18px

ÜZÜLME (LA TAHZEN)


ÜZÜLME (LA TAHZEN)

LÂ TAHZEN — ÜZÜLME!

Lâ tahzen! Üzülme!

İnsanlar kalbini kırdıysa üzülme.
Kırılan bir kalp bazen insanı Rabbine daha çok yaklaştırır. İnsanlardan beklediğini bulamadığında yüzünü Allah'a çevir. Çünkü gerçek teselli O'nun rahmetindedir.

Ey gönül!
Karanlığın içinde kaldığında ümitsizliğe düşme. Gecenin ardından nasıl sabah geliyorsa, sıkıntının ardından da Allah'ın izniyle bir ferahlık gelebilir.

Gündüz gibi aydınlanmak istiyorsan, nefsinin karanlık arzularıyla mücadele et. Kalbini imanla, dilini zikirle, hayatını güzel amellerle aydınlat.


Dert Bazen Hakk'a Götüren Bir Vesiledir

“Derdim var.” diyorsun.

Her dert yalnızca bir yük değildir. Bazı dertler insanı uyandırır, aczini öğretir ve Rabbine yöneltir.

Hz. Yusuf'u hatırla.

Kuyu ilk bakışta karanlıktı. Fakat o kuyunun ardından yeni kapılar açıldı. Zindan da görünüşte bir musibetti; fakat sonunda izzet ve genişliğe vesile oldu.

Öyleyse başına gelen her sıkıntıya yalnız bulunduğun yerden bakma.

Sen bugünü görürsün; Allah yarını da bilir.

Sen olayın görünen yüzünü görürsün; hikmetinin tamamını bilemezsin.

Bu yüzden:

“Neden benim başıma geldi?”

demek yerine bazen şöyle demek daha güzeldir:

“Rabbim, bu hâlin içindeki hikmeti anlamayı ve bundan doğru dersi çıkarmayı bana nasip et.”


Dert Varsa Deva da Vardır

Dert, insanı devayı aramaya yöneltir.

Susuzluk suyun kıymetini öğretir.

Açlık nimetin değerini bildirir.

Acz, kudret sahibini aratır.

Fakirlik, insanı gerçek zenginlik sahibine yöneltir.

İnsanın aczi ve ihtiyaçları, dua kapısını açar.

Ey gönül!

Susuzluğunu hissediyorsan suyu ara.
Aczini hissediyorsan Rabbine yönel.
İhtiyacın varsa dua et.
Günahın varsa tövbe et.
Korkun varsa Allah'a sığın.
Derdin varsa sabret ve devasını ara.

Çünkü kulun vazifesi yalnız beklemek değil; dua etmek, sebeplere sarılmak ve neticeyi Allah'a bırakmaktır.


Lâ Tahzen! Üzülme!

Ayağın kırıldı diye hayatının bittiğini düşünme.

Belki kaybettiğin bir şeyin yerine Allah sana daha hayırlısını nasip eder.

Bir kapı kapandı diye bütün kapıların kapandığını sanma.

Bir insan seni terk etti diye sevgisiz kaldığını düşünme.

Bir iş olmadı diye rızkının kesildiğini zannetme.

Bir duanın cevabını hemen göremedin diye duanın karşılıksız kaldığına hükmetme.

Sen yalnızca bulunduğun ânı görüyorsun.

Allah ise geçmişini, bugününü ve geleceğini bilir.

Bu yüzden mümine yakışan, sebeplere sarıldıktan sonra Rabbine güvenmektir.


Yusuf'u Hatırla

Kuyunun dibinde kaldın diye üzülme.

Hz. Yusuf da kuyuya atıldı.

Fakat kuyu onun hikâyesinin sonu olmadı.

Ardından kölelik geldi.

İmtihan geldi.

İftira geldi.

Zindan geldi.

Fakat bütün bunların ardından Allah'ın takdiriyle genişlik ve izzet geldi.

Demek ki insanın bugün felaket sandığı bir hadise, yarın başka bir hayrın başlangıcı olabilir.

Fakat burada ölçüyü korumak gerekir:

Her sıkıntının dünyada mutlaka istediğimiz şekilde sonuçlanacağını bilemeyiz. Müminin ümidi, Allah'ın hiçbir şeyi hikmetsiz yaratmadığına ve sabrın karşılığını zayi etmeyeceğine güvenmektir.


Rızık İçin Ümitsiz Olma

Gökyüzündeki kuşlara bak.

Sabah yuvalarından çıkarlar. Yanlarında biriktirdikleri servetleri yoktur. Fakat rızıklarını ararlar ve Allah'ın yarattığı sebepler içinde nasiplerini bulurlar.

Bu bize tevekkülün güzel bir ölçüsünü öğretir:

Kuş yuvasında oturup rızık beklemez; uçar.

Sen de çalış.

Ara.

Gayret et.

Kapıları çal.

Helâl sebeplere müracaat et.

Sonra Rabbine güven.

Çünkü tevekkül, çalışmadan beklemek değildir.

Tevekkül; vazifeni yaptıktan sonra neticeyi Allah'a bırakmaktır.


Kapıyı Çalmaya Devam Et

Bir isteğin varsa Allah'a dua et.

Fakat:

“Dua ettim, neden hemen olmadı?”

diye ümitsizliğe düşme.

Duanın ne zaman ve hangi şekilde karşılık bulacağını kul belirleyemez.

Bazen istediğin verilir.

Bazen daha hayırlısı nasip edilir.

Bazen bir kötülük senden uzaklaştırılır.

Bazen de karşılığı âhirete bırakılır.

Bu yüzden:

Kapıyı çal.
Dua etmeye devam et.
Çalışmaya devam et.
Ümidini kaybetme.

Ne zaman açılacağını sen bilemezsin.

Fakat rahmet kapısından ayrılma.


Sabır Sevginin İmtihanıdır

Sabır yalnızca beklemek değildir.

Sabır, zorluk karşısında doğru yoldan ayrılmamaktır.

Açlığa Allah için sabredersen oruç olur.

Acıya dayanırsan metanet olur.

İnsanların kusurlarına güzel ahlâkla katlanırsan hoşgörü ve hilim olur.

Bir dileğinin gerçekleşmesini beklerken Rabbine yönelirsen dua ve tevekkül olur.

Özlediğin hâlde harama yönelmezsen iffet olur.

Sevdiğin hâlde Allah'ın hududunu aşmazsan sevgin ibadet değerine yükselebilir.

Musibet karşısında isyan etmeyip Rabbine dayanırsan sabır olur.

Nimet geldiğinde Rabbini unutmazsan şükür olur.

İşte müminin güzelliği buradadır:

Musibeti sabra, nimeti şükre, aczi duaya, sevgiyi Allah'ın rızasına dönüştürür.


Gönlünü Allah'a Bağla

Ey gönül!

İnsanlardan gereğinden fazla beklersen yorulursun.

Çünkü insan acizdir.

Bugün yanında olan yarın olmayabilir.

Bugün seni anlayan yarın anlayamayabilir.

Fakat Allah'ın rahmeti tükenmez.

Bu yüzden insanları sev; fakat sevgini Allah'ın sevgisinin önüne geçirme.

Aileni sev.

Dostlarını sev.

Eşini sev.

Çocuklarını sev.

İnsanları sev.

Fakat hepsini Allah'ın sana verdiği emanetler ve nimetler olarak sev.

Böyle seversen ayrılıklar seni tamamen yıkmaz.

Çünkü nimeti verenin Allah olduğunu bilirsin.


Nefsinin Karanlığını Aydınlat

İnsan bazen dış dünyanın karanlığından değil, kendi nefsinin karanlığından yorulur.

Kibir...

Haset...

Kin...

Hırs...

Öfke...

Gösteriş...

Dünya sevgisi...

Bunlar kalbin ışığını azaltabilir.

Gündüz gibi aydınlık olmak istiyorsan önce içindeki karanlıklarla mücadele et.

Kibri tevazuyla,

haseti duayla,

kini affetmekle,

hırsı kanaatle,

gösterişi ihlâsla,

ümitsizliği imanla,

günahı tövbeyle karşıla.

Çünkü insanın en büyük mücadelelerinden biri kendi nefsiyle yaptığı mücadeledir.


Ümitsizlik Müminin Yolu Değildir

Lâ tahzen!

Üzülme demek:

“Hiç acı hissetme.”

demek değildir.

Peygamberler de üzülmüştür.

Yakup Aleyhisselâm Yusuf'u özlemiştir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) sevdiklerini kaybetmiştir.

İnsan ağlayabilir.

Kalbi acıyabilir.

Özleyebilir.

Yorulabilir.

Fakat bütün bunların içinde Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez.

Asıl mesele budur.

Müminin hüznü onu Allah'tan uzaklaştırmamalı; mümkünse Rabbine daha fazla yaklaştırmalıdır.


Ey Gönül!

Bugün sıkıntıdaysan:

Sabret.

Bir günah işlediysen:

Tövbe et.

Bir ihtiyacın varsa:

Dua et.

Bir hedefin varsa:

Çalış.

Kararsızsan:

İstişare et.

Korkuyorsan:

Tedbir al ve Allah'a güven.

Nimet içindeysen:

Şükret.

Birini kırdıysan:

Özür dile ve helalleş.

Sana haksızlık yapıldıysa:

Hakkını meşru yollardan ara fakat kalbini kinle zehirleme.

Bir kapı kapandıysa:

Başka helâl kapıları ara.

Her şey elinden çıktıysa:

Dua kapısının hâlâ açık olduğunu unutma.


Lâ Tahzen!

Ey gönül!

Kuyuyu görünce Yusuf'u unutma.

Hastalığı görünce Şâfî olan Allah'ı unutma.

Günahını görünce Gafûr ve Rahîm olan Rabbini unutma.

Rızık endişesine düşünce Rezzâk'ı unutma.

Yalnız kaldığında Allah'ın sana yakın olduğunu unutma.

Bir kapı kapandığında bütün kapıların sahibini unutma.

Aczini gördüğünde Allah'ın kudretini unutma.

Fakirliğini gördüğünde Allah'ın rahmet hazinelerini unutma.

Ölümü gördüğünde âhireti unutma.

Dünyanın geçiciliğini gördüğünde ebedî hayatı unutma.

Ve en önemlisi:

Derdin büyüklüğüne bakıp Rabbinin rahmetini küçük görme.


Son Söz

Lâ tahzen! Üzülme!

Her gecenin dünyada bir sabahı vardır; fakat müminin asıl ümidi yalnız dünyanın sabahına değil, ebedî saadetin sabahına yöneliktir.

Kalbin kırıldıysa Rabbine yönel.

Düştüysen yeniden kalk.

Kaybettiysen sabret.

Günah işlediysen tövbe et.

İstiyorsan dua et.

Hedefin varsa çalış.

Sonucu Allah'a bırak.

Ve gönlüne şöyle söyle:

“Ey nefsim! Sen vazifeni yap. Dua et, çalış, sabret ve Rabbine tevekkül et. Çünkü sen her şeyin hikmetini bilemezsin. Bugün karanlık gördüğün yerden yarın bir rahmet kapısı açılabilir. Allah'ın rahmetinden ümidini kesme.”

Lâ tahzen...

Üzülme.

Allah'ın rahmetinden ümidini kesme.

Yorumlar:

Yorum Yazabilirsiniz.

Mail adresiniz gizli kalacaktır. Lütfen bütün alanları doldurun. *


Benzer Bloglar

Hedef
  • Salih Avcı
  • 19.02.2023
Hedef
40 Altın Kural
  • Salih Avcı
  • 22.02.2023
40 Altın Kural
ÜZÜLME (LA TAHZEN)
  • Salih Avcı
  • 05.03.2023
ÜZÜLME (LA TAHZEN)
HEDEF(1)
  • Salih Avcı
  • 12.03.2023
HEDEF(1)