- Salih Avcı
- 21.02.2023
İlk yardım; kaza, yaralanma veya ani hastalık durumunda, profesyonel sağlık ekipleri gelinceye kadar kişinin hayatını korumak, durumunun kötüleşmesini önlemek ve iyileşmesini desteklemek amacıyla olay yerindeki imkânlarla yapılan ilk müdahalelerdir. İlk yardımın en önemli özelliklerinden biri, tıbbi tedavinin yerine geçmemesidir. Ciddi ve hayatı tehdit eden durumlarda Türkiye'de 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır.







Bir trafik kazası, boğulma, ciddi kanama, kalp durması veya solunum yolu tıkanıklığı meydana geldiğinde sağlık ekiplerinin olay yerine ulaşmasına kadar geçen dakikalar çok değerlidir. Bu dönemde doğru yapılan basit müdahaleler kişinin hayatta kalma ihtimalini artırabilir; yanlış müdahaleler ise yaralanmayı ağırlaştırabilir.
İlk yardımın temel amaçları hayati tehlikeyi azaltmak, yaşamsal fonksiyonların sürdürülmesine yardımcı olmak, durumun kötüleşmesini engellemek ve profesyonel sağlık yardımına ulaşılmasını sağlamaktır.
Bu nedenle iyi bir ilk yardımcı yalnızca “ne yapacağını” değil, ne yapmaması gerektiğini de bilmelidir.
Bir yaralı gördüğümüzde içgüdüsel olarak hemen yanına koşmak isteyebiliriz. Fakat ilk kural olay yerinin güvenliğidir.
Örneğin elektrik çarpmasında elektrik kesilmeden kişiye dokunmak, trafik kazasında araçların geçtiği yola kontrolsüz girmek veya yangın bulunan kapalı bir ortama korunmasız girmek ikinci bir kazaya yol açabilir.
Bu nedenle genel yaklaşım şöyle özetlenebilir:
Koruma → Bildirme → Kurtarma
Koruma: Öncelikle olay yerinin güvenliği değerlendirilir.
Bildirme: Gerekiyorsa 112 aranır.
Kurtarma: Kişinin bilinci ve normal solunumu değerlendirilerek uygun ilk yardım uygulanır.






112 aranırken mümkün olduğunca sakin olunmalı; olayın ne olduğu, açık adres veya konum, kaç kişinin etkilendiği ve bilinen tehlikeler görevliye anlatılmalıdır. Telefon, görevli gerekli bilgileri aldığını belirtmeden kapatılmamalıdır.
Olay yeri güvenliyse kişinin yanına yaklaşılır. Yetişkinde omuzlarına hafifçe dokunularak yüksek sesle:
“İyi misiniz?”
diye sorulabilir.
Kişi cevap vermiyorsa bilinç kaybı söz konusu olabilir ve hızla yardım çağrılması gerekir.
Bilinçsiz bir kişiye su, yiyecek veya ilaç verilmemelidir.
Bilinci olmayan kişinin hava yolunun açık olup olmadığı ve normal nefes alıp almadığı değerlendirilir.
Normal solunum yoksa veya yalnızca düzensiz, iç çekme/gasping biçiminde soluklar varsa durum kalp durması açısından değerlendirilerek 112 çağrılmalı ve temel yaşam desteğine başlanmalıdır.
Burada zaman çok değerlidir.
Kalp durduğunda kan dolaşımı kesilir. Beyin ve diğer hayati organlara oksijen taşınamaz. Göğüs basıları, profesyonel yardım gelinceye kadar dolaşımın kısmen sürdürülmesine yardımcı olur.





Normal nefes almayan ve tepkisiz bir yetişkinde 112 yardımının harekete geçirilmesinin ardından göğüs basılarına başlanır.
Eller göğüs kemiğinin alt yarısına yerleştirilir. Kollar mümkün olduğunca dik tutulur ve basılar güçlü, düzenli biçimde uygulanır.
Yetişkin için genel hedef:
Dakikada 100–120 göğüs basısı
ve yaklaşık
5–6 cm bası derinliğidir.
Her basıdan sonra göğsün yeniden yükselmesine izin verilmelidir.
Eğitimli ve yapabilecek durumda olan ilk yardımcıda uygulama genellikle:
30 göğüs basısı + 2 kurtarıcı nefes
şeklinde sürdürülür.
Türkiye'deki bir Sağlık Bakanlığı hastanesinin CPR eğitim materyalinde de dakikada 100–120 bası ve yaklaşık 5 cm göğüs basısı açıklanmaktadır. (Sorgun Devlet Hastanesi)
Önemli: Kalp-akciğer canlandırması uygulamalı eğitim gerektiren bir beceridir. Bu makale eğitimli bir eğitmenin verdiği ilk yardım kursunun yerini tutmaz.
OED, bazı kalp durmalarında kalbin elektriksel ritmini analiz eden ve gerekiyorsa elektrik şoku verilmesini sağlayan cihazdır.
Cihaz mevcutsa açılır ve sesli/görsel talimatları takip edilir. Elektrot pedleri cihazın gösterdiği şekilde çıplak göğse yerleştirilir. Cihaz analiz yaparken veya şok verirken kimsenin kişiye dokunmaması gerekir.
MEB'in ilk yardım eğitim içeriklerinde yetişkin temel yaşam desteğiyle birlikte OED uygulamalarına yönelik eğitim materyalleri de bulunmaktadır. (İlk Yardım)
Her bilinçsiz kişiye kalp masajı yapılmaz.
Kişinin bilinci kapalı fakat normal solunumu varsa, uygun durumlarda kurtarma/derlenme pozisyonuna alınması hava yolunun korunmasına yardımcı olabilir.




Kişi yan yatırılır; baş ve hava yolu uygun şekilde konumlandırılır ve solunumu düzenli olarak yeniden değerlendirilir.
Bu pozisyon özellikle kusmuk veya salgıların hava yoluna kaçma riskini azaltmaya yardımcı olur.
MEB de komadaki kişide yaşam bulgularının değerlendirilmesini, kurtarma pozisyonunun verilmesini, 112'nin aranmasını ve solunumun takip edilmesini önermektedir. (İlk Yardım)
Ancak ciddi travma, özellikle omurga yaralanması şüphesi varsa gereksiz hareketlerden kaçınılmalıdır. Öncelik hava yolunun ve solunumun korunmasıdır.
Yemek yerken veya küçük bir cismin solunum yoluna kaçması sonucunda kişi boğulabilir.
Burada kısmi tıkanma ile tam tıkanmayı ayırmak önemlidir.
Kişi güçlü biçimde öksürebiliyor, konuşabiliyor ve nefes alabiliyorsa öksürmeye teşvik edilir.
Fakat kişi:
konuşamıyorsa,
etkili biçimde öksüremiyorsa,
nefes alamıyorsa,
ellerini boğazına götürüyorsa
ciddi/tam solunum yolu tıkanıklığı düşünülebilir.


Bilinci açık yetişkin ve 1 yaşından büyük çocukta uygun ilk yardım yaklaşımında 5 sırt darbesi uygulanır; tıkanıklık açılmazsa uygun karın basıları uygulanabilir ve bunlar dönüşümlü olarak sürdürülür.
MEB'in Türkçe eğitim afişlerinde de tam tıkanıklık için sırt darbeleri ve ardından Heimlich/karın basısı uygulaması gösterilmektedir. (İlk Yardım)
1 yaşından küçük bebeğe yetişkindeki Heimlich manevrası uygulanmaz.
Bebeklerde uygun sırt vuruşları ve göğüs basıları kullanılır. Bu nedenle bebek ilk yardımının uygulamalı olarak öğrenilmesi özellikle önemlidir.
Şiddetli kanama kısa sürede hayatı tehdit edebilir.
En temel uygulamalardan biri yaraya doğrudan basıdır.
MEB'in Türkçe dış kanama eğitim afişinde temel yaklaşım şu şekilde gösterilir: yaranın üzerine temiz bezle basılır; kanama devam ederse ilk bez kaldırılmadan üzerine ikinci bez eklenerek bası artırılır ve uygun şekilde bandaj uygulanır. (İlk Yardım)
Ciddi kanamada aynı zamanda 112 aranmalıdır.
Bıçak, metal veya başka bir cisim vücuda saplanmışsa:
Cisim çıkarılmamalıdır.
Çünkü saplanmış cisim bazen hasarlı damara baskı yapıyor olabilir; çıkarılması çok daha ağır kanamaya neden olabilir.
Turnike sıradan küçük kanamalarda kullanılan bir yöntem değildir. Hayatı tehdit eden ciddi uzuv kanamalarında, özellikle doğrudan basının yetersiz olduğu veya uygulanamadığı durumlarda gündeme gelir.
Yanlış turnike uygulaması ciddi zarar oluşturabileceğinden tekniğinin uygulamalı eğitimle öğrenilmesi gerekir.
MEB'in ilk yardım kaynaklarında turnike uygulaması için ayrıca fotoğraflı eğitim materyalleri bulunmaktadır. (İlk Yardım)
Burun kanamasında sık yapılan yanlışlardan biri başı geriye atmaktır.
Doğru yaklaşımda kişi sakinleştirilir ve oturtulur. Baş hafifçe öne eğilir. Burnun yumuşak kısmına uygun süre kesintisiz baskı uygulanır.




Başın geriye atılması kanın boğaza doğru akmasına yol açabileceğinden uygun değildir.
Kanama durmuyorsa, çok şiddetliyse veya ciddi travma sonrasında başladıysa tıbbi yardım alınmalıdır.
Yanıklar; sıcak sıvı, alev, sıcak yüzey, kimyasal madde veya elektrik gibi farklı nedenlerle meydana gelebilir.





Isı yanığında kişi tehlike kaynağından uzaklaştırılır. Yanık bölgesi mümkün olan en kısa sürede serin akan suyla yaklaşık 20 dakika soğutulur. Takı ve sıkı eşyalar, deriye yapışmamışsa şişme başlamadan önce dikkatlice çıkarılabilir.
Yanık üzerine:
diş macunu, yoğurt, yağ, salça, kolonya veya benzeri maddeler sürülmemelidir.
Buz da doğrudan yanık dokusuna uygulanmamalıdır.
Geniş, derin, yüz-el-ayak-genital bölgeyi etkileyen, elektrik veya kimyasal kaynaklı yanıklarda profesyonel sağlık değerlendirmesi gerekir.
Kırık şüphesinde en önemli prensiplerden biri yaralı bölgenin gereksiz yere hareket ettirilmemesidir.






Kırık olan bölge mümkün olduğunca bulunduğu pozisyonda desteklenir.
Kırığı yerine oturtmaya çalışmak doğru değildir.
Çıkıklarda da eklem zorla yerine yerleştirilmemelidir. Bu işlem damar, sinir ve çevre dokulara zarar verebilir.
Yüksekten düşme, ciddi trafik kazası, baş-boyun travması veya ağır darbe sonrasında omurga yaralanması olabileceği düşünülmelidir.
Bu durumda kişi gereksiz yere:
oturtulmamalı, ayağa kaldırılmamalı veya yürütülmemelidir.
Ancak yangın, patlama, boğulma gibi bulunduğu yerde kalmasının daha büyük ve yakın bir tehlike oluşturduğu durumlar farklıdır.
Bayılma, beyne giden kan akımının kısa süreli azalması sonucunda meydana gelen geçici bilinç kaybıdır.






Kişinin güvenliği sağlanır ve normal solunumu kontrol edilir. Yaralanma yoksa uygun şekilde yatırılır. Bilinci kısa sürede açılmıyorsa, tekrar tekrar bayılıyorsa, göğüs ağrısı veya nefes darlığı varsa ya da ciddi yaralanma meydana geldiyse acil yardım istenir.
Kasılma geçiren kişiyi zorla tutmaya çalışmak doğru değildir.
Çevresindeki sert ve tehlikeli eşyalar uzaklaştırılır ve mümkünse başı darbelerden korunur.
Nöbet geçiren kişinin:
ağzına kaşık, bez, parmak, kalem veya başka bir cisim sokulmamalıdır.
Kişinin dilini “yutmaması” için ağzına cisim koymak gerekli değildir ve ciddi yaralanmaya neden olabilir.
Nöbet bittikten sonra solunum değerlendirilir.
Uzayan, art arda tekrarlayan nöbetlerde, kişinin yaralanması durumunda veya solunum problemi geliştiğinde acil yardım çağrılmalıdır.
Elektrik çarpmasında en önemli kural:
Elektrik kaynağı kesilmeden kişiye dokunmamaktır.





Mümkünse ana şalterden elektrik kesilir. Güvenli hale geldikten sonra kişinin bilinci ve normal solunumu değerlendirilir.
Elektrik yaralanmaları dışarıdan küçük görünse bile kalp ritmini ve iç dokuları etkileyebileceğinden tıbbi değerlendirme gerekebilir.
Zehirlenme ilaç, temizlik maddesi, kimyasal madde, gaz veya başka maddeler nedeniyle meydana gelebilir.
Kişiyi bilinçsiz biçimde kusturmaya çalışmak tehlikeli olabilir.
Özellikle çamaşır suyu, lavabo açıcı ve benzeri aşındırıcı maddelerin içilmesinde kusturma işlemi yemek borusunun yeniden zarar görmesine ve maddenin akciğere kaçmasına neden olabilir.
112'nin veya ilgili sağlık profesyonellerinin yönlendirmesine göre hareket edilmelidir.
Sudan çıkarılan kişinin bilinci ve normal solunumu hızla değerlendirilmelidir.





Kişinin akciğerlerindeki suyu çıkarmak amacıyla baş aşağı çevirmek veya karnına bastırarak su çıkarmaya çalışmak zaman kaybettirebilir ve önerilmez.
Normal solunum yoksa temel yaşam desteği gerekir.
Kurtarıcının kendi güvenliği de önemlidir; yüzme ve kurtarma eğitimi olmayan kişinin kontrolsüz biçimde suya atlaması ikinci bir boğulmaya neden olabilir.
Aşırı sıcak ortamda vücut sıcaklığının tehlikeli düzeylere yükselmesi acil bir durum oluşturabilir.
Özellikle:
bilinç değişikliği,
sersemlik,
davranış bozukluğu,
çok yüksek vücut sıcaklığı,
bayılma
gibi belirtiler varsa 112 aranmalıdır.
Kişi serin bir yere alınmalı ve profesyonel yardım beklenirken güvenli soğutma yöntemleri uygulanmalıdır.
Göğüste baskı, sıkışma veya ağırlık hissi; kola, sırta, boyuna veya çeneye yayılan ağrı; nefes darlığı; soğuk terleme ve bulantı gibi belirtiler kalp kriziyle ilişkili olabilir.






Bu belirtiler özellikle yeni başlamışsa veya şiddetliyse kişi kendi aracıyla hastaneye götürülmeye çalışılmak yerine 112 aranmalıdır.
Kişi rahat ettirilmeli, gereksiz hareket ettirilmemeli ve yalnız bırakılmamalıdır.
İnmede zaman son derece önemlidir.
Aniden ortaya çıkan:
yüzde kayma, bir kolda güçsüzlük veya uyuşma, konuşmanın bozulması
önemli uyarı belirtileridir.




Bu belirtilerden biri bile aniden ortaya çıkarsa 112 aranmalıdır.
Belirtilerin başladığı veya kişinin en son normal görüldüğü zamanın bilinmesi sağlık ekibi açısından önemlidir.
Evde, işyerinde ve araçta uygun bir ilk yardım çantasının bulunması faydalıdır.





Çantada kullanım amacına göre steril gazlı bez, çeşitli bandajlar, flaster, tek kullanımlık eldiven, makas, yara örtüleri ve benzeri temel malzemeler bulunabilir.
Malzemelerin son kullanma tarihleri düzenli olarak kontrol edilmelidir.
İlk yardımda bazı geleneksel uygulamalar yarardan çok zarar verebilir.
Yanığa diş macunu veya yağ sürmek, burun kanamasında başı geriye atmak, nöbet geçiren kişinin ağzına kaşık sokmak, kırığı zorla düzeltmeye çalışmak, zehirlenen kişiyi bilinçsizce kusturmak, saplanmış cismi çekip çıkarmak, bilinci kapalı kişiye su içirmek ve trafik kazasındaki yaralıyı zorunluluk olmadığı halde hemen ayağa kaldırmak bunların başlıcalarıdır.
İlk yardımın temel düşüncesi şudur:
Zarar verme, hayati fonksiyonları koru ve profesyonel yardımın ulaşmasını sağla.
Acil bir olayla karşılaşıldığında şu sıra akılda tutulabilir:
GÜVENLİK → BİLİNÇ → SOLUNUM → 112 → GEREKLİ İLK YARDIM → SÜREKLİ TAKİP







İlk yardım yalnızca sağlık çalışanlarının bilmesi gereken bir konu değildir. Evde, okulda, işyerinde, trafikte veya seyahatte herhangi bir insan bir gün ilk yardıma ihtiyaç duyabilir.
Fakat bilgi kadar uygulamalı eğitim de önemlidir. Özellikle kalp-akciğer canlandırması, OED kullanımı, solunum yolu tıkanıklığı, ciddi kanama kontrolü ve bebek-çocuk ilk yardımı gibi uygulamaların yetkili eğitmenlerden uygulamalı olarak öğrenilmesi gerekir.
MEB'in ilk yardım portalında solunum yolu tıkanıklığı, bebek ve çocuklarda ilk yardım, dış kanama, turnike, şok, burun kanaması, bayılma, koma, göğüs ağrısı ve kırıklar gibi konularda Türkçe afiş ve broşürler de bulunmaktadır. (İlk Yardım)
Unutmayalım: Bazen hayat kurtaran şey karmaşık bir tıbbi işlem değil; tehlikeyi fark etmek, 112'yi zamanında aramak ve sağlık ekibi gelene kadar doğru ilk yardımı uygulamaktır.
Yorumlar:
Yorum Yazabilirsiniz.