18px

İnsan Ağzı, Dişler, Tükürük Bezleri, Yutma, Soluk Borusu ve Yemek Borusunun Muhteşem Yapısı ve Hikmetli Faaliyetleri


İnsan Ağzı, Dişler, Tükürük Bezleri, Yutma, Soluk Borusu ve Yemek Borusunun Muhteşem Yapısı ve Hikmetli Faaliyetleri

 

İnsan Ağzı, Dişler, Tükürük Bezleri, Yutma, Soluk Borusu ve Yemek Borusunun Muhteşem Yapısı ve Hikmetli Faaliyetleri

İnsan ağzına alınan küçücük bir lokmanın mideye ulaşması, dışarıdan son derece basit görünür. Oysa bu birkaç saniyelik olay sırasında dişler, çene kasları, dil, damak, tükürük bezleri, yutak, gırtlak kapağı, soluk borusu, yemek borusu, sinirler ve kaslar büyük bir uyum içinde çalışır.

Image

Image

Image

Image

Image

Bu sistem yalnızca beslenmeye hizmet etmez. Aynı bölgede tat alma, konuşma, nefes alma, çiğneme, yutma ve savunma gibi birbirinden farklı faaliyetler yürütülür.

Bu sebeple ağız ve boğaz bölgesi, hem modern anatomi ve fizyoloji açısından hem de yaratılıştaki ölçü, düzen, yardımlaşma ve hikmeti tefekkür etme bakımından son derece dikkat çekicidir.


1. Ağız: Sindirimin Başladığı Büyük Merkez

Ağız boşluğu yalnızca yiyeceklerin vücuda girdiği bir kapı değildir.

Burada:

Dudaklar → Dişler → Dil → Damak → Yanaklar → Tükürük bezleri → Yutak

birlikte çalışır.

Image

Image

Image

Image

Image

Image

Bir lokma ağza girdiği anda birçok işlem başlar:

Besinin alınması → çiğnenmesi → tadının algılanması → tükürükle karıştırılması → yumuşatılması → lokma hâline getirilmesi → yutağa gönderilmesi.

Bunların büyük kısmını düşünmeden gerçekleştiririz.


2. Dişler: Görevlerine Göre Farklı Şekiller

İnsanın bütün dişleri aynı biçimde değildir. Çünkü bütün dişlerin görevi aynı değildir.

Image

Image

Image

Image

Yetişkin bir insanda normal olarak 32 kalıcı diş bulunabilir:

Diş çeşidi Sayısı Başlıca görevi
Kesici dişler 8 Besini kesmek
Köpek dişleri 4 Tutmak ve koparmak
Küçük azı dişleri 8 Ezmek
Büyük azı dişleri 12 Ezmek ve öğütmek

Burada şekil ile görev arasındaki uyum dikkat çekicidir.

Öndeki kesici dişler besinden parça koparmaya uygunken, arkadaki azı dişleri daha geniş çiğneme yüzeylerine sahiptir.


3. Bir Dişin İçinde Neler Var?

Dışarıdan küçücük ve basit görünen tek bir dişin kesitine baktığımızda oldukça düzenli bir yapı görürüz.

Image

Image

Image

Image

Diş minesi

Dişin dışındaki son derece sert koruyucu tabakadır.

Çiğneme sırasında oluşan mekanik kuvvetlere karşı dişin korunmasında büyük rol oynar.

Dentin

Diş minesinin altında bulunur ve dişin büyük bölümünü meydana getirir.

Mineye göre daha az serttir.

Diş özü

Dişin merkezindeki canlı bölgedir.

Burada:

  • sinirler,

  • kan damarları,

  • bağ dokusu,

  • canlı hücreler

bulunur.

Diş kökü

Dişin çene kemiği içinde kalan bölümüdür.

Diş kökü zarı

Diş ile çevresindeki kemiğin bağlantısına katkıda bulunan özel bağ dokusu sistemidir. Çiğneme sırasında oluşan kuvvetlerin çevredeki dokulara aktarılmasına yardımcı olur.

Böylece diş kemiğe çakılmış cansız bir taş gibi değildir.

Sertlik, esneklik, canlılık ve duyarlılık aynı küçük yapıda birlikte bulunur.


4. Çiğneme: Sindirimin İlk Mekanik Aşaması

Image

Image

Image

Image

Image

Çiğneme sırasında yalnızca çenemizi aşağı-yukarı hareket ettirmeyiz.

Çene kasları kuvvet üretirken dişler besini parçalar.

Dil ise yiyeceği sürekli uygun dişlerin üzerine taşır.

Yanak kasları besinin ağız kenarlarına kaçmasını engellemeye yardım eder.

Tükürük besini nemlendirir.

Sonunda parçalanmış yiyecekler yutulmaya uygun bir lokma hâline getirilir.

Besinin küçük parçalara ayrılması aynı zamanda sindirim sıvılarının temas edebileceği yüzeyi artırır.


5. Dil: Ağız İçindeki Hareketli Yönetim Merkezi

Dil, insan vücudunun son derece hareketli kas yapılarından biridir.

Image

Image

Image

Image

Image

Dil;

tat almaya, besini çevirmeye, çiğnemeye, lokma oluşturmaya, yutmaya ve konuşmaya katkıda bulunur.

Bir lokmayı ağzımızda çevirirken oldukça güçlü hareketler yapabilir.

Fakat aynı dil, küçücük bir yiyecek kırıntısını da algılayabilir.

Konuşurken ise dilin hassas konum değişiklikleri seslerin şekillenmesine yardımcı olur.

Böylece aynı organda:

kuvvet + hareketlilik + hassasiyet

bir araya gelir.


6. Tükürük Bezleri: Sessiz Çalışan Kimya Fabrikaları

İnsan vücudunda üç büyük çift tükürük bezi bulunur.

Image

Image

Image

Image

Image

Bunlar:

1. Kulak altı tükürük bezi

Kulağın ön-alt tarafında bulunur.

2. Çene altı tükürük bezi

Alt çenenin altında yer alır.

3. Dil altı tükürük bezi

Dilin alt kısmında bulunur.

Bu bezlerden üretilen salgılar özel kanallarla ağız boşluğuna ulaştırılır.


7. Tükürük Sadece Su Değildir

Tükürük sıradan bir sıvı değildir.

İçinde suyun yanında çeşitli mineraller, proteinler, kayganlaştırıcı maddeler, enzimler ve savunmaya katkıda bulunan bileşenler bulunur.

Tükürüğün görevleri arasında:

Ağzı nemlendirmek: Ağız dokularının kurumasını önlemeye yardım eder.

Lokmayı kayganlaştırmak: Yutmayı kolaylaştırır.

Sindirimi başlatmak: Özellikle nişastanın sindirimine katkıda bulunan enzimler içerir.

Tat almaya yardım etmek: Besin moleküllerinin çözünmesine katkı sağlayarak tat alma hücreleriyle temasını kolaylaştırır.

Ağız savunmasına katkıda bulunmak: Mikroorganizmalara karşı çalışan bazı savunma bileşenleri içerir.

Dişleri korumaya yardımcı olmak: Ağız ortamının kimyasal dengesinin korunmasına katkıda bulunur.


8. Bir Lokmanın Hazırlanması

Buradaki iş bölümünü takip edelim:

Dişler

Besini parçalar.

Dil

Parçaları hareket ettirir.

Tükürük

Besini nemlendirir.

Dil ve yanaklar

Parçaları bir araya getirir.

Lokma oluşur.

Yutma başlar.

Bu kadar farklı yapı tek bir sonuç için beraber çalışmaktadır.


9. Yutma: Saniyeler İçindeki Büyük Koordinasyon

Yutma eylemi insan bedeninin en dikkat çekici koordinasyon örneklerinden biridir.

Image

Image

Image

Image

Image

Yutmayı üç temel aşamada inceleyebiliriz.

1. Ağız aşaması

Dil hazırlanmış lokmayı ağız boşluğunun arkasına doğru iter.

2. Yutak aşaması

Lokma yutağa ulaştığında hızlı ve büyük ölçüde istemsiz bir koordinasyon devreye girer.

3. Yemek borusu aşaması

Lokma yemek borusuna girdikten sonra kasılma dalgalarıyla mideye taşınır.


10. Hayatî Kavşak: Hava mı, Lokma mı?

Boğazımızda çok önemli bir yol ayrımı vardır.

Image

Image

Image

Image

Image

İki farklı madde aynı bölgeden geçer fakat farklı yerlere gönderilmelidir.

Havanın yolu

Burun/ağız → Yutak → Gırtlak → Soluk borusu → Akciğerler

Besinin yolu

Ağız → Yutak → Yemek borusu → Mide

Lokmanın yanlışlıkla hava yollarına gitmesi tehlikeli olabilir.

Bu nedenle yutma sırasında koruyucu mekanizmalar devreye girer.


11. Gırtlak Kapağı ve Hava Yolunun Korunması

Gırtlak kapağı, yabancı kaynaklarda çoğunlukla “epiglottis” adıyla gösterilen yapıdır. Türkçe görsellerimizde bunu GIRTLAK KAPAĞI olarak okuyabiliriz.

Image

Image

Image

Image

Ancak hava yolunun korunmasını yalnızca tek bir kapağın kapanması şeklinde düşünmek eksik olur.

Yutma sırasında:

  • gırtlak hareket eder,

  • ses telleri düzeyinde koruyucu kapanma meydana gelir,

  • gırtlak kapağı hareket eder,

  • solunum kısa süreli olarak yutmayla uyumlu hâle getirilir,

  • lokma yemek borusuna yönlendirilir.

Bunların doğru sırada ve doğru zamanda gerçekleşmesi gerekir.


12. Yutarken Neden Nefesimiz Düzenlenir?

Lokmanın hava yoluna kaçmaması gerekir.

Bu nedenle yutmanın kritik aşamasında solunum kısa süreli olarak baskılanır ve yutmayla koordine edilir.

Lokma güvenli biçimde geçtikten sonra solunum devam eder.

En dikkat çekici noktalardan biri şudur:

Bunların çoğunu bilinçli olarak yönetmeyiz.

Bir bardak su içerken hangi kasın hangi milisaniyede kasılacağını hesaplamayız.

Sinir sistemimiz gerekli koordinasyonu otomatik olarak gerçekleştirir.


13. Soluk Borusu: Akciğerlerin Hava Yolu

Image

Image

Image

Image

Image

Soluk borusu havayı akciğerlere taşıyan önemli hava yoludur.

Ancak yumuşak bir boru olsaydı kolaylıkla daralabilirdi.

Bu nedenle soluk borusunun duvarında onu destekleyen kıkırdak yapılar bulunur.

Bunlar hava yolunun açık kalmasına yardımcı olurken aynı zamanda belirli bir esnekliğin korunmasını sağlar.

Burada iki ihtiyaç dengelenmiştir:

Sağlamlık + Esneklik


14. Soluk Borusunun Kendi Temizlik Sistemi

Soluduğumuz havada yalnızca faydalı gazlar yoktur.

Havayla beraber:

  • toz,

  • küçük parçacıklar,

  • mikroorganizmalar,

  • çeşitli yabancı maddeler

de solunum yollarına girebilir.

Hava yollarındaki yapışkan salgı bunların bir kısmını yakalamaya yardım eder.

Yüzeydeki mikroskobik hareketli tüycükler ise bu salgının yukarı doğru taşınmasına katkıda bulunur.

Bu sisteme tüycüklü temizleme mekanizması diyebiliriz.

Böylece soluk borusu yalnızca pasif bir boru değildir; korunmasına ve temizlenmesine katkıda bulunan canlı bir yüzeye sahiptir.


15. Yemek Borusu: Lokmayı Mideye Taşıyan Kaslı Yol

Yemek borusu, yutağı mideye bağlayan kaslı bir yapıdır.

Image

Image

Image

Image

Image

Lokmanın mideye ulaşması yalnızca yerçekimine bırakılmamıştır.

Yemek borusundaki kasların düzenli kasılma dalgaları lokmayı aşağı doğru ilerletir.

Bu harekete dalga biçiminde ilerletici kasılma denilebilir. Tıp dilindeki karşılığı peristaltik harekettir.

Basitçe:

Lokmanın arkasındaki kaslar kasılır.

Lokma ileri doğru itilir.

İlerideki bölüm uygun şekilde gevşer.

Lokma aşağı ilerler.

Mideye ulaşır.


16. Soluk Borusu ile Yemek Borusunun Komşuluğu

İki önemli boru boyun ve göğüs bölgesinde birbirine çok yakın bulunur.

Önde → Soluk borusu

Arkada → Yemek borusu

Biri hava taşır.

Diğeri yiyecek ve içecekleri taşır.

Bu kadar dar bir anatomik bölgede iki ayrı sistemin görevlerini sürdürebilmesi dikkat çekici bir düzen meydana getirir.


17. Mide Girişindeki Koruyucu Mekanizma

Image

Image

Image

Image

Image

Yemek borusunun mideye birleştiği yerde geri kaçışı sınırlayan fonksiyonel bir kas sistemi bulunur.

Lokma geldiğinde bölge gevşeyerek geçişe izin verir.

Ardından yeniden kapanma yönünde basınç oluşturur.

Böylece asitli mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması sınırlandırılır.

Bu mekanizmanın yetersiz kalması mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasına, yani reflüye katkıda bulunabilir.


18. Bir Lokmanın Muhteşem Yolculuğu

Şimdi bütün sistemi tek bir lokma üzerinden takip edelim.

Image

Image

Image

Image

Image

1.

Yiyecek ağza alınır.

2.

Kesici dişler parçalamaya başlar.

3.

Azı dişleri besini ezer ve öğütür.

4.

Dil yiyeceği dişlerin üzerine yönlendirir.

5.

Tükürük besini nemlendirir.

6.

Sindirim enzimleri çalışmaya başlar.

7.

Dil ve yanaklar besini bir araya getirir.

8.

Lokma meydana gelir.

9.

Dil lokmayı geriye doğru iter.

10.

Yutma mekanizması başlar.

11.

Hava yolu korunur.

12.

Lokma yemek borusuna geçer.

13.

Yemek borusunun kasılma dalgaları lokmayı aşağı taşır.

14.

Mide girişindeki kas sistemi uygun biçimde gevşer.

15.

Lokma mideye ulaşır.

Gün içerisinde defalarca gerçekleştirdiğimiz sıradan bir yemek yeme olayının arkasında böylesine büyük bir koordinasyon bulunmaktadır.


19. Öksürük: İkinci Bir Koruma Hattı

Bazen yiyecek veya sıvı yanlışlıkla hava yoluna doğru ilerleyebilir.

Bu durumda güçlü koruyucu reflekslerden biri devreye girer:

Öksürük.

Image

Image

Image

Image

Image

Güçlü hava akımı yabancı maddenin hava yollarından uzaklaştırılmasına yardım eder.

Burada önemli bir prensiple karşılaşırız:

Tek bir koruma mekanizması yerine birbirini tamamlayan savunma katmanları bulunur.


20. Bütün Sistemin İş Bölümü

Yapı Temel görevlerinden bazıları
Dudak Besini almaya ve ağızda tutmaya yardım eder
Dişler Keser, koparır, ezer ve öğütür
Çene kasları Çiğneme kuvvetini oluşturur
Dil Besini yönlendirir, tat ve yutmaya katkıda bulunur
Tükürük bezleri Tükürük üretir
Tükürük Nemlendirir, kayganlaştırır ve sindirime katkı sağlar
Damak Ağız-burun bölgesinin işlevsel ayrımına katkıda bulunur
Yutak Hava ve besin yollarının kesiştiği bölgedir
Gırtlak kapağı Yutma sırasında hava yolunun korunmasına katkı sağlar
Soluk borusu Havayı akciğerlere taşır
Yemek borusu Lokmayı mideye taşır
Sinir sistemi Hareketlerin zamanlamasını ve koordinasyonunu sağlar

21. Hikmet Penceresinden: Şeklin Göreve Uygunluğu

Buradan itibaren bilimsel açıklamadan tefekkür ve hikmet yorumuna geçiyoruz.

Kesici diş başka biçimdedir.

Azı dişi başka biçimdedir.

Dil yumuşak ve hareketlidir.

Diş serttir.

Yemek borusu kaslı ve esnektir.

Soluk borusu ise hava yolunun açık kalmasına yardımcı olacak kıkırdak desteklere sahiptir.

Her yapının özellikleri yaptığı işle uyumludur.

Risale-i Nur perspektifinden bu durum, sanat ile vazife, şekil ile hikmet arasındaki uyum açısından okunabilir.


22. Sert Dişin Yanında Yumuşak Dil

Ağızda çok sert dişlerle son derece yumuşak bir dil yan yana bulunur.

Fakat normal çiğneme sırasında sinir sistemi, çene kasları ve dil hareketleri öylesine koordine edilir ki dil sürekli dişlerin arasına girmez.

Bir tarafta:

sertlik ve kuvvet

diğer tarafta:

yumuşaklık ve hassasiyet

vardır.

İkisi beraber aynı amaca hizmet eder.


23. Bir Damla Tükürükteki Büyük Hizmet

İnsan çoğu zaman tükürüğün kıymetini düşünmez.

Fakat ağız kuruluğu meydana geldiğinde:

konuşmanın,

çiğnemenin,

yutmanın,

tat almanın

ne kadar zorlaşabileceği daha kolay anlaşılır.

Tükürük sürekli verildiği için sıradanlaşan büyük nimetlerden biridir.

Tefekkür açısından burada güzel bir ölçü vardır:

Nimetin devamlı olması, onun küçük olduğunu değil; bizim ona alıştığımızı gösterir.


24. Bir Boğazda İki Ayrı Yol

Image

Image

Image

Image

Image

Belki en dikkat çekici yapılardan biri boğazdaki kavşaktır.

Bir taraftan insan sürekli nefes almak zorundadır.

Diğer taraftan aynı bölgeden su ve yiyecek geçirmek zorundadır.

Fakat:

Hava → Akciğere

Besin → Mideye

gitmelidir.

Bu ayrımın saniyenin küçük bölümleri içerisinde koordineli biçimde gerçekleştirilmesi, insan bedenindeki düzenin dikkat çekici örneklerinden biridir.


25. İnsan Kendi Bedeninin Ayrıntılı İdarecisi Değildir

Bir lokmayı ağzımıza koymayı biz tercih ederiz.

Fakat sonrasında meydana gelen faaliyetlerin çoğunu tek tek yönetmeyiz.

“Şimdi şu tükürük bezimi çalıştırayım.”

“Şimdi yutak kasımı kasayım.”

“Şimdi gırtlağımı kaldırayım.”

“Şimdi solunumumu yutmayla eşleştireyim.”

“Şimdi yemek borumda kasılma dalgası oluşturayım.”

demeyiz.

Bütün bunlar sinir sisteminin otomatik ve yarı otomatik kontrol mekanizmalarıyla yürütülür.

Risale-i Nur'un acz ve ihtiyaç penceresinden düşünüldüğünde burada derin bir ders vardır:

İnsan bedeninden faydalanır; fakat bedenindeki trilyonlarca biyolojik işlemin ayrıntılı yöneticisi değildir.


26. Rahmet Penceresinden Ağız

Ağız yalnızca kalori almak için verilmiş bir giriş kapısı değildir.

İnsan ağzıyla:

yer, içer, tat alır, konuşur, gülümser, sevgisini ifade eder, ilim öğrenir ve öğretir, Kur'ân okur, dua eder ve Allah'ı zikreder.

Aynı organ sisteminin hem maddî hayatımıza hem sosyal hayatımıza hem de manevî hayatımıza hizmet edebilmesi ayrıca tefekküre değerdir.


27. Tevhid Penceresinden Bütünlük

Ağızdaki hiçbir yapı tek başına yeterli değildir.

Diş, dil olmadan besini gerektiği gibi yönlendiremez.

Dil, tükürük olmadan kuru besini kolayca lokmaya dönüştüremez.

Tükürük, tükürük bezleri olmadan meydana gelmez.

Lokma, yutak koordinasyonu olmadan güvenle ilerleyemez.

Yutak, solunum sistemiyle uyumlu çalışmak zorundadır.

Yemek borusu, mideyle uyumlu çalışmalıdır.

Bütün bunların üzerinde sinir sistemi ve dolaşım sistemi de faaliyet göstermektedir.

Dolayısıyla bir lokmanın mideye ulaşması bile birçok organın birbirinden haberdarmışçasına ortak neticeye hizmet etmesini gerektirir.

Risale-i Nur perspektifinden bu karşılıklı yardımlaşma, bedenin parçalarının ötesinde birlik içinde işleyen yaratılış düzenini tefekkür ettiren bir pencere olarak görülebilir.


28. Kur'ân'ın İnsanı Kendi Yaratılışına Bakmaya Daveti

Kur'ân-ı Kerîm şöyle buyurur:

“Kesin olarak inananlar için yeryüzünde âyetler vardır. Kendi nefislerinizde de. Hâlâ görmeyecek misiniz?”
(Zâriyât, 51/20-21)

İnsan bedenindeki bu sistemler yalnızca biyoloji dersinin konusu olmak zorunda değildir.

Bir dişin yapısı,

bir damla tükürük,

dilin hareketi,

bir yutkunma,

gırtlak kapağının hareketi,

yemek borusunun kasılması

insanı kendi yaratılışı üzerinde düşünmeye sevk edebilir.


29. Bir Lokmadan Büyük Bir Tefekkür Dersine

Image

Image

Image

Image

Image

Bir lokma ekmek üzerinden düşünelim:

Topraktan buğday çıkar.

Buğday besine dönüşür.

Elimiz onu ağza götürür.

Dişler parçalar.

Dil yönlendirir.

Tükürük yumuşatır ve kimyasal sindirime katkıda bulunur.

Lokma hazırlanır.

Yutma sistemi devreye girer.

Hava yolu korunur.

Yemek borusu lokmayı taşır.

Mide teslim alır.

Sindirim devam eder.

Besin maddeleri emilir.

Kan yoluyla hücrelere ulaştırılır.

Böylece insanın “bir lokma yemek” dediği hadise, gerçekte pek çok organ ve sistemin beraber çalışmasını gerektiren büyük bir organizasyondur.


30. Sonuç: Ağzımızdaki Büyük Sistem

İnsan ağzı ve boğazı incelendiğinde üç özellik özellikle dikkat çeker:

Ölçü: Her yapının özellikleri vazifesine uygundur.

Yardımlaşma: Organlar tek başına değil, beraber çalışır.

Zamanlama: Özellikle yutma sırasında doğru hareketin doğru zamanda yapılması gerekir.

Dişler besini parçalar.

Dil onu yönetir.

Tükürük hazırlar.

Yutak teslim alır.

Gırtlak ve gırtlak kapağı hava yolunu korumaya yardım eder.

Yemek borusu lokmayı mideye taşır.

Soluk borusu ise hemen yanı başında nefesimizi akciğerlere ulaştırmaya devam eder.

Bütün bunlar çoğu zaman biz farkına bile varmadan gerçekleşir.

Modern bilim bize bu sistemlerin nasıl çalıştığını ayrıntılarıyla gösterirken; Kur'ân ve tefekkür nazarı insanı bir adım daha ileriye götürerek bu ölçü, düzen, fayda ve yardımlaşmanın üzerinde düşünmeye davet eder.

Bu bakımdan bir diş, bir damla tükürük ve tek bir yutkunma bile, insanın kendi yaratılışındaki sanat, hikmet, kudret ve rahmet üzerinde uzun uzun düşünmesine vesile olabilecek kadar zengin birer tefekkür penceresidir.

Yorumlar:

Yorum Yazabilirsiniz.

Mail adresiniz gizli kalacaktır. Lütfen bütün alanları doldurun. *


Benzer Bloglar

Bal Mühendisi Arılar
  • Salih Avcı
  • 21.02.2023
Bal Mühendisi Arılar
SOMON BALIKLARININ YOLCULUĞU
  • Salih Avcı
  • 06.01.2025
SOMON BALIKLARININ YOLCULUĞU
Big Bang Teorisi
  • Salih Avcı
  • 16.08.2026
Big Bang Teorisi
Entropi Yasası Ve Kıyamet
  • Salih Avcı
  • 16.08.2026
Entropi Yasası Ve Kıyamet
İLK YARDIM
  • Salih Avcı
  • 04.09.2026
İLK YARDIM