18px

HEDEF(1)

İyice bilin ki gönüller, Allah'ı anmakla yatışır, kuvvet bulur. Rad Suresi 28. Ayet


HEDEF(1)

HAYATIMIN HEDEFİ VE MANEVÎ YÜKÜMLÜLÜKLERİM

1. Hedefim

En büyük hedefim Allah’ın rızasını kazanmak, dünya ve ahiret saadetine ulaşmaktır.

Hayatımın merkezinde Allah’ın rızası bulunmalıdır. Yaptığım işlerde, aldığım kararlarda ve insanlarla olan ilişkilerimde öncelikle şu soruyu kendime sormalıyım:

“Allah bu davranışımdan razı olur mu?”

Eğer yaptığım bir iş Allah’ın rızasına uygunsa, insanların karşı çıkması beni doğru bildiğim yoldan döndürmemelidir. Eğer yaptığım iş Allah’ın rızasına uygun değilse, bütün insanlar o işi beğense ve beni desteklese bile bundan vazgeçmeliyim.

Bu nedenle hayatım boyunca Kur’ân-ı Kerîm’i ve Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) sünnetini kendime rehber edinmeliyim.

Bir iş Kur’an’ın hükümlerine ve sünnete uygunsa onu yapmaya çalışmalıyım. Açıkça haram olan veya haram olmasından ciddi şekilde şüphe ettiğim şeylerden uzak durmalıyım.

Kur’an’ı yalnızca okumakla yetinmemeliyim. Onu anlamaya, üzerinde düşünmeye ve öğrendiklerimi hayatıma uygulamaya çalışmalıyım.

“Kim Allah’a sımsıkı sarılırsa muhakkak doğru yola iletilmiştir.”
(Âl-i İmrân, 3/101)

“Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygambere itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah’a ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir.”
(Nisâ, 4/59)

2. Her İşimde Allah’ın Dilemesini Hatırlamalıyım

Gelecekle ilgili planlar yaparken kendi irademin ve gücümün sınırlı olduğunu unutmamalıyım.

Bir şeyi yapmaya karar verdiğimde:

“İnşallah, Allah dilerse yapacağım.”

demeliyim.

Çünkü insan plan yapar ve gayret eder. Fakat sonucu yaratan Allah’tır.

Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulur:

“Hiçbir şey hakkında, ‘Ben bunu yarın mutlaka yapacağım’ deme. Ancak, ‘Allah dilerse yapacağım’ de.”
(Kehf, 18/23-24)

Bu anlayış beni tembelliğe değil, tevekküle götürmelidir. Üzerime düşeni yapmalı, sebeplere sarılmalı ve sonucu Allah’a bırakmalıyım.

3. Allah’a ve Resulüne İtaat Etmeliyim

Gerçek kurtuluş, Allah’a ve Resulüne itaat etmekle mümkündür.

Kur’an şöyle bildirir:

“Kim Allah’a ve Resulüne itaat eder, Allah’tan korkar ve O’na karşı gelmekten sakınırsa işte onlar başarıya ulaşanların ta kendileridir.”
(Nûr, 24/52)

Kur’an benim için yalnızca okunan kutsal bir kitap olmamalıdır. Aynı zamanda hayatımı şekillendiren bir rehber olmalıdır.

“Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin şeref ve itibarınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?”
(Enbiyâ, 21/10)

Allah ve Resulünün açık hükmünün bulunduğu bir konuda kendi arzu ve heveslerimi dinin hükmünün önüne geçirmemeliyim.

“Allah ve Resulü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mümin erkek ve hiçbir mümin kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur.”
(Ahzâb, 33/36)


MÜ’MİNÛN SURESİNİN ÖĞRETTİĞİ MÜMİN MODELİ

Mü’minûn suresinin ilk ayetleri bana nasıl bir mümin olmam gerektiğini öğretmektedir.

Gerçek mümin:

  • Namazını huşû içinde kılar.

  • Boş ve faydasız işlerden uzak durur.

  • Zekâtını verir.

  • İffetini ve namusunu korur.

  • Allah’ın belirlediği helal sınırlarını aşmaz.

  • Emanetlerine riayet eder.

  • Verdiği sözleri yerine getirir.

  • Namazlarını titizlikle korur.

Kur’an bu güzel özellikleri taşıyan insanların Firdevs Cenneti’ne vâris olacaklarını haber vermektedir.

Ben de hayatım boyunca bu özellikleri kazanmaya çalışmalıyım.

Duam

Allah’ım! Bizi azaltma, çoğalt. Bizi şerefli kıl, küçük düşürme. Bizi üstün kıl, mağlup etme. Bizi hoşnut et ve bizden razı ol.


HER HÂLİMDE ALLAH’I HATIRLAMALIYIM

Mümin yalnızca ibadet sırasında Allah’ı hatırlayan insan değildir.

Hayatın her anında Allah ile olan bağını korumaya çalışmalıdır.

Kur’an, Allah’ın seçkin kullarını şöyle tarif eder:

“Onlar ayakta dururken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. ‘Rabbimiz! Sen bunları boş yere yaratmadın. Seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru’ derler.”
(Âl-i İmrân, 3/191)

Ben de gökyüzüne, yeryüzüne, insanlara, hayvanlara, bitkilere ve kâinattaki diğer varlıklara baktığımda Allah’ın kudretini, rahmetini ve hikmetini düşünmeliyim.

Duam

Rabbimiz! Sen kimi cehennem ateşine koyarsan onu gerçekten büyük bir zillete düşürmüş olursun. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur.

Rabbimiz! “Rabbinize iman edin!” diye imana çağıran davetçiyi işittik ve iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kusurlarımızı ört ve canımızı iyilerle beraber al.

Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığıyla bize vadettiğin nimetleri ver. Kıyamet gününde bizi mahcup etme. Şüphesiz Sen vaadinden dönmezsin.


EN BÜYÜK ARZUM: ALLAH’IN RIZASINA ULAŞMAK

İnşallah hayatım boyunca üzerime düşen kulluk vazifelerini yerine getirir ve sonunda Rabbimin şu hitabına mazhar olurum:

“Ey huzura kavuşmuş nefis! Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön. Seçkin kullarım arasına katıl ve cennetime gir.”
(Fecr, 89/27-30)

Hayatımın sonunda ulaşmak istediğim en büyük makam budur:

Allah’tan razı olmak ve Allah’ın da benden razı olması.


NASIL BİR İNSAN OLMALIYIM?

Kur’an’dan ve sünnetten öğrendiğim kadarıyla Rabbimin benden istediği kulluk yalnızca namaz, oruç ve diğer ibadetlerden ibaret değildir.

Ahlakım, ticaretim, aile hayatım, insanlarla ilişkilerim, kazancım, harcamalarım ve günlük davranışlarım da kulluğumun bir parçasıdır.

Bu nedenle kendime şu prensipleri rehber edinmeliyim:

Kimseye zarar vermemeliyim.

Sürekli kendimi hesaba çekmeliyim.

Düzenli ve disiplinli yaşamaya çalışmalıyım.

Namazlarımı düzenli kılmalı ve namaz vesilesiyle kendimi denetlemeliyim.

Hatalarımı ve eksiklerimi görmeye çalışmalıyım.

Haddimi bilmeliyim.

Adaletli ve hakkaniyetli olmalıyım.

Hayatımda dengeyi korumalıyım.

Başkalarının kusurlarını araştırmak yerine kendi kusurlarımla ilgilenmeliyim.

İnsanları aldatmamalıyım. Kendim de aldanmamaya dikkat etmeliyim.

Allah’ın bana verdiği rızka razı olmalıyım. Bununla birlikte çalışmalı ve helal rızkımı aramalıyım.

Sebeplere sarılmalı, fakat sebepleri sonucu yaratan güç olarak görmemeliyim.

Hayaller içinde yaşayarak kendime eziyet etmemeliyim. Gerçekçi olmalıyım.

Asıl dayanacağım kudretin Allah olduğunu unutmamalıyım.

Allah’tan başkasına kulluk derecesinde boyun eğmemeliyim.

Dünya zenginliğine aşırı derecede bağlanmamalıyım.

Çünkü gerçek zenginlik Allah’a aittir.

Allah Ganî’dir; hiçbir şeye muhtaç değildir.

Allah Samed’dir; her şey O’na muhtaçtır, O ise hiçbir şeye muhtaç değildir.

Güneş, Ay, Dünya, insanlar ve bütün yaratılmışlar Allah’a muhtaçtır.

Bu nedenle kalbimin merkezinde dünya değil, Allah bulunmalıdır.


DÜNYA MALINA ALDANMAMALIYIM

Dünya malı geçicidir.

Mal, makam ve servet insanın gerçek değerini belirlemez.

Bu nedenle dünyanın geçici nimetlerine aldanarak Kur’an’dan uzaklaşmamalıyım.

Zamanımı boş yere harcamamalıyım.

Çünkü ömür sınırlıdır ve geçen zaman geri gelmez.

Üretmeden tüketmeye alışmamalıyım.

Çalışmalı, üretmeli ve helalinden kazanmalıyım.

Kazandığım malın tamamını tüketmemeliyim. İhtiyaçlarımı karşılamalı, geleceğim için tedbir almalı ve imkânım ölçüsünde başkalarıyla paylaşmalıyım.


CÖMERTLİK YALNIZCA PARA VERMEK DEĞİLDİR

Cömertlik yalnızca mal ve para vermekten ibaret değildir.

Bir insana içtenlikle tebessüm etmek de iyiliktir.

Güzel bir söz söylemek iyiliktir.

Bir insanın gönlünü almak iyiliktir.

Bir sıkıntıyı gidermek iyiliktir.

Bir canlıya merhamet etmek iyiliktir.

Allah’ın yarattığı her varlığın değerini bilmeliyim.

İnsanlara, hayvanlara, bitkilere ve çevreye karşı merhametli ve sorumlu davranmalıyım.


NEFSİM VE ŞEYTANLA MÜCADELE ETMELİYİM

İnsan hayatında nefis ve şeytanın aldatmalarına karşı dikkatli olmalıdır.

Şeytan insanı Allah’ın yolundan uzaklaştırmaya çalışır. Nefis de çoğu zaman insanı ölçüsüz arzularının ve geçici lezzetlerinin peşinden sürükler.

Bu nedenle nefsimin her istediğini doğru kabul etmemeliyim.

Nefsime ve şeytanın vesveselerine karşı direnmek, Allah’ın emirlerine bağlı kalmanın bir gereğidir.

Eğer gerçekten Allah’tan sakınıyorsam:

Haramlardan uzak durmalıyım.

Şüpheli şeyler konusunda ihtiyatlı davranmalıyım.

Nefsimin her arzusunun peşinden gitmemeliyim.

Şeytanın vesveselerine karşı dikkatli olmalıyım.

Allah’a güvenmeli ve tevekkül etmeliyim.


İNSANLARDAN DEĞİL, ALLAH’TAN BEKLEMELİYİM

İnsanlara aşırı derecede bağlanmamalıyım.

Onlardan gelecek maddi menfaatleri hayatımın gayesi hâline getirmemeliyim.

İnsanların malına, makamına veya servetine göz dikmemeliyim.

Varlıklı bir aileden gelmiş olsam bile, başkalarının malının bir gün bana kalacağı düşüncesiyle yaşamamalıyım.

Rızkımı helal yollardan aramalıyım.

Tembellik ederek:

“Nasıl olsa Allah verir.”

dememeliyim.

Çalışmalı, gayret etmeli, sebeplere sarılmalı; fakat rızkı yaratanın Allah olduğunu bilmeliyim.

İnsanlar birer vesiledir.

Nasibimde olan bir şey bana ulaşacaksa Allah’ın izni ve dilemesiyle ulaşır.


HER İŞTE ALLAH’IN SINIRLARINI GÖZETMELİYİM

Karşılaştığım her durumda Allah’ın emirlerini dikkate almalıyım.

Dünya nimetlerinden yararlanırken Allah’ın koyduğu helal ve haram sınırlarına dikkat etmeliyim.

Nasibime düşeni helal yoldan almalıyım.

Fakat haddi aşmamalıyım.

Kendimi başkalarının mutlak hâkimi gibi görmemeliyim.

Çünkü benim de diğer insanların da üzerinde hüküm sahibi olan Allah’tır.


AKLIMA GELEN HER DÜŞÜNCEYİ DOĞRU KABUL ETMEMELİYİM

Aklıma gelen her düşünceyi veya kalbime doğan her hissi doğrudan ilahî bir işaret olarak değerlendirmemeliyim.

Öncelikle şu ölçüye bakmalıyım:

Bu düşünce Kur’ân-ı Kerîm’e ve Resûlullah’ın sünnetine uygun mudur?

Kur’an ve sünnete açıkça aykırı olan bir düşüncenin peşinden gitmemeliyim.

Günah, haram veya suç içeren düşünceleri reddetmeliyim.

Bir düşünce dinen sakıncalı görünmüyorsa bile önemli konularda acele karar vermemeliyim.

Alanında bilgili, güvenilir ve tecrübeli insanlara danışmalıyım.

Düşüncemi olgunlaştırmalı, fayda ve zararlarını değerlendirmeliyim.

Daha sonra kararımı vererek Allah’a tevekkül etmeliyim.


MÜBAH ARZULARDA DA ÖLÇÜLÜ OLMALIYIM

Yemek, içmek, dinlenmek ve dünya nimetlerinden yararlanmak hayatın doğal ihtiyaçlarıdır.

Bunların helal olanlarından yararlanabilirim.

Ancak mübah olan şeylerde bile ölçüsüzlüğe düşmemeliyim.

Yemek için yaşamamalı; yaşamak ve kulluk vazifelerimi yerine getirebilmek için yemeliyim.

Dünya nimetlerini hayatımın asıl gayesi hâline getirmemeliyim.

Nefsimin her istediğini yerine getirmek yerine ihtiyaç ile arzuyu birbirinden ayırmayı öğrenmeliyim.


KARARLARIMDA İSTİŞARE ETMELİYİM

Bir mesele hakkında Kur’an ve sünnette doğrudan bir hüküm bilmiyorsam acele etmemeliyim.

Bilgili ve salih insanlara danışmalıyım.

Özellikle önemli kararlarımı yalnızca duygularıma veya anlık hislerime dayanarak vermemeliyim.

İstişare etmeli, araştırmalı, düşünmeli ve dua etmeliyim.

Sonra karar vererek Allah’a tevekkül etmeliyim.


GÖNLÜMÜ İNSANLARA AÇMALIYIM

Gönlümü insanlara açabildiğim kadar açmalıyım.

Gönlüm bir umman gibi geniş olmalıdır.

İmanımla güçlenmeli ve insanlara sevgiyle yaklaşmalıyım.

Çevremde ilgilenmediğim, yardım eli uzatmadığım mahzun bir gönül bırakmamaya çalışmalıyım.

İyi insanların iyiliklerini takdir etmeliyim.

İmanlı gönüllere karşı merhametli ve mürüvvetli olmalıyım.

İnancı farklı olan insanlara dahi güzel ahlakla ve yumuşaklıkla yaklaşmalıyım.

Amacım insanları kırmak değil, gönülleri kazanmaya çalışmak olmalıdır.


KÖTÜLÜĞÜ İYİLİKLE SAVMALIYIM

İnsanların kaba davranışlarına aynı kabalıkla karşılık vermemeliyim.

Çünkü herkes kendi davranışıyla kendi karakterini ortaya koyar.

Bana yapılan yanlış bir davranış, benim de yanlış davranmamı meşru hâle getirmez.

Mümkün olduğu ölçüde müsamaha yolunu seçmeliyim.

Görgüsüzlüğe karşı nezaketle, kabalığa karşı güzel ahlakla ve düşmanlığa karşı iyilikle karşılık vermeye çalışmalıyım.

Sevgiyi sevmeli, düşmanlığa düşman olmalıyım.

İnsanlardan nefret etmeyi bir hayat tarzı hâline getirmemeliyim.

İnsanı sevmeli ve insanlığa değer vermeliyim.


NEFSİMİ BAŞKALARINA HAKEM YAPMAMALIYIM

Nefsimin ölçülerini hakikatin ölçüsü hâline getirmemeliyim.

Çünkü nefis çoğu zaman kendisini haklı, başkalarını kusurlu görmeye meyleder.

Bu nedenle kendime karşı daha sorgulayıcı, başkalarına karşı ise daha anlayışlı olmalıyım.

Kendi kusurlarımı araştırmalı, başkalarının kusurlarını örtmeye çalışmalıyım.

Kendimi düzeltmeden başkalarını düzeltmeye çalışmamalıyım.


İNSANLARA MERHAMETLE DAVRANMALIYIM

Başkalarında sevdiğim güzel davranışları kendim de göstermeye çalışmalıyım.

İnsanların bana karşı dürüst olmasını istiyorsam ben de dürüst olmalıyım.

Saygı bekliyorsam saygılı davranmalıyım.

Merhamet bekliyorsam merhametli olmalıyım.

Affedilmek istiyorsam affetmeyi öğrenmeliyim.

İyilik görmek istiyorsam iyilik yapmalıyım.

Kısacası:

İnsanlara insanca davranmalı ve merhametli olmalıyım.


ALLAH’IN BANA MUAMELESİNİ DÜŞÜNMELİYİM

Allah’ın bana karşı rahmetini, merhametini ve bağışlamasını düşünmeliyim.

Sonra insanlara karşı davranışlarımı buna göre güzelleştirmeye çalışmalıyım.

Allah’ın beni affetmesini istiyorsam ben de affedici olmaya çalışmalıyım.

Allah’ın bana merhamet etmesini istiyorsam ben de insanlara ve diğer canlılara merhamet göstermeliyim.

İnsanların arasında yaşarken Allah ile olan bağımı kaybetmemeliyim.

Toplumdan kopmamalı, fakat toplum içinde yaşarken de Rabbimden gafil olmamalıyım.


HAK İÇİN SEVMEK

İnsanların sevgisini ve itibarını kazanmak için hakikatten taviz vermemeliyim.

Sevgimin de öfkemin de bir ölçüsü bulunmalıdır.

İnsanları Allah için sevmeye çalışmalıyım.

Bir kötülüğe karşı çıkıyorsam şahsî kinimden dolayı değil, kötülüğün kendisine karşı çıkmalıyım.

Bir insanın yanlış davranışını reddederken onun insanlık değerini tamamen yok saymamalıyım.

Gönlümü Hakk’a açık tutmalıyım.


HAYAT DÜSTURUM

Bütün bu prensipleri şu birkaç cümlede özetleyebilirim:

Allah’ın rızasını her şeyin üzerinde tut.

Kur’an’ı ve sünneti hayatına rehber edin.

Helali ara, haramdan uzak dur.

Şüpheli konularda dikkatli ol.

Nefsinin her istediğinin peşinden gitme.

Şeytanın vesveselerine karşı uyanık ol.

Çalış, gayret et ve sebeplere sarıl; fakat neticeyi Allah’tan bil.

İnsanların malına ve makamına göz dikme.

Dünya nimetlerini amaç değil, Allah’ın verdiği birer emanet olarak gör.

Kendi kusurlarınla ilgilen, başkalarının kusurlarını araştırma.

İnsanlara merhametli davran.

Kötülüğe mümkün olduğunca iyilikle karşılık ver.

Sevgiyi sev, düşmanlığa düşman ol.

İnsanların gönlünü kırmamaya çalış.

Zamanını boşa geçirme.

Helalinden kazan, ölçülü tüket ve paylaş.

Her gün kendini hesaba çek.

Kararlarında Kur’an’a, sünnete, akla ve istişareye başvur.

Allah’ı yalnızca ibadet anında değil, hayatının her anında hatırla.

Ve her şeyden önce:

“Allah benden razı olur mu?”

sorusunu hayatının temel ölçülerinden biri hâline getir.

Çünkü hayatın asıl gayesi yalnızca dünyada rahat yaşamak değildir.

Asıl gaye; Allah’ı tanımak, O’na iman ve kulluk etmek, güzel ahlak sahibi olmak, insanlara faydalı olmak ve sonunda Allah’ın rızasına kavuşmaktır.

Son Dua

Allah’ım!

Bana hakkı hak olarak göster ve ona uymayı nasip et.

Batılı batıl olarak göster ve ondan uzak durmayı nasip et.

Kalbimi Kur’an’a bağla.

Beni Resûlullah’ın sünnetinden ayırma.

Nefsimin ve şeytanın aldatmalarından beni koru.

Helali bana sevdir, haramdan beni uzaklaştır.

Bana güzel ahlak, merhamet, sabır, adalet, ihlas ve hikmet nasip et.

İnsanların kusurlarını araştırmak yerine kendi kusurlarımı görmeyi nasip et.

Bana verdiğin nimetlere şükretmeyi, nimetlerini helal yolda kullanmayı ve ihtiyaç sahipleriyle paylaşmayı nasip et.

Dünya sevgisini kalbimin hâkimi yapma.

Dünyayı elimde tutmayı, fakat kalbime yerleştirmemeyi nasip et.

Beni Sana güvenen, Sana dayanan ve yalnız Senin rızanı arayan kullarından eyle.

Hayatımı iman ve istikamet üzere yaşamayı; son nefesimi imanla vermeyi nasip et.

Ve sonunda bana şu ilahî hitaba mazhar olmayı lütfet:

“Ey huzura kavuşmuş nefis! Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön. Kullarımın arasına katıl ve cennetime gir.”

Âmin.

 

Yorumlar:

Yorum Yazabilirsiniz.

Mail adresiniz gizli kalacaktır. Lütfen bütün alanları doldurun. *


Benzer Bloglar

Hedef
  • Salih Avcı
  • 19.02.2023
Hedef
40 Altın Kural
  • Salih Avcı
  • 22.02.2023
40 Altın Kural
ÜZÜLME (LA TAHZEN)
  • Salih Avcı
  • 05.03.2023
ÜZÜLME (LA TAHZEN)
HEDEF(1)
  • Salih Avcı
  • 12.03.2023
HEDEF(1)