18px

GÜNAHIN KALPTE BIRAKTIĞI 30 MANEVÎ ZARAR VE TÖVBENİN 30 ŞİFASI


GÜNAHIN KALPTE BIRAKTIĞI 30 MANEVÎ ZARAR VE TÖVBENİN 30 ŞİFASI

 GÜNAHIN KALPTE BIRAKTIĞI 30 MANEVÎ ZARAR VE TÖVBENİN 30 ŞİFASI

Giriş: Günah Sadece Amel Defterine Yazılan Bir Hata Değildir

İslâm'a göre insan masum bir melek değildir. Nefsi, arzuları, öfkesi, gafleti ve zaafları vardır. Bu sebeple insan hata edebilir ve günaha düşebilir.

Fakat Kur'an ve sünnetin asıl üzerinde durduğu mesele, insanın hiç düşmemesi değil; düştüğünde ne yaptığıdır.

Günah işleyen insanın önünde iki yol vardır:

Birinci yol:

Günah → pişmanlık → istiğfar → tövbe → ıslah → Allah'a yöneliş.

İkinci yol:

Günah → ısrar → alışkanlık → duyarsızlaşma → günahı savunma → kalbin kararması → şüphe → manevî uzaklaşma.

Bediüzzaman Said Nursî, İkinci Lem'a'da bu ikinci yolun tehlikesini çok kuvvetli bir ifadeyle haber verir:

“Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var.”

Hemen ardından da günahın istiğfarla ortadan kaldırılmaması hâlinde insanın kalbini ısıran “küçük manevî bir yılan” hâline gelebileceğini belirtir.

Bu ifade:

“Her günah işleyen küfre girer.”

demek değildir.

Asıl mana şudur:

Günah, tövbe ile temizlenmez, ısrarla beslenir ve sonunda savunulmaya başlanırsa insanı iman hakikatlerinden uzaklaştırabilecek manevî bir yol açabilir.

Kur'an'ın:

“Hayır! Gerçek şu ki, yapıp ettikleri kalplerini kaplayıp karartmıştır.”

buyruğu da bu hakikate dikkat çeker. (Mutaffifîn, 83/14)

Şimdi günahın kalp ve ruh dünyasında meydana getirebileceği 30 manevî zararı, ardından tövbenin getirebileceği 30 manevî şifayı ele alalım.


BİRİNCİ BÖLÜM

GÜNAHIN KALPTE BIRAKTIĞI 30 MANEVÎ ZARAR

1. Kalpte Manevî Bir Leke Meydana Getirir

Resûlullah'ın bildirdiği bir hadiste, mümin günah işlediğinde kalbinde siyah bir nokta meydana geldiği; tövbe edip günahı terk ederek istiğfar ettiğinde kalbin temizlendiği bildirilir. Günah artırılırsa bu kararmanın da arttığı ifade edilir. Hadis, bunu Mutaffifîn 14. ayetteki “ran/pas” ile ilişkilendirir.

Demek ki günah yalnız dış dünyada olup biten bir davranış değildir.

Kalpte iz bırakır.


2. Kalbin Hassasiyetini Azaltır

İlk defa yapılan günah insana ağır gelebilir.

Vicdan:

“Yanlış yaptın.”

der.

Aynı günah tekrarlandıkça bu ses zayıflayabilir.

İnsan bir zamanlar titrediği şeyleri zamanla sıradan görmeye başlayabilir.

İşte bu, günahın tehlikeli sonuçlarından biridir.


3. Günahı Normalleştirir

İnsan önce:

“Bunu yapmamalıyım.”

der.

Sonra:

“Bir kereden bir şey olmaz.”

der.

Ardından:

“Herkes yapıyor.”

noktasına gelebilir.

En sonunda:

“Bunda ne var?”

demeye başlayabilir.

Günahın normalleşmesi, günahın kendisinden daha tehlikeli bir manevî safhaya dönüşebilir.


4. Vicdanın Sesini Zayıflatır

Vicdan Allah'ın insana verdiği büyük manevî nimetlerden biridir.

Hata karşısında insanı rahatsız eder.

Fakat günaha sürekli maruz kalan vicdanın hassasiyeti körelebilir.

Tıpkı kötü kokuya uzun süre maruz kalan insanın bir müddet sonra kokuyu fark etmemesi gibi.


5. İbadetin Zevkini Azaltabilir

Bediüzzaman, günahların meydana getirdiği yaraların ve onlardan doğan vesveselerin kalbe ilişebileceğini; hatta insanın dilini zikrin manevî zevkinden uzaklaştırabileceğini ifade eder.

İnsan:

namazdan,

Kur'an'dan,

zikreden meclislerden,

duadan

eskisi kadar zevk almamaya başlayabilir.


6. Namazı Ağırlaştırabilir

Günahın kalpte meydana getirdiği ağırlık, ibadete de yansıyabilir.

İnsan namaz vakti geldiğinde:

“Biraz sonra kılayım.”

der.

Sonra erteler.

Sonra kaçırır.

Bir müddet sonra namazın kendisi ağır gelmeye başlayabilir.


7. Kur'an'la Araya Mesafe Koyabilir

Kur'an insanın yanlışlarını gösteren ilahî bir aynadır.

Günahını terk etmek istemeyen nefis ise o aynaya bakmaktan rahatsız olabilir.

Bu sebeple günaha alışan insanın Kur'an okumaktan uzaklaşması mümkündür.


8. Duayı Zayıflatabilir

Günah, insanın Allah'a karşı mahcubiyetini artırabilir.

Bu mahcubiyet doğru değerlendirilirse tövbeye götürür.

Fakat şeytan bunu:

“Sen böyleyken nasıl dua edeceksin?”

şeklinde kullanırsa insan duadan uzaklaşabilir.

Bu büyük bir tuzaktır.


9. Zikri Ağırlaştırabilir

Allah'ı zikretmek kalbi uyandırır.

Günah ise çoğu zaman gafleti sever.

Bu sebeple nefis, kendisine hatalarını hatırlatan zikre karşı isteksizleşebilir.


10. Tövbenin Ertelenmesine Sebep Olabilir

Şeytanın sık kullandığı cümlelerden biri:

“Daha sonra tövbe edersin.”

cümlesidir.

Oysa “daha sonra” garanti değildir.

Günahın tövbesini ertelemek, günahın kökleşmesine fırsat verebilir.


11. Günahı Küçümsetebilir

Büyük günahlardan korunmak bazen daha kolaydır.

Çünkü insan onların tehlikeli olduğunu bilir.

Fakat küçük görülen günahlara karşı dikkat azalabilir.

Halbuki devamlılık küçük günahı büyütebilir.

Mümin:

“Günah küçük mü?”

diye değil,

“Kime karşı işleniyor?”

diye düşünmelidir.


12. Günahın Savunulmasına Yol Açabilir

İnsan günahını terk etmek istemediğinde iki seçeneği vardır:

Ya kendisini suçlayacaktır,

ya da hükmü sorgulamaya başlayacaktır.

İmanın selameti için doğru olan:

“Allah'ın hükmü doğrudur; ben nefsime mağlup oldum.”

diyebilmektir.


13. Haramı Meşrulaştırma Arzusunu Doğurabilir

İnsan sürekli yaptığı bir davranışın haram olduğunu kabul etmekte zorlanabilir.

Nefis:

“Keşke haram olmasaydı.”

diye düşünebilir.

Bu düşünce beslenirse mesele amelî bir zaaf olmaktan çıkıp itikadî tehlikeye yaklaşabilir.


14. Dinin Hükümlerinden Rahatsızlığa Sebep Olabilir

Başlangıçta günahından rahatsız olan insan, günahını bırakmazsa bir müddet sonra kendisini rahatsız eden dinî hükümden şikâyet etmeye başlayabilir.

Burada çok önemli bir değişim meydana gelir:

Önce insan kendisini sorgularken, artık dini sorgulamaya başlamaktadır.

İkinci Lem'a'nın en ciddi ikazlarından biri budur.


15. Şüphelerin Zemininin Genişlemesine Sebep Olabilir

Bediüzzaman, günahlardan doğan manevî yaraların vesvese ve şüphelerin kalbe ilişmesine zemin hazırlayabileceğini söyler.

Her şüphenin sebebi günah değildir.

Fakat bazı şüpheler yalnızca fikrî değil, insanın terk etmek istemediği hayat tarzıyla da bağlantılı olabilir.


16. Ahiret İnancını Ağırlaştırabilir

Bediüzzaman'ın verdiği misallerden biri, büyük günah işleyen kişinin cehennemin varlığından psikolojik olarak rahatsız olabilmesidir.

Çünkü cehennem hesabı hatırlatmaktadır.

Nefis önce:

“Keşke cehennem olmasaydı.”

diyebilir.

Bu arzu beslenirse şüpheye doğru bir kapı açabilir.

İşte “küfre giden yol” ifadesinin misallerinden biri budur.


17. Melekler ve Amellerin Yazılması Hakikatini Ağırlaştırabilir

İkinci Lem'a'da Bediüzzaman, utandırıcı bir günahı gizlice işleyen kişinin başkalarının görmesinden utandığı gibi, günahında ısrar ederse meleklerin varlığının da nefsine ağır gelebileceğini örnek verir.

Çünkü insan:

“Keşke bunu bilen ve kaydeden olmasaydı.”

diye düşünebilir.


18. Allah'ın Huzurunda Bulunma Şuurunu Zayıflatabilir

Müminin büyük manevî kuvvetlerinden biri:

Allah beni görüyor.

şuurudur.

Günah bu şuurla çatışır.

İnsan tövbe etmezse çözüm olarak murakabe duygusunu zayıflatmaya çalışabilir.


19. Gafleti Artırabilir

Günahın rahatça işlenebilmesi için nefsin çoğu zaman gaflete ihtiyacı vardır.

Ölümü,

ahireti,

hesabı,

kabri,

Allah'ın huzuruna çıkmayı

hatırlayan insan günaha karşı daha ihtiyatlı olur.

Bu sebeple günah ile gaflet birbirini besleyebilir.


20. Ölüm Düşüncesinden Kaçmaya Sebep Olabilir

Ahirete hazırlanmakta zorlanan kişi ölümü hatırlamak istemeyebilir.

Oysa ölümün unutulması ölümü ortadan kaldırmaz.

Sadece hazırlığı azaltır.


21. Nasihatten Rahatsızlık Doğurabilir

Kalp diri olduğu zaman insan kendisini düzeltecek nasihatlerden faydalanır.

Fakat nefis hâkim olduğunda nasihat:

“Bana karışma.”

duygusu meydana getirebilir.

Bazen insan kendisini düzelten kişiyi düşman, günahını destekleyeni dost zannetmeye başlayabilir.


22. Salih Çevreden Uzaklaştırabilir

İyi insanlar davranışlarıyla bile insana Allah'ı hatırlatabilir.

Günahı terk etmek istemeyen nefis bundan rahatsız olabilir.

Bunun sonucunda insan:

salih arkadaşlardan uzaklaşıp,

günahını normal karşılayan çevrelere yaklaşabilir.


23. Günah Arkadaşlığını Kuvvetlendirebilir

İnsan kendi davranışlarını onaylayan kişiler arasında rahatlayabilir.

Bir süre sonra çevre:

“Herkes böyle yapıyor.”

algısı oluşturur.

Böylece günah ferdî olmaktan çıkar, sosyal olarak desteklenen bir alışkanlığa dönüşür.


24. Kibir Doğurabilir

Günah işleyip ardından:

“Ben ne yaptım ki?”

demek,

nefsin hatasını kabul etmemesidir.

Tövbenin temelinde ise tevazu vardır.

Kul:

“Rabbim, yanlış yaptım.”

diyebilmelidir.


25. Nefsin Putlaştırılmasına Kapı Açabilir

İman:

“Allah ne emrediyor?”

diye sorar.

Nefsani hayat ise:

“Ben ne istiyorum?”

sorusunu merkeze koyabilir.

İnsan sürekli arzularını ilahî emirlerin önüne koyarsa, fiilen nefsini hayatının ölçüsü hâline getirme tehlikesine yaklaşır.


26. Helâl-Haram Hassasiyetini Zayıflatabilir

Başlangıçta sınırlar nettir.

Fakat sürekli taviz verilirse:

“Bu kadarından bir şey olmaz.”

mantığı devreye girebilir.

Sonra sınırlar gittikçe genişler.

Bu sebeple helâl-haram hassasiyeti imanın önemli koruyucularındandır.


27. Kul Hakkını Hafife Aldırabilir

Günaha alışan insan yalnızca Allah'a karşı vazifelerinde değil, insanlara karşı muamelelerinde de duyarsızlaşabilir.

Yalan,

hile,

gıybet,

iftira,

haksız kazanç,

emanete ihanet

gibi davranışlar sıradanlaşabilir.


28. İyiliği Erteletir

Şeytan:

“Önce hayatını yaşa, ileride iyi bir insan olursun.”

diyebilir.

Oysa insanın elinde kesin olan yalnızca içinde bulunduğu andır.

Bugünün tövbesini yarına bırakmak, yarının geleceğini garanti etmez.


29. Ümitsizliğe Düşürebilir

Günahın en tehlikeli ikinci sonucu bazen günahın kendisi değil, ardından gelen ümitsizliktir.

İnsan:

“Ben çok günah işledim.”

“Allah beni affetmez.”

“Ben düzelemem.”

diye düşünebilir.

Bu düşünceler tövbeyi engeller.

Halbuki Allah'ın rahmeti çok geniştir.


30. İmanı Tehdit Eden Bir Yola Dönüşebilir

Bütün bu merhalelerin en sonunda Bediüzzaman'ın ikazı ortaya çıkar:

“Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var.”

Günah,

tövbe edilmeden,

ısrarla,

savunularak,

meşrulaştırılarak

devam ederse iman hakikatleriyle çatışma meydana getirebilir.

Ancak bu bir kaçınılmaz son değildir.

Çünkü aynı kalp için tövbe kapısı da açıktır.


İKİNCİ BÖLÜM

TÖVBENİN KALBE GETİRDİĞİ 30 MANEVÎ ŞİFA

1. Tövbe Günah Zincirini Kırar

Tövbe insanın:

“Bu yol yanlış.”

diyerek yönünü değiştirmesidir.

Böylece günahın devamlılığı kesilir.


2. İstiğfar Kalbi Temizler

Hadiste günah sonrası:

tövbe,

günahı terk,

istiğfar

bir araya geldiğinde kalbin yeniden temizleneceği bildirilir.

Bu, mümine büyük bir ümit verir.


3. Tövbe İnsanı Allah'a Döndürür

Tövbenin özü yalnız:

“Günahı bırakmak”

değildir.

Asıl mana:

Allah'a geri dönmektir.


4. Tövbe Vicdanı Yeniden Canlandırır

İnsan hatasını kabul ettiğinde vicdanı susturmak yerine onun sesine kulak verir.

Böylece manevî hassasiyet yeniden güçlenir.


5. Tövbe Tevazuyu Artırır

Samimi tövbe eden insan:

“Ben kusursuzum.”

demez.

Kendi aczini ve zaafını görür.

Bu farkındalık kibri kırar.


6. Tövbe Allah'ın Rahmetini Tanıtır

İnsan affedilmeye ne kadar muhtaç olduğunu anlarsa Allah'ın:

Rahmân,

Rahîm,

Gafûr,

Tevvâb,

Afüvv

isimlerinin manasını daha iyi hissedebilir.


7. Tövbe Ümidi Canlandırır

Günah insanı karanlığa götürebilir.

Tövbe ise:

“Yeniden başlayabilirsin.”

der.

İslâm'daki tövbe anlayışı insanı geçmişine mahkûm etmez.


8. Tövbe Günahı Savunma İhtiyacını Ortadan Kaldırır

Tövbe eden kişi:

“Yaptığım doğruydu.”

demek zorunda değildir.

Aksine:

“Yanlış yaptım fakat Rabbimin rahmetine sığınıyorum.”

der.

Bu, iman açısından çok koruyucu bir tavırdır.


9. Tövbe Şüphelerin Kaynağını Kurutabilir

Eğer bir şüphe insanın terk etmek istemediği günahla bağlantılıysa, günah terk edildiğinde şüphenin psikolojik zemini de ortadan kalkabilir.

Böylece insan meseleye daha objektif bakabilir.


10. Tövbe İbadete Dönüşü Kolaylaştırır

Günah sonrası insan ibadetten kaçmamalıdır.

Tam tersine:

namaz,

dua,

Kur'an,

zikir

ile Allah'a yaklaşmalıdır.


11. Tövbe Namazı Yeniden Hayatın Merkezine Getirebilir

Namaz yalnız vazife değil, kulun Rabbiyle buluşmasıdır.

Samimi tövbe namaza dönüşü kuvvetlendirir.


12. Tövbe Kur'an'la Bağı Kuvvetlendirir

Günahını savunmak zorunda kalmayan insan artık Kur'an'daki ilahî ölçüleri tehdit olarak değil, rehber olarak görmeye başlar.


13. Tövbe Duayı Derinleştirir

Günahını bilen insanın duası daha içten olabilir.

Çünkü artık yalnız dili değil, ihtiyacı konuşmaktadır.


14. Tövbe İnsanı Allah'ın Huzurunda Fakirliğini Hissetmeye Götürür

İnsan kendi iradesine güvenmenin yeterli olmadığını görür.

“Allah'ım, beni muhafaza et.”

demeye başlar.

Bu da kulluğun önemli mertebelerinden biridir.


15. Tövbe Günah Sebeplerini Tanıtır

Samimi tövbe sadece:

“Bir daha yapmayacağım.”

demek değildir.

İnsan şunu da sormalıdır:

“Beni bu günaha götüren neydi?”

Telefon mu?

Arkadaş çevresi mi?

Yalnızlık mı?

Öfke mi?

Para hırsı mı?

Şehvet mi?

Kibir mi?

Gaflet mi?

Sebep bulunursa tedavi kolaylaşır.


16. Tövbe Kötü Çevreden Uzaklaşmayı Öğretir

Bazı günahlardan yalnız iradeyle kurtulmak zordur.

Çevrenin de değiştirilmesi gerekebilir.

İnsan kendisini sürekli günaha çağıran ortamlardan uzaklaşmalıdır.


17. Tövbe Salih Arkadaşlığı Değerli Kılar

İnsana Allah'ı hatırlatan,

namaza teşvik eden,

yanlışını güzelce söyleyen,

iyiliği destekleyen

arkadaşlar büyük nimettir.

Tövbe eden insan bu nimeti daha iyi anlayabilir.


18. Tövbe Günahın Yerine İyilik Koymayı Öğretir

İnsan kötü alışkanlığı yalnız bırakmakla yetinmemelidir.

Yerine iyisini koymalıdır.

Gıybetin yerine güzel söz.

Boş vaktin yerine faydalı uğraş.

Haram bakışın yerine gözün korunması.

İsrafın yerine infak.

Öfkenin yerine sabır.


19. Tövbe İnsan İlişkilerini Düzeltebilir

Eğer günah kul hakkıyla ilgiliyse samimi tövbenin önemli bir parçası hakkı telafi etmektir.

Bu:

malı geri vermek,

borcu ödemek,

zararı gidermek,

helallik istemek

gibi adımlar gerektirebilir.


20. Tövbe İnsanı Kendini Denetlemeye Alıştırır

Tövbe eden kişi:

“Nerede hata yaptım?”

diye düşünür.

Bu muhasebe yeni hataların önüne geçebilir.


21. Tövbe Takvayı Kuvvetlendirir

Günahın acısını tatmış insan aynı yere tekrar düşmemek için daha dikkatli olabilir.

Böylece tövbe takvanın başlangıcına dönüşebilir.


22. Tövbe Günaha Karşı Nefret Meydana Getirebilir

Başlangıçta nefis günahı severken, kalp tövbeyle güçlendikçe aynı günaha karşı soğukluk meydana gelebilir.

Bu büyük bir manevî nimettir.


23. Tövbe İmanın Kıymetini Öğretir

İnsan kalbinin karardığını hissettiğinde imanın nurunun ne kadar büyük nimet olduğunu daha iyi anlayabilir.

Bu sebeple bazen hata sonrası samimi dönüş, insanı önceki hâlinden daha dikkatli yapabilir.


24. Tövbe Şeytanın Ümitsizlik Silahını Kırar

Şeytan:

“Sen artık bittin.”

diyebilir.

Tövbe eden kul ise:

“Rabbimin rahmeti benim günahımdan büyüktür.”

der.

Böylece şeytanın ikinci büyük tuzağı bozulur.


25. Tövbe İnsana Yeniden Başlama İmkânı Verir

İnsanın geçmişini değiştirmesi mümkün değildir.

Fakat geçmiş karşısındaki tavrını değiştirmesi mümkündür.

Tövbe bunun adıdır.


26. Tövbe Günahın Küfre Giden Yolunu Kapatır

İkinci Lem'a'daki ifadeye dikkat edilirse çözüm de aynı cümlelerin içindedir.

Bediüzzaman günahın “istiğfarla çabuk imha edilmesi” gerektiğini vurgular.

Yani tehlike anlatılırken tedavi de gösterilir:

İstiğfar.


27. Tövbe İman ile Amel Arasındaki Uyumun Yeniden Kurulmasına Yardımcı Olur

Günah sırasında insan:

inandığı şey ile yaptığı şey

arasında çatışma yaşar.

Tövbe, davranışı yeniden iman ölçülerine yaklaştırır.


28. Tövbe Allah'a Karşı Hüsnüzannı Güçlendirir

Mümin Allah'ı yalnız azap eden olarak değil;

affeden,

merhamet eden,

kulunun dönüşünü kabul eden

Rab olarak tanır.

Böylece korku ile ümit dengelenir.


29. Samimi Tövbe Geçmiş Günahı Geleceğin Dersine Dönüştürür

Akıllı insan aynı çukura tekrar tekrar düşmez.

Tövbe edilmiş bir günah:

“Bir daha bu yola yaklaşmamalıyım.”

diyen canlı bir derse dönüşebilir.


30. Tövbe Kulu Allah'a Yaklaştıran Bir Vesileye Dönüşebilir

Bir günahın kendisi hayır değildir.

Fakat günah sonrasında meydana gelen:

derin pişmanlık,

tevazu,

dua,

istiğfar,

gözyaşı,

kul hakkını telafi,

ibadete dönüş,

Allah'a sığınma

kulu Rabbine yaklaştırabilir.

Bu sebeple mümin hiçbir zaman:

“Benim için artık dönüş yok.”

dememelidir.


GÜNAHTAN SONRA UYGULANABİLECEK 10 ADIMLIK TÖVBE PROGRAMI

Bir günaha düşüldüğünde şu yol takip edilebilir:

1. Günahı hemen terk et.

2. Günah olduğunu kabul et.

3. Kalben pişman ol.

4. Allah'tan af dile.

5. Tekrar etmemeye ciddi niyet et.

6. Günaha götüren sebepleri tespit et.

7. O sebeplerden uzaklaş.

8. Kul hakkı varsa telafi et.

9. Namaz, Kur'an, dua ve zikirle manevî boşluğu doldur.

10. Düşersen tekrar kalk; tövbeden vazgeçme.


ŞEYTANIN GÜNAH KONUSUNDAKİ İKİ BÜYÜK ALDATMASI

Şeytanın stratejisi çoğu zaman iki aşamalıdır.

Günah işlenmeden önce:

“Bir şey olmaz.”

Günah işlendikten sonra:

“Sen artık affedilmezsin.”

Mümin ikisini de reddetmelidir.

Günah öncesinde:

“Rabbimin emrini küçümsemem.”

Günah sonrasında:

“Rabbimin rahmetinden ümidimi kesmem.”

demelidir.

İşte kulluğun dengesi budur.


GÜNAH VE TÖVBENİN İKİ FARKLI YOLU

Günahın tehlikeli yolu:

Günah

Tövbenin ertelenmesi

Tekrar

Alışkanlık

Kalbin duyarsızlaşması

Günahın normalleşmesi

Savunma

İlahî hükümden rahatsızlık

Şüphe

İman hakikatlerinden uzaklaşma

Allah muhafaza, inkâra açılan yol


Tövbenin rahmet yolu:

Günah

Pişmanlık

İstiğfar

Tövbe

Günahı terk

Sebepleri ortadan kaldırma

Salih amel

İbadette sebat

Kalbin temizlenmesi

İmanın kuvvetlenmesi

Allah'a yakınlık


RİSALE-İ NUR'UN VERDİĞİ BÜYÜK DERS

Bediüzzaman Said Nursî'nin İkinci Lem'a'daki yaklaşımı yalnızca:

“Günah işlemeyin.”

şeklinde basit bir ahlâk tavsiyesi değildir.

Daha derin bir manevî psikoloji ortaya koyar.

İnsan günaha devam ettikçe:

önce fiil değişebilir,

sonra alışkanlık,

sonra düşünce,

sonra ölçüler,

sonra inançla olan ilişki

zarar görebilir.

Bu sebeple tövbe yalnız günah defterinden bir hatanın silinmesi olarak görülmemelidir.

Tövbe aynı zamanda:

kalbin korunmasıdır,

imanın korunmasıdır,

vicdanın korunmasıdır,

ahiretin korunmasıdır.


SONUÇ

İkinci Lem'a'nın:

“Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var.”

ikazı korkutmak için söylenmiş ümitsiz bir hüküm değildir.

Tam tersine insanı erken tedbire çağıran büyük bir rahmet ikazıdır.

Çünkü hastalık bilinirse tedavi edilir.

Bediüzzaman'ın ifadesinde günahın karşısına konulan en önemli ilaçlardan biri:

İstiğfardır.

Kur'an da günahların kalbi karartabileceğini haber verir.

Resûlullah ﷺ ise günah sonrası tövbe, günahı terk ve istiğfarla kalbin yeniden temizlenebileceğini haber vermiştir.

Bu sebeple müminin hayat düsturu şu olmalıdır:

Günahı küçümseme; fakat Allah'ın rahmetinden de ümit kesme.

Düştüğünde kalk.

Hata ettiğinde istiğfar et.

Günahını savunma.

Allah'ın hükmünü değil nefsini sorgula.

Tövbeyi erteleme.

İbadeti bırakma.

Rahmet kapısından uzaklaşma.

Ve her düştüğünde yeniden:

“Estağfirullahe'l-azîm ve etûbü ileyh.”

diyerek Rabbine yönel.

Çünkü günahın içinde küfre giden bir yol bulunabileceği gibi, samimi bir pişmanlığın içinde de Allah'ın rahmetine, mağfiretine ve yeniden dirilişe açılan büyük bir yol vardır.

Yorumlar:

Yorum Yazabilirsiniz.

Mail adresiniz gizli kalacaktır. Lütfen bütün alanları doldurun. *


Benzer Bloglar

ALLAH’A İMAN
  • Salih Avcı
  • 20.02.2023
ALLAH’A İMAN
24 Altın
  • Salih Avcı
  • 21.02.2023
24 Altın
Allah Marifeti
  • Salih Avcı
  • 21.02.2023
Allah Marifeti
Deprem hutbesi
  • Salih Avcı
  • 22.02.2023
Deprem hutbesi
Büyük Günahlardan Kaçınma
  • Salih Avcı
  • 22.02.2023
Büyük Günahlardan Kaçınma
Küll Cüz Kavramları
  • Salih Avcı
  • 15.12.2024
Küll Cüz Kavramları
ENE ÜZERİNE
  • Salih Avcı
  • 15.12.2024
ENE ÜZERİNE
Meleklere İman
  • Salih Avcı
  • 16.12.2024
Meleklere İman
Hakikatli Bir Hatıra
  • Salih Avcı
  • 22.02.2025
Hakikatli Bir Hatıra
KADERE BİR DE BÖYLE BAK
  • Salih Avcı
  • 16.05.2025
KADERE BİR DE BÖYLE BAK
KADERE İMAN İZAHI
  • Salih Avcı
  • 09.08.2025
KADERE İMAN İZAHI
 TEVEKKÜL
  • Salih Avcı
  • 10.08.2025
TEVEKKÜL
Hırs ve Azim
  • Salih Avcı
  • 10.08.2025
Hırs ve Azim
Hastalar için Manevi Reçete
  • Salih Avcı
  • 30.11.2025
Hastalar için Manevi Reçete
Kamil Mürşid
  • Salih Avcı
  • 20.01.2026
Kamil Mürşid
Çocuğu Vefat Edenen Teselli
  • Salih Avcı
  • 22.05.2026
Çocuğu Vefat Edenen Teselli
Aklın Mertebeleri
  • Salih Avcı
  • 04.08.2026
Aklın Mertebeleri
Dinin Direği Namaz
  • Salih Avcı
  • 10.08.2026
Dinin Direği Namaz
Tevhid Ehadiyet Vahdaniyet
  • Salih Avcı
  • 11.08.2026
Tevhid Ehadiyet Vahdaniyet
İnsan Kimdir?
  • Salih Avcı
  • 11.08.2026
İnsan Kimdir?
Vesvese Takıntı
  • Salih Avcı
  • 12.08.2026
Vesvese Takıntı
Besmelenin Büyük Sırrı
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Besmelenin Büyük Sırrı
Gerçek Mutluluğun Sırrı
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Gerçek Mutluluğun Sırrı
Nefis Terbiyesi
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Nefis Terbiyesi
Gıybet
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Gıybet
Riba Nedir?
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Riba Nedir?
Zekat ve İnfak
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Zekat ve İnfak
İhlas
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
İhlas
Mehdiyet
  • Salih Avcı
  • 15.08.2026
Mehdiyet
Kainat Ağacı ve İnsan
  • Salih Avcı
  • 16.08.2026
Kainat Ağacı ve İnsan
Anne Baba Hakkı
  • Salih Avcı
  • 17.08.2026
Anne Baba Hakkı
Gençlik Rehberi
  • Salih Avcı
  • 17.08.2026
Gençlik Rehberi
AKTİF SABIR VE SABR-I CEMÎL
  • Salih Avcı
  • 13.09.2026
AKTİF SABIR VE SABR-I CEMÎL