18px

İnsan Saçının Muhteşem Yapısı ve Hikmetli Faaliyetleri


İnsan Saçının Muhteşem Yapısı ve Hikmetli Faaliyetleri

İnsan Saçının Muhteşem Yapısı ve Hikmetli Faaliyetleri

Saç Telinden Canlı Bir “Üretim Fabrikası”na: İnsan Saçında Yapı, Yenilenme, Koruma ve İlâhî Sanat

İnsan saçına yalnızca dış görünüşümüzü tamamlayan basit bir süs olarak bakıldığında, onun arkasındaki olağanüstü biyolojik sistem gözden kaçar. Oysa derinin birkaç milimetre altında bulunan saç folikülü, hücrelerin çoğaldığı, farklılaştığı, pigment ürettiği, damarlarla beslendiği, sinirlerle çevrelendiği ve belirli zamanlarda büyüyüp belirli zamanlarda dinlenmeye geçtiği son derece düzenli bir mikro-organdır. Modern biyoloji saç folikülünü; kök kılıfları, dermal papilla, matriks hücreleri, kök hücre bölgesi, yağ bezi ve kılı dikleştiren kasla birlikte karmaşık bir yapı olarak tarif eder. (PubMed Central (PMC))

Kur’ânî ve tefekkürî bir nazarla bakıldığında ise saç, insan bedeninde görülen ölçü, düzen, yenilenme, iktisat, koruma ve güzellik hakikatlerini düşündüren küçük fakat dikkat çekici bir pencere hâline gelir.

Image

Image

Image


1. Saç Sandığımızdan Çok Daha Karmaşıktır

Aynada gördüğümüz saç, sistemin yalnızca dışarı çıkmış kısmıdır.

Bir saçın iki temel bölümü vardır:

Saç gövdesi (hair shaft): Derinin üzerinde gördüğümüz kısımdır. Büyük ölçüde keratinleşmiş hücrelerden meydana gelir.

Saç kökü ve folikülü: Derinin altında bulunan canlı üretim sistemidir.

Saç folikülünün içerisinde ve çevresinde ise;

  • saç soğanı,

  • saç matriksi,

  • dermal papilla,

  • iç ve dış kök kılıfları,

  • kök hücrelerin bulunduğu “bulge” bölgesi,

  • yağ bezi,

  • kılı dikleştiren küçük kas,

  • damarlar,

  • sinir uçları

gibi birbirinden farklı yapılar birlikte çalışır. (PubMed Central (PMC))

Bu sebeple saçın görünen teli ile onu meydana getiren sistem birbirinden ayrılmalıdır.

Saç teli sonuçtur; saç folikülü ise sürekli çalışan üretim merkezidir.


2. Saç Folikülü: Derinin Altındaki Minyatür Fabrika

Image

Image

Saç folikülü derinin içine doğru uzanan tüp benzeri bir yapıdır. Terminal saç meydana getiren bazı foliküller derinin daha derin tabakalarına kadar uzanabilir. Folikül; infundibulum, isthmus ve daha aşağıdaki büyüyen bölümler gibi anatomik kısımlara ayrılır. (Biyoteknoloji Bilgi Merkezi)

Folikülün en altında genişlemiş saç soğanı (bulb) bulunur.

Burada çok önemli iki yapı karşılaşır:

Dermal papilla + saç matriksi.

Dermal papilla, bağ dokusu ve damarlarla ilişkili düzenleyici bir merkezdir. Çevresindeki matriks hücreleri ise hızla çoğalarak saçın çeşitli hücrelerini meydana getirir.

Böylece saç telinin hammaddesi sürekli hazırlanır.

Bu tablo bir fabrika benzetmesiyle düşünülebilir:

Saç sistemi Benzetme
Folikül Fabrika binası
Dermal papilla Yönetim ve haberleşme merkezi
Kan damarları Lojistik hattı
Matriks hücreleri Üretim hattı
Melanositler Renklendirme ünitesi
Kök hücreler Yenileme rezervi
Yağ bezi Bakım sistemi
Saç teli Fabrikanın ürünü

Elbette hücreler şuurlu işçiler değildir. Benzetmenin maksadı, birbirinden farklı biyolojik süreçlerin nasıl koordineli biçimde tek bir neticeye yöneldiğini göstermektir.


3. Saç Soğanındaki Yoğun Hücresel Faaliyet

Saçın uzayabilmesi için saç soğanındaki matriks hücrelerinin çoğalması gerekir.

Yeni meydana gelen hücreler yukarı doğru hareket ettikçe farklılaşır, keratin üretir ve sonunda saç gövdesinin dayanıklı yapısına katılır.

Burada dikkat çekici bir dönüşüm gerçekleşir:

Canlı hücre → farklılaşma → keratinleşme → dayanıklı saç teli

Derinin altında gerçekleşen mikroskobik hücresel faaliyet, birkaç santimetre yukarıda gördüğümüz saç olarak ortaya çıkar.

Bu bakımdan saç teli, geçmişte gerçekleşmiş çok sayıda hücresel faaliyetin adeta biyolojik kaydıdır.


4. Bir Saç Telinin İçindeki Üç Katman

Saç teli homojen bir iplik değildir.

Genellikle üç temel yapıdan söz edilir:

1. Kütikül

Saçın en dış tabakasıdır.

Bir çatının kiremitlerini andıran üst üste binmiş hücresel tabakalardan meydana gelir. Altındaki korteksi dış etkilerden korumaya yardımcı olur.

2. Korteks

Saç telinin büyük bölümünü meydana getirir.

Keratin yapıları burada yoğunlaşmıştır. Saçın mekanik özelliklerinde ve renginde önemli rol oynar.

3. Medulla

Saç telinin merkezinde bulunabilen bölgedir. Her saç telinde belirgin olmak zorunda değildir; özellikle bazı ince saçlarda bulunmayabilir. (PubMed Central (PMC))

Bu üçlü düzen şu prensibi düşündürür:

Koruyucu dış tabaka + taşıyıcı ana gövde + merkezî yapı.


5. Keratin: Saçın Dayanıklı Yapı Maddesi

Saçın önemli yapı maddesi keratin proteinidir.

Keratin yalnızca saçta değil, tırnaklarda ve derinin bazı yapılarında da kullanılır.

Fakat aynı temel biyolojik malzemenin farklı düzenlemelerle farklı görevlerde kullanılması dikkat çekicidir.

Saçın günlük hayatta;

  • taranmaya,

  • bükülmeye,

  • rüzgâra,

  • sürtünmeye,

  • yıkanmaya

karşı belirli ölçülerde dayanabilmesi bu moleküler organizasyonla yakından ilişkilidir.

Burada “saç teli cansızdır, öyleyse saç bütünüyle cansızdır” şeklinde düşünmek yanlış olur.

Derinin dışındaki saç gövdesindeki hücreler artık canlı değildir; fakat onu sürekli üreten folikül son derece canlı ve dinamik bir organdır.


6. Saçın Rengi Nasıl Meydana Gelir?

Saç folikülünün alt bölgesinde bulunan melanositler, saçın pigmentlenmesinde görev alır.

Üretilen melanin pigmentleri gelişmekte olan saç hücrelerine aktarılır.

Böylece genetik yapı ve çeşitli biyolojik faktörlere bağlı olarak farklı saç renkleri ortaya çıkar.

Siyah, kahverengi, sarı ve bunların sayısız tonu aslında pigmentlerin miktarı, tipi ve dağılımıyla ilişkilidir.

İnsanların saç renklerindeki çeşitlilik de insan yüzleri gibi biyolojik çeşitliliğin güzel örneklerinden biridir.

Kur’ân'ın;

“Dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O'nun âyetlerindendir.”

buyurması (Rûm 30/22), doğrudan yalnızca saç rengini anlatmasa da insandaki renk ve görünüş çeşitliliğinin tefekkür edilmesine geniş bir kapı açar.


7. Saç Sürekli Uzamaz: Büyüme Programı Vardır

Image

Image

Saçın en dikkat çekici özelliklerinden biri döngüsel olarak büyümesidir.

Folikül sürekli aynı durumda kalmaz.

Başlıca dönemler:

Anajen — büyüme dönemi

Folikül aktif biçimde saç üretir.

Saç kök hücrelerinin ve matriks hücrelerinin faaliyetleriyle yeni saç gövdesi meydana gelir.

Katajen — geçiş dönemi

Aktif büyüme sona ermeye başlar ve folikülün alt kısmında belirgin yapısal değişiklikler gerçekleşir.

Telojen — dinlenme dönemi

Folikül bir süre dinlenme durumunda bulunur.

Ardından eski saçın dökülmesi ve yeni büyüme döngüsünün başlamasıyla sistem tekrar faaliyet kazanabilir.

Bilimsel çalışmalar saç folikülü kök hücreleri ile dermal papilla arasındaki moleküler iletişimin bu döngünün düzenlenmesinde önemli olduğunu göstermektedir. (PubMed Central (PMC))

Buradaki önemli nokta şudur:

Dökülme her zaman sistemin bozulması anlamına gelmez.

Belirli ölçülerde dökülme, saçın normal yenilenme döngüsünün parçasıdır.


8. Neden Bütün Saçlarımız Aynı Anda Dökülmez?

Saç sistemindeki en dikkat çekici düzenlerden biri budur.

Başımızdaki bütün foliküller tamamen aynı anda aynı büyüme evresinde bulunmaz.

Bir grup saç büyürken başka foliküller geçiş veya dinlenme döneminde olabilir.

Bunun neticesinde saç yenilenmesi büyük ölçüde zamana dağıtılmış olur.

Eğer bütün saç folikülleri aynı anda aynı döngüyü izleseydi, dönemsel olarak saçların çok büyük kısmının birlikte kaybedilmesi söz konusu olabilirdi.

Bunun yerine bağımsız foliküler döngüler daha devamlı bir örtü meydana getirir.

Burada biyolojik sistemlerde sık karşılaşılan güzel bir prensip görülür:

İşin zamana bölünmesi, sistemin devamlılığını sağlar.


9. Kök Hücre Rezervi: Yeniden Üretimin Anahtarlarından Biri

Image

Image

Image

Image

Image

Saç folikülünün “bulge” adı verilen bölgesi özellikle önemlidir.

Burada saç folikülü kök hücreleri bulunur.

Yeni büyüme döneminin başlaması sırasında bu hücresel rezervin faaliyete geçirilmesi, folikülün yeniden yapılanmasında önemli rol oynar. Araştırmalar erken anajen döneminde kök hücrelerin aşağı doğru hareket ederek folikülün yeniden büyüyen kısımlarının oluşturulmasına katkıda bulunduğunu göstermektedir. (PubMed Central (PMC))

Bu durum saç folikülünün sıradan, değişmeyen bir tüp olmadığını gösterir.

Aksine folikül;

büyüyen → gerileyen → dinlenen → tekrar büyüyen

dinamik bir mikro-organdır.


10. Saçın Altındaki Kan Damarları

Saç telinin dışarıdaki kısmında kan damarı yoktur.

Fakat saçın üretildiği folikül tabanındaki dokular damar sistemiyle yakın ilişki içerisindedir.

Dermal papillanın çevresindeki damar ağı, büyüyen folikül hücrelerinin ihtiyaç duyduğu maddelerin sağlanmasına yardımcı olur.

Burada hassas bir iş bölümü vardır:

Kan dolaşımı gerekli maddeleri getirir.

Dokular bunları kullanır.

Hücreler çoğalır.

Hücreler farklılaşır.

Keratinleşme gerçekleşir.

Saç gövdesi meydana gelir.

Sonunda dışarıdan baktığımızda yalnızca bir saç teli görürüz.

Fakat o telin arkasında dolaşım, metabolizma, gen ifadesi, hücre bölünmesi ve hücreler arası haberleşme bulunmaktadır.


11. Saç ve Yağ Bezinin Ortak Çalışması

Image

Image

Saç folikülleri çoğunlukla sebaceous gland, yani yağ bezleriyle ilişkilidir.

Bu bezlerin ürettiği sebum saç ve çevresindeki derinin yağlanmasına katkıda bulunur. MedlinePlus da yağ bezlerinin saç ve çevresindeki derinin kondisyonunun korunmasına yardımcı olan yağlı bir salgı ürettiğini belirtir. (MedlinePlus)

Böylece foliküler sistem yalnızca “saç üretmekle” kalmaz.

Saçın bulunduğu mikroçevrenin bakımına katkıda bulunan yardımcı bir sistem de yanında yer alır.

Bu birliktelik anatomide pilosebase ünite şeklinde değerlendirilir: saç folikülü, yağ bezi ve arrector pili kası fonksiyonel olarak birbiriyle ilişkilidir. (Biyoteknoloji Bilgi Merkezi)


12. Saçın Yanındaki Minik Kas: Arrector Pili

Her saç folikülünün çevresinde arrector pili adı verilen küçük düz kas bulunabilir.

Soğuk veya bazı duygusal durumlarda bu kaslar kasılarak kılların daha dik durmasına katkıda bulunur.

Günlük dilde buna:

“Tüylerim diken diken oldu.”

deriz.

Bu kasın faaliyeti sempatik sinir sistemiyle ilişkilidir. Kasılma yalnızca kılın pozisyonunu değiştirmekle kalmaz; yağ bezinin salgısına da katkıda bulunabilir. (PubMed Central (PMC))

Demek ki küçücük bir saç folikülünün çevresinde bile:

kas + sinir + bez + hücre + damar

birlikte bulunmaktadır.


13. Saç Aynı Zamanda Bir Dokunma Algılayıcısının Parçasıdır

Saçın dikkat çekici görevlerinden biri de duyusal sistemle ilişkisidir.

Foliküllerin çevresinde sinir lifleri bulunur.

Saç telinin hareket etmesi folikül çevresindeki mekanik değişikliği sinir uçlarına aktarabilir. Böylece doğrudan deriye güçlü bir temas gerçekleşmeden önce bile çok hafif hareketler algılanabilir.

MedlinePlus, saç folikülünün tabanındaki duyusal sinir liflerinin saçın bükülmesini algılayabildiğini ve saçın hassas bir dokunma reseptörü sistemine katkıda bulunduğunu belirtmektedir. (MedlinePlus)

Örneğin saçınızın ucuna çok hafifçe dokunulduğunda bunu hissedebilirsiniz.

Saç telinin kendisi sinir hücresi değildir.

Fakat hareketi, folikül çevresindeki duyusal sistemi uyarabilir.

Böylece saç:

mekanik hareket → folikül → sinir ucu → sinir sistemi → algı

zincirinin ilk elemanlarından biri hâline gelir.


14. Saçın Koruyucu Görevleri

Saç yalnızca estetik bir unsur değildir.

Vücudun bulunduğu bölgeye göre farklı koruyucu fonksiyonlara katkıda bulunabilir.

Baş saçları

Saçlı derinin doğrudan çevresel etkilere maruz kalmasını bir ölçüde azaltır ve güneş ışınlarına karşı fiziksel bir örtü oluşturur.

Kaşlar

Alından gelen ter ve sıvının doğrudan göze ulaşmasını azaltmaya katkıda bulunur.

Kirpikler

Göze yaklaşan küçük yabancı maddelere karşı mekanik ve duyusal koruma sisteminin parçasıdır.

Burun kılları

Solunan havadaki daha büyük parçacıkların tutulmasına katkı sağlar.

Böylece aynı temel “kıl üretme sistemi”, bulunduğu yere göre farklı fonksiyonlara hizmet eder.


15. Saçın Isı Düzenlenmesindeki Yeri

İnsanlarda vücut kıllarının ısı yalıtımındaki rolü, yoğun kürklü memelilere kıyasla oldukça sınırlıdır.

Fakat pilosebase sistemin evrimsel ve fizyolojik bağlantıları hâlâ mevcuttur.

Soğukta arrector pili kaslarının kasılmasıyla ortaya çıkan piloereksiyon, yani tüylerin dikleşmesi bunun bir örneğidir.

İnsan biyolojisini değerlendirirken burada ölçülü olmak gerekir:

Saçın baş bölgesinde gölgeleme ve fiziksel örtü gibi faydaları bulunmakla birlikte insan vücudunun esas ısı kontrol sistemi terleme, deri kan akımı ve metabolik düzenlemeler gibi çok daha kapsamlı mekanizmalara dayanır.


16. Neden Saç Kesildiğinde Acımaz?

Bu çok güzel bir biyoloji sorusudur.

Saçın derinin dışına çıkan gövdesinde:

  • canlı sinir hücreleri,

  • kan damarları,

  • ağrı reseptörleri

bulunmaz.

Bu yüzden saçımızı keserken acı hissetmeyiz.

Fakat saçı kuvvetle çektiğimizde ağrı hissederiz.

Çünkü saç telinin bağlı bulunduğu folikül çevresinde canlı dokular ve sinir uçları vardır.

Dolayısıyla:

Saçı kesmek ≠ folikülü çekmek.

Birincisinde dışarıdaki keratinleşmiş gövde kesilir.

İkincisinde canlı ve duyarlı dokular mekanik olarak etkilenir.


17. Saç Neden Beyazlar?

Saçın rengini meydana getiren pigment sistemi yaşla birlikte değişebilir.

Saç folikülündeki pigment üretim kapasitesinin ve pigment hücresi sisteminin zaman içinde azalması sonucunda yeni üretilen saç daha az pigmentli hâle gelebilir.

Sonunda saç gri veya beyaz görünür.

Burada önemli ayrıntı şudur:

Dışarıda bulunan mevcut saç telinin içindeki pigment bir anda çekilip gitmez.

Değişim esas olarak folikülden yeni üretilen saçlarda ortaya çıkar.

Bu yüzden beyazlama kökten başlayarak görünür hâle gelir.


18. Neden Saçımız Sürekli Yenilenmeye Muhtaçtır?

Saç dış çevreyle sürekli temas hâlindedir.

Güneş ışığı, sürtünme, tarama, sıcaklık, kimyasal işlemler ve çevresel faktörler saç gövdesinde zamanla aşınmaya neden olabilir.

Saç gövdesindeki hücreler canlı olmadığı için ciddi biçimde zarar görmüş saç telini biyolojik olarak “onaracak” aktif hücre mekanizması yoktur.

Çözüm çok farklıdır:

Eski saç zamanla bırakılır, yerine yenisi üretilir.

Bu, biyolojide sık görülen bir prensiptir:

Tamiri zor olan bazı yapıların sürekli tamir edilmesi yerine kontrollü biçimde yenilenmesi.

Deri yüzeyindeki hücrelerin yenilenmesi, kan hücrelerinin değiştirilmesi ve bağırsak epitelinin yenilenmesi gibi süreçlerde de farklı ölçeklerde aynı genel prensibi görürüz.


19. Bir Saç Folikülünde Haberleşme Ağı

Image

Image

Image

Image

Image

Image

Image

Modern moleküler biyoloji saç büyümesinin tek bir molekül tarafından kontrol edilmediğini göstermektedir.

Folikül gelişimi ve yenilenmesinde hücreler arasında çok sayıda sinyal ağı bulunur.

Bunlar arasında bilimsel literatürde;

  • Wnt/β-catenin,

  • BMP,

  • Sonic hedgehog (Shh),

  • FGF,

  • TGF-β

gibi sinyal sistemleri incelenmektedir. (PubMed Central (PMC))

Bu moleküllerin görevi “saç yapmak” şeklinde basit değildir.

Hücrelerin;

ne zaman çoğalacağı,

hangi yönde farklılaşacağı,

hangi dokuyla iletişim kuracağı,

büyümenin ne zaman başlayacağı veya duracağı

gibi süreçlerin düzenlenmesine katkıda bulunurlar.

Dolayısıyla saç folikülü yalnızca maddelerden oluşan bir yapı değil, aynı zamanda bilgi alışverişinin yoğun olduğu dinamik bir hücresel ekosistemdir.


20. Genetik Bilgi ile Saç Arasındaki Bağlantı

Bir saç hücresinin DNA'sında yalnızca “saç bilgisi” bulunmaz.

İnsan hücrelerinin büyük kısmı temelde aynı genomu taşır.

Fakat bütün genler her hücrede aynı şekilde çalıştırılmaz.

Saç folikülündeki hücrelerde belirli gen programlarının etkinleşmesi sonucunda hücreler;

  • keratin üretir,

  • pigment üretimine katılır,

  • kök kılıfına dönüşür,

  • saç gövdesini meydana getirir

veya başka foliküler görevler üstlenir.

Bu gerçek son derece düşündürücüdür:

Aynı genetik kitap, farklı hücrelerde farklı bölümleri okunarak farklı dokular meydana getirir.

Bir melanosit pigment üretirken, bir kas hücresi kasılır; bir sinir hücresi elektriksel sinyal taşırken matriks hücreleri saç üretimine katılır.

Bedenin düzeni yalnızca DNA'nın bulunmasına değil, hangi bilginin nerede, ne zaman ve ne ölçüde kullanılacağının düzenlenmesine de bağlıdır.


21. Saçın Estetik Boyutu

İnsan saçı biyolojik görevlerinin yanında insan görünüşünde son derece güçlü bir estetik unsurdur.

Saç;

  • renk,

  • kalınlık,

  • yoğunluk,

  • uzunluk,

  • kıvrım,

  • dalgalılık,

  • çıkış yönü

bakımından kişiden kişiye değişebilir.

Image

Image

Image

Image

Image

Image

Böylece insan yüzünün genel görünüşüne büyük katkıda bulunur.

Saçın yüzü çerçevelemesi, kaşların gözlerle oluşturduğu uyum ve kirpiklerin göz çevresindeki yerleşimi insan simasının karakteristik görünüşünün önemli parçalarıdır.

Kur’ân'ın;

“Andolsun, biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.”
(Tîn, 95/4)

âyeti, insanın yalnız tek bir organını değil bütün yaratılışını düşündürür.

Saç da bu bütünlüğün küçük fakat görünür parçalarından biridir.


22. Risale-i Nur Perspektifinden Saça Bakış

Risale-i Nur'un tefekkür metodunda varlıklara yalnızca “nasıl oluyor?” sorusuyla değil, aynı zamanda ortaya çıkan düzen, hikmet, ölçü ve neticeler bakımından bakılır.

Saç bu bakış için güzel bir örnektir.

Çünkü saç telinin kendisinde;

  • akıl yoktur,

  • irade yoktur,

  • göz yoktur,

  • gelecek bilgisi yoktur.

Folikül hücreleri de bütün bedenin planını bilmez.

Fakat ortaya çıkan neticede;

ölçü,

düzen,

zamanlama,

yenilenme,

koruma,

estetik

ve diğer sistemlerle uyum vardır.

Risale-i Nur'un tevhid merkezli yaklaşımında böyle bir durum, sebepleri gerçek yaratıcı kabul etmek yerine onların İlâhî kudretin icraatındaki vasıtalar olduğunu düşünmeye sevk eder.

Bu yaklaşım bilimsel açıklamayla rekabet etmek zorunda değildir.

Bilim:

“Saç hangi mekanizmalarla meydana geliyor?”

sorusunu araştırır.

Tefekkür ise:

“Bu mekanizmalardaki düzen, ölçü ve hikmet bize ne düşündürüyor?”

sorusunu sorar.


23. Saçta Tecelli Eden Bazı İlâhî İsimler Üzerine Tefekkür

Bu kısım bilimsel bir sınıflandırma değil, imanî ve tefekkürî bir okumadır.

El-Hâlık — Yaratan

Folikülün, hücrelerin ve saçın var edilmesi yaratılışı düşündürür.

El-Bârî — Düzenli ve uygun biçimde yaratan

Saç folikülünün deri, damar, sinir ve bezlerle uyumlu yerleşimi bu isim açısından tefekkür edilebilir.

El-Musavvir — Şekil ve suret veren

Saçın rengi, kıvrımı, kalınlığı ve insan simasına kattığı farklılık suret verme hakikatini hatırlatır.

El-Hakîm — Hikmetle iş yapan

Saçın yalnız güzellik değil; koruma, duyusal katkı ve yenilenme gibi faydalar taşıması hikmeti düşündürür.

Er-Rezzâk — Rızık veren

Folikül hücrelerinin kan dolaşımı aracılığıyla ihtiyaç duyduğu maddelerin kendilerine ulaştırılması rızık hakikatine bir pencere olarak görülebilir.

El-Mukaddir — Ölçü koyan

Saçın büyüme ve dinlenme dönemleri, folikülün anatomik ölçüleri ve hücresel faaliyetlerin zamanlaması ölçü hakikatini düşündürür.


24. “Bir Saç Telini Kim Yapıyor?” Tefekkürü

Bir saç telinin meydana gelmesi için;

DNA gerekir.

Protein sentezi gerekir.

Aminoasitler gerekir.

Hücre bölünmesi gerekir.

Hücre farklılaşması gerekir.

Kan dolaşımı gerekir.

Oksijen gerekir.

Enerji metabolizması gerekir.

Hormonlarla ve sinyal molekülleriyle haberleşme gerekir.

Sinir sistemiyle ilişkiler gerekir.

Bağışıklık sistemiyle dengeli bir mikroçevre gerekir.

Bunlardan yalnızca biri bile bütün sistemi tek başına meydana getirmez.

Bu nedenle tevhidî düşünce açısından saç teline yalnız başına bakılmaz.

Saç;

hücreye,

hücre kana,

kan kalbe,

kalp akciğere,

akciğer atmosfere,

beslenme sistemi yeryüzüne,

yeryüzü güneşe ve bütün ekolojik düzene

bağlanır.

Küçücük bir saç telinin varlığı bile insan bedeninin ve çevresinin geniş ilişkiler ağı içerisinde gerçekleşir.


25. Kur’ân'daki Ölçü Hakikati ve Saç

Kur’ân şöyle buyurur:

“Şüphesiz biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık.”
(Kamer, 54/49)

Saç biyolojisinde de sürekli ölçülerle karşılaşırız.

Hücrelerin bölünme hızı ölçülüdür.

Saçın çapı belirli sınırlar içerisindedir.

Büyüme ve dinlenme dönemleri düzenlenir.

Pigment üretimi düzenlenir.

Folikülün deri içerisindeki konumu belirlenir.

Bu ölçüler bozulduğunda saç yapısı veya büyümesi de değişebilir.

Dolayısıyla biyolojik hayat yalnızca “madde” değildir.

Madde + organizasyon + zamanlama + bilgi + ölçü birlikte çalışır.


26. Saçın Sessizliği Arkasındaki Büyük Faaliyet

İnsan uyurken saç foliküllerindeki biyolojik süreçler tamamen durmaz.

İnsan başka işlerle meşgulken de hücreleri metabolik faaliyetlerine devam eder.

Biz:

“Saçımı uzatayım.”

diye tek tek hücrelere emir vermeyiz.

“Şu hücre keratin üretsin.”

demeyiz.

“Bu folikül büyüme dönemine geçsin.”

diye bilinçli kontrol sağlamayız.

Bedenimizin büyük kısmı irademizin dışında işletilir.

İşte insanın kendi bedeni üzerinde düşünmesinin güçlü yönlerinden biri budur:

İnsan bedeninin sahibidir fakat bedenindeki milyarlarca biyokimyasal işlemin bilinçli yöneticisi değildir.

Kur’ân'ın;

“Kendi nefislerinizde de nice deliller vardır. Hâlâ görmüyor musunuz?”
(Zâriyât, 51/21)

hitabı bu açıdan son derece geniş bir tefekkür alanı açmaktadır.


27. Bir Saç Telinden Tevhide Açılan Pencere

Image

Image

Image

Image

Image

Image

Saçın hikâyesini en kısa biçimde şöyle özetleyebiliriz:

Besin

Sindirim

Kana geçiş

Dolaşım

Saç folikülüne ulaşma

Hücresel metabolizma

Genlerin kontrollü çalışması

Protein sentezi

Matriks hücrelerinin çoğalması

Keratinleşme

Pigmentasyon

Saç telinin meydana gelmesi

Büyüme

Dinlenme

Dökülme

Yeni büyüme döngüsü

Bu zincirin her halkası başka sistemlere bağlıdır.

Bu nedenle insan saçına dikkatle bakıldığında aslında yalnızca saç görülmez.

Hücre görülür.
DNA görülür.
Protein görülür.
Kan dolaşımı görülür.
Sinir sistemi görülür.
Hormon sistemi görülür.
Metabolizma görülür.
Yenilenme görülür.
Ölçü görülür.
Düzen görülür.

Ve imanî tefekkür açısından bunların arkasında ilim, irade, kudret ve hikmet okunur.


Sonuç: Başımızdaki Binlerce Küçük Tefekkür Penceresi

İnsan saçı dışarıdan bakıldığında son derece sıradan görünür. Fakat mikroskobik seviyeye indiğimizde karşımıza şaşırtıcı derecede organize bir sistem çıkar.

Saç folikülü hücre üretir.

Dermal papilla hücresel faaliyetlerin düzenlenmesine katkıda bulunur.

Kök hücre rezervleri yenilenmeye iştirak eder.

Melanositler pigment sağlar.

Matriks hücreleri saç gövdesini meydana getirir.

Kütikül dış yüzeyi korur.

Korteks mekanik yapının büyük bölümünü oluşturur.

Yağ bezi çevredeki saç ve derinin bakımına katkıda bulunur.

Arrector pili kası folikülle birlikte hareket eder.

Sinir uçları saç hareketinin hissedilmesini sağlar.

Foliküller büyüme, geçiş ve dinlenme dönemlerinden geçerek saç örtüsünün yenilenmesine imkân verir.

Bütün bunların sonunda ortaya çıkan şey ise gözümüze son derece basit görünür:

Tek bir saç teli.

İşte insan bedenindeki sanatın dikkat çekici taraflarından biri budur:

Netice sade, arkasındaki sistem fevkalâde kapsamlıdır.

Bir saç teline yalnız madde olarak baktığımızda keratini görürüz. Hücresel açıdan baktığımızda matriksi, kök hücreyi ve melanositi görürüz. Fizyolojik açıdan baktığımızda damarları, sinirleri ve hormonları görürüz. Bütünlük içerisinde baktığımızda ise olağanüstü bir organizasyon görürüz.

Kur’ân ve Risale-i Nur perspektifinden yapılan tefekkür bunun bir adım daha ötesine geçerek sorar:

Bu kadar şuursuz unsurun beraberce meydana getirdiği ölçülü, devamlı, faydalı ve güzel netice bize neyi göstermektedir?

Böyle bakıldığında insanın başındaki tek bir saç dahi küçük görülmez.

Çünkü bazen çok büyük hakikatlerin işaretleri çok küçük şeylerde okunabilir.

Yorumlar:

Yorum Yazabilirsiniz.

Mail adresiniz gizli kalacaktır. Lütfen bütün alanları doldurun. *


Benzer Bloglar

Bal Mühendisi Arılar
  • Salih Avcı
  • 21.02.2023
Bal Mühendisi Arılar
SOMON BALIKLARININ YOLCULUĞU
  • Salih Avcı
  • 06.01.2025
SOMON BALIKLARININ YOLCULUĞU
Big Bang Teorisi
  • Salih Avcı
  • 16.08.2026
Big Bang Teorisi
Entropi Yasası Ve Kıyamet
  • Salih Avcı
  • 16.08.2026
Entropi Yasası Ve Kıyamet
İLK YARDIM
  • Salih Avcı
  • 04.09.2026
İLK YARDIM