biletlerinden biridir.

Bütün mesele, elimizdeki sermayenin kıymetini kaybetmeden anlayabilmektir.


SONUÇ: BİR SAATLİK YATIRIM, EBEDÎ BİR KAZANÇ

Her sabah önümüze görünmez bir kese bırakılıyor gibidir.

İçinde:

Yirmi dört altın.

Fakat bunlar gerçek altınlardan daha değerlidir.

Çünkü bunların adı:

saatlerimizdir.

Bu sermaye her gün eksilir.

Harcanmayan saat biriktirilemez.

Dün geçen iki saati bugün kullanamayız.

Bu yüzden akıllı insan yalnız dünyasına değil, ebedî geleceğine de yatırım yapar.

Günün büyük kısmını dünya işleri için kullanan insanın, küçük bir bölümünü beş vakit namaz için ayırması büyük bir külfet değildir.

Aksine Risale-i Nur'un verdiği dersle bakıldığında bu, fani ömür dakikalarını ebedî kazanca dönüştüren son derece kârlı bir ticarettir.

İnsan her namazda âdeta biletini yeniler.

Her secdede:

“Ben Sana aidim.”

der.

Her Fâtiha’da:

“Yalnız Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz.”

diye Rabbine yönelir.

Ve her gün kendisine verilen yirmi dört saatlik sermayeden küçük bir kısmını ebedî hayatı için ayırarak büyük bir kazancın kapısını çalar.

Böylece namaz, yalnızca yapılması gereken bir vazife olmaktan çıkar;

insanın Rabbine dönüşü,
ömrünü bereketlendirmesi,
gafletten uyanması,
dünyadan âhirete hazırlanması
ve ebedî saadete yönelmesi olur.

Yorumlar:

Yorum Yazabilirsiniz.

Mail adresiniz gizli kalacaktır. Lütfen bütün alanları doldurun. *


Benzer Bloglar

ALLAH’A İMAN
  • Salih Avcı
  • 20.02.2023
ALLAH’A İMAN
24 Altın
  • Salih Avcı
  • 21.02.2023
24 Altın
Allah Marifeti
  • Salih Avcı
  • 21.02.2023
Allah Marifeti
Deprem hutbesi
  • Salih Avcı
  • 22.02.2023
Deprem hutbesi
Büyük Günahlardan Kaçınma
  • Salih Avcı
  • 22.02.2023
Büyük Günahlardan Kaçınma
Küll Cüz Kavramları
  • Salih Avcı
  • 15.12.2024
Küll Cüz Kavramları
ENE ÜZERİNE
  • Salih Avcı
  • 15.12.2024
ENE ÜZERİNE
Meleklere İman
  • Salih Avcı
  • 16.12.2024
Meleklere İman
Hakikatli Bir Hatıra
  • Salih Avcı
  • 22.02.2025
Hakikatli Bir Hatıra
KADERE BİR DE BÖYLE BAK
  • Salih Avcı
  • 16.05.2025
KADERE BİR DE BÖYLE BAK
KADERE İMAN İZAHI
  • Salih Avcı
  • 09.08.2025
KADERE İMAN İZAHI
TEVEKKÜL
  • Salih Avcı
  • 10.08.2025
TEVEKKÜL
Hırs ve Azim
  • Salih Avcı
  • 10.08.2025
Hırs ve Azim
Hastalar için Manevi Reçete
  • Salih Avcı
  • 30.11.2025
Hastalar için Manevi Reçete
Kamil Mürşid
  • Salih Avcı
  • 20.01.2026
Kamil Mürşid
Çocuğu Vefat Edenen Teselli
  • Salih Avcı
  • 22.05.2026
Çocuğu Vefat Edenen Teselli
Aklın Mertebeleri
  • Salih Avcı
  • 04.08.2026
Aklın Mertebeleri
Dinin Direği Namaz
  • Salih Avcı
  • 10.08.2026
Dinin Direği Namaz
Tevhid Ehadiyet Vahdaniyet
  • Salih Avcı
  • 11.08.2026
Tevhid Ehadiyet Vahdaniyet
İnsan Kimdir?
  • Salih Avcı
  • 11.08.2026
İnsan Kimdir?
Vesvese Takıntı
  • Salih Avcı
  • 12.08.2026
Vesvese Takıntı
Besmelenin Büyük Sırrı
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Besmelenin Büyük Sırrı
Gerçek Mutluluğun Sırrı
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Gerçek Mutluluğun Sırrı
Nefis Terbiyesi
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Nefis Terbiyesi
Gıybet
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Gıybet
Riba Nedir?
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Riba Nedir?
Zekat ve İnfak
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Zekat ve İnfak
İhlas
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
İhlas
Mehdiyet
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Mehdiyet
Kainat Ağacı ve İnsan
  • Salih Avcı
  • 16.08.2026
Kainat Ağacı ve İnsan
Anne Baba Hakkı
  • Salih Avcı
  • 17.08.2026
Anne Baba Hakkı
Gençlik Rehberi
  • Salih Avcı
  • 17.08.2026
Gençlik Rehberi