18px

Big Bang Teorisi


Big Bang Teorisi

BÜYÜK PATLAMA (BIG BANG)

Bilim ve Sahih Dinî Bilgi Işığında Kâinatın Başlangıcı

Önemli not: Kur’ân bir astronomi veya fizik kitabı değildir; temel maksadı insanı Allah’a, kulluğa ve doğru hayata yöneltmektir. Bu sebeple âyetleri modern teorilerin formüllerine indirgemek doğru değildir. Bununla beraber kâinatın yaratılması, göklerin ve yerin düzeni gibi konulardaki âyetlerle modern kozmolojinin ortaya koyduğu bazı bulgular arasında dikkat çekici uygunluklar bulunabilir. Diyanet’in Kur’an Yolu Tefsiri de bilimsel teorileri doğrudan âyetlere yüklemenin sakıncasına dikkat çeker. (Diyanet Kuranı)


1. BÜYÜK PATLAMA NEDİR?

Büyük Patlama — Big Bang, modern kozmolojide evrenin geçmişte çok sıcak ve çok yoğun bir durumda bulunduğunu, uzayın genişlemesiyle birlikte evrenin soğuyarak bugünkü hâline geldiğini açıklayan bilimsel modeldir.

Günümüzde gözlenebilir evrenin yaşı yaklaşık:

13,8 milyar yıl

olarak hesaplanmaktadır. NASA da evrenin yaklaşık 13,8 milyar yıl önce son derece sıcak ve yoğun bir durumda bulunduğunu ve genişleyerek geliştiğini ifade etmektedir. (NASA Science)

Image

Image

Image

Burada ilk düzeltilmesi gereken yanlış şudur:

Big Bang, boşluğun içinde meydana gelen dev bir bomba patlaması değildir.

Bir bombanın merkezinden parçaların boşluğa saçılması gibi düşünülmemelidir. Kozmolojide söz konusu olan şey uzayın kendisinin genişlemesidir. Bu nedenle standart kozmolojik tasvirde “patlamanın merkezi neresi?” sorusu yanıltıcıdır. NASA kaynakları da Big Bang adının bir havai fişek veya bomba patlaması izlenimi vermesi nedeniyle yanıltıcı olabileceğine dikkat çekmektedir. (NASA Science)


2. BİLİM “YOKLUKTAN EVREN NASIL ÇIKTI?” SORUSUNU CEVAPLIYOR MU?

Burada bilim ile metafiziğin sınırını iyi ayırmak gerekir.

Big Bang teorisinin güçlü olduğu alan:

Evrenin çok erken dönemlerden itibaren nasıl genişlediğini ve geliştiğini açıklamaktır.

Fakat şu soruların tamamı Big Bang teorisinin kendisi tarafından cevaplanmış değildir:

  • Niçin herhangi bir şey var?

  • Evren niçin başladı?

  • Fizik kanunları neden var?

  • İlk fiziksel durumun sebebi nedir?

  • Kâinat neden düzenli kanunlara tâbidir?

  • Evren gerçekten mutlak yokluktan mı meydana geldi?

  • Başlangıcın arkasında bir yaratıcı var mı?

NASA'nın açıklamalarında da ilk hızlı genişlemeyi neyin başlattığının bilinmediği açıkça belirtilmektedir. (NASA Science)

Dolayısıyla:

“Big Bang Allah'ın var olmadığını kanıtladı.”

demek bilimsel bir sonuç değildir.

Aynı şekilde:

“Fizik Big Bang'in Allah tarafından gerçekleştirildiğini deneysel olarak kanıtladı.”

demek de bilimin yönteminin ötesine geçer.

İslâm açısından ise kâinatın nihai sebebi Allah'ın yaratmasıdır. Mümin, bilimin keşfettiği fiziksel süreçleri yaratılışın nasıl gerçekleştiğini araştıran sebepler ve kanunlar olarak okuyabilir.


3. KUR'ÂN'IN TEMEL HÜKMÜ: KÂİNAT YARATILMIŞTIR

Kur'ân'ın kozmoloji hakkındaki en temel mesajı Big Bang'in fizik ayrıntılarından daha temeldir:

Kâinat kendi kendisinin yaratıcısı değildir.

Allah göklerin ve yerin yaratıcısıdır.

Kur'ân insanı çok güçlü bir mantık sorusuyla karşı karşıya bırakır:

“Yoksa onlar hiçbir şey olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar? Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattılar?”

Tûr, 52/35-36

Buradaki soru insanı varlığın nihai sebebini düşünmeye sevk eder.

Bir şey kendisini yaratmış olamaz; çünkü kendisini yaratabilmesi için yaratılmadan önce var olması gerekirdi.

İslâm inancının cevabı şudur:

Kâinat mahlûktur; Hâlık değildir.

Allah ise yaratılmış değildir; ezelî ve ebedîdir.


4. ENBİYÂ 30: “BİTİŞİKTİLER, BİZ AYIRDIK”

Kâinatın başlangıcı konuşulduğunda en fazla dikkat çeken âyetlerden biri Enbiyâ sûresinin 30. âyetidir:

اَوَلَمْ يَرَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ كَانَتَا رَتْقاً فَفَتَقْنَاهُمَا

“İnkâr edenler, gökler ve yer bitişik iken onları ayırdığımızı ve her canlıyı sudan yarattığımızı görmezler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı?”

Enbiyâ, 21/30 (Diyanet Kuranı)

Buradaki iki kelime özellikle önemlidir:

Ratk (رتق): Bitişik, kapalı, birleşik olma.

Fatk (فتق): Açmak, ayırmak, yarıp birbirinden ayırmak.

Bu ifade modern okuyucuya Big Bang modelini hatırlatabilir.

Fakat ilmî açıdan dikkatli olmak gerekir.

Klasik müfessirler âyeti farklı şekillerde açıklamışlardır. Bazıları göklerle yerin başlangıçta birleşik olmasını, bazıları göğün yağmur vermemesi ve yerin bitki çıkarmaması gibi anlamları öne çıkarmıştır. Modern dönemde ise âyetin evrenin başlangıçtaki bütünlüğüyle ilişkilendirilebileceği yorumları yapılmıştır. Diyanet'in tefsiri de bu farklı yorumları kaydeder. (Diyanet Kuranı)

Bu nedenle en sağlıklı ifade:

Enbiyâ 30, Big Bang'in bilimsel formülünü vermemektedir; fakat göklerin ve yerin başlangıçta bir bütünlük hâlinde bulunup Allah tarafından ayrılması şeklindeki anlatım modern kozmolojideki başlangıç tasviriyle dikkat çekici biçimde birlikte düşünülebilir.


5. EVRENİN İLK ANLARI

Bilim insanları zamanı geriye doğru götürdüklerinde evrenin:

daha küçük → daha yoğun → daha sıcak

olduğunu hesaplarlar.

Çok erken evrende bugün bildiğimiz yıldızlar, gezegenler ve galaksiler yoktu.

Maddenin bildiğimiz biçimleri henüz oluşmamıştı.

NASA'nın kozmolojik açıklamalarına göre erken evren son derece sıcak bir parçacık ve ışınım ortamıydı. Genişledikçe sıcaklık ve yoğunluk azaldı. (NASA Science)

Basitleştirilmiş süreç şöyle düşünülebilir:

Çok sıcak ve yoğun erken evren

Hızlı genişleme

Evrenin soğuması

Temel parçacıklar

Proton ve nötronlar

Hidrojen ve helyum çekirdekleri

Atomlar

İlk yıldızlar

Galaksiler

Ağır elementler

Gezegen sistemleri

Dünya

Hayat


6. KOZMİK ENFLASYON

Modern kozmolojide Big Bang'in çok erken dönemini açıklamak için kozmik enflasyon adı verilen bir hipotez geliştirilmiştir.

Buna göre evren çok erken bir anda olağanüstü hızlı biçimde genişlemiş olabilir.

Bu fikir;

  • evrenin büyük ölçekte neden bu kadar düzgün olduğunu,

  • geometrisinin neden düze çok yakın göründüğünü,

  • küçük başlangıç dalgalanmalarının nasıl galaksi oluşumunun tohumlarına dönüşebildiğini

açıklamaya yardımcı olur.

Ancak önemli bir ayrım vardır:

Enflasyon Big Bang'in bütün ayrıntıları kadar doğrudan gözlenmiş bir olay değildir; erken evreni açıklayan güçlü fakat fiziksel mekanizması hâlen araştırılan bir modeldir.

NASA da CMB'nin özelliklerinin enflasyonun bazı tahminleriyle uyumlu olduğunu, fakat enflasyona yol açan fiziksel sürecin bilinmediğini belirtmektedir. (NASA Science)


7. İLK ÜÇ DAKİKA: ELEMENTLERİN TEMELİ ATILIYOR

Evren genişledikçe sıcaklık hızla düştü.

İlk birkaç dakika içerisinde Big Bang nükleosentezi denilen süreç gerçekleşti.

Başlıca:

  • hidrojen,

  • helyum,

  • az miktarda döteryum,

  • çok küçük miktarda lityum

gibi hafif elementlerin çekirdekleri meydana geldi.

NASA'nın COBE açıklamalarında erken evrenin sıcak ve yoğun olmasıyla hidrojen ve helyum bollukları arasındaki bağlantının Big Bang modelinin önemli başarılarından olduğu belirtilmektedir. (NASA Science)

Fakat burada çok önemli bir ayrıntı vardır:

Karbon, oksijen, silikon, kalsiyum ve demir gibi hayat açısından son derece önemli ağır elementlerin büyük bölümü Big Bang sırasında oluşmadı.

Bunların önemli bir kısmı daha sonra yıldızların merkezlerinde ve yıldızların ölüm süreçlerinde üretildi.

Yani insan bedenindeki:

karbon → yıldızlarda,

oksijen → yıldızlarda,

kalsiyum → yıldız süreçlerinde,

demir → büyük yıldızlarda ve patlayıcı yıldız olaylarında

oluşan kozmik elementlerin uzun tarihinin bir parçasıdır.


8. 380.000 YIL SONRA: KÂİNAT ŞEFFAFLAŞIYOR

Big Bang'den hemen sonra evren ışığın serbestçe yol alabileceği kadar şeffaf değildi.

Serbest elektronlar fotonları sürekli saçıyordu.

Evren genişleyip soğudu.

Yaklaşık:

380.000 yıl sonra

elektronlarla atom çekirdekleri birleşerek nötr atomlar meydana getirmeye başladı.

Işık artık çok daha serbest hareket edebiliyordu.

İşte o dönemden kalan ışığın bugünkü hâline:

Kozmik Mikrodalga Arka Plan Işınımı — CMB

denir. (NASA Science)

Image

Image

Bu görüntü bir ressamın çizimi değildir.

Planck gibi uzay görevlerinin yaptığı ölçümlerden oluşturulan erken evren haritasıdır.

ESA, CMB'yi evren yaklaşık 380.000 yaşındayken oluşmuş, gözleyebildiğimiz en eski kozmik ışığın bir görüntüsü olarak açıklar. Küçük sıcaklık farklılıkları daha sonra galaksilerin ve büyük ölçekli yapıların oluşacağı yoğunluk farklılıklarının izlerini taşır. (NASA Science)

COBE ölçümleri CMB'nin sıcaklığını yaklaşık:

2,725 Kelvin

olarak ölçmüş ve spektrumunun sıcak Big Bang modelinin öngördüğü kara cisim spektrumuna son derece iyi uyduğunu göstermiştir. (NASA Science)

Bu, Big Bang modelinin en güçlü gözlemsel delillerinden biridir.


9. İLK YILDIZLARIN DOĞUŞU

Evren atomlarla dolmuştu fakat henüz bugünkü anlamda yıldızlarla dolu değildi.

Yerçekimi, başlangıçtaki çok küçük yoğunluk farklılıklarını zaman içinde büyüttü.

Gaz bazı bölgelerde yoğunlaşmaya başladı.

Yoğunluk arttı.

Sıcaklık arttı.

Sonunda yıldızların merkezinde nükleer füzyon başladı.

İlk yıldızlar yandı.

NASA'nın aktardığı modellere göre ilk yıldızların bazıları Güneş'ten onlarca hatta yüzlerce kat daha büyük olabiliyordu. (NASA Science)


10. YILDIZLAR: ELEMENT FABRİKALARI

İşte burada insanın maddî yaratılış tarihinin çok etkileyici bir aşamasına geliyoruz.

Bir yıldızın merkezinde:

Hidrojen → Helyum

dönüşümü gerçekleşir.

Daha büyük yıldızlarda süreç ilerledikçe:

Helyum → Karbon

Karbon → daha ağır elementler

şeklinde nükleer füzyon aşamaları gerçekleşebilir.

Büyük yıldızların hayatlarının sonundaki süreçler ve süpernova gibi olaylar, ağır elementlerin meydana gelmesi ve uzaya yayılmasında büyük rol oynar.

Sonraki yıldız ve gezegen nesilleri bu zenginleşmiş maddeden meydana gelir.

Dolayısıyla bugün bedenimizde bulunan atomların kozmik bir geçmişi vardır.

Bu, İslâm açısından insanın “yıldız tarafından yaratıldığı” anlamına gelmez.

Yıldızlar yaratıcı değil, yaratılış zincirindeki fiziksel sebeplerdir.

Mümin açısından nihai yaratıcı Allah'tır; yıldızlardaki nükleer reaksiyonlar ise Allah'ın kâinata koyduğu kanunlar çerçevesinde gerçekleşen süreçlerdir.


11. GALAKSİLERİN VE KOZMİK YAPININ OLUŞMASI

Milyonlar ve milyarlarca yıl boyunca yıldızlar, galaksiler ve galaksi kümeleri meydana geldi.

Bugün gözlenebilir evrende muazzam sayıda galaksi bulunmaktadır.

Hubble'ın derin alan gözlemleri, gökyüzünün küçücük görünen bölgelerinde dahi çok sayıda uzak galaksiyi ortaya çıkarmıştır.

Daha uzak bir galaksiye baktığımızda aynı zamanda geçmişe bakıyoruz.

Çünkü ışığın bize ulaşması zaman alır.

Dolayısıyla teleskop bir bakıma zaman makinesi gibi çalışır.


12. BÜYÜK PATLAMANIN EN GÜÇLÜ BİLİMSEL DELİLLERİ NELERDİR?

Big Bang yalnızca “evrenin başlangıcı olmuş olabilir” şeklinde ortaya atılmış bir fikir değildir. Birbirinden bağımsız birçok gözlem aynı genel tabloyu desteklemektedir.

1. Evrenin genişlemesi

Uzak galaksilerin ışıklarında görülen kırmızıya kayma, kozmik ölçekte evrenin genişlediğini gösterir.

Evren bugün genişliyorsa zamanı geriye doğru götürdüğümüzde daha küçük, daha yoğun ve daha sıcak bir evrene ulaşırız.

NASA da galaksilerin birbirlerinden uzaklaşmasını Big Bang modelinin temel gözlemsel dayanaklarından biri olarak göstermektedir. (NASA Science)


2. Kozmik mikrodalga arka plan ışınımı

Big Bang teorisi sıcak erken evrenden geriye bir ışınım kalması gerektiğini öngörüyordu.

Bu ışınım daha sonra gözlendi.

COBE, WMAP ve Planck gibi görevler CMB'yi son derece hassas biçimde haritalandırdı. (NASA Science)

Bu nedenle CMB bazen:

“Evrenin bebeklik fotoğrafı”

olarak adlandırılır.


3. Hafif elementlerin miktarı

Big Bang modeli erken evrende ne kadar:

  • hidrojen,

  • helyum,

  • döteryum,

  • lityum

oluşması gerektiğine ilişkin hesaplamalar yapar.

Gözlemlerle hesapların genel uyumu sıcak Big Bang modelinin önemli desteklerinden biridir. (NASA Science)


4. Büyük ölçekli kozmik yapı

CMB'deki küçücük yoğunluk farklılıkları zamanla yerçekimi etkisiyle büyüyerek:

yıldızlara → galaksilere → galaksi kümelerine

uzanan kozmik yapının tohumlarını oluşturmuştur.

Planck haritasındaki küçücük sıcaklık farklılıklarının bugünkü yıldız ve galaksilerin oluşacağı yoğunluk farklılıklarıyla bağlantılı olduğu belirtilmektedir. (NASA Science)


13. “EVREN GENİŞLİYOR” NE DEMEKTİR?

Bunu anlamanın en kolay yolu bir benzetmedir.

Üzerinde noktalar bulunan bir balon düşünelim.

Balon şiştikçe noktalar birbirinden uzaklaşır.

Noktaların kendilerinin balon üzerinde koşması gerekmez; aralarındaki yüzey genişlemektedir.

Evren için de kaba bir benzetmeyle galaksiler arasındaki büyük ölçekli uzayın genişlediğini söyleyebiliriz.

Ancak balon benzetmesinin sınırı vardır: Evrenin mutlaka balon gibi daha yüksek boyutlu bir boşluğun içine doğru genişlemesi gerekmez.


14. KUR'ÂN'DA “GÖĞÜ GENİŞLETME” MESELESİ

Bu konuda sıkça zikredilen bir başka âyet Zâriyât 47'dir:

وَالسَّمَٓاءَ بَنَيْنَاهَا بِاَيْدٍ وَاِنَّا لَمُوسِعُونَ

Bu âyet çeşitli meallerde Allah'ın göğü kudretle bina etmesi ve geniş kudrete sahip olması/genişletmesi anlamlarıyla tercüme edilmiştir.

Modern dönemde “lemûsiûn” kelimesi evrenin genişlemesiyle ilişkilendirilmiştir.

Burada da ilmî ihtiyat gerekir:

Âyeti doğrudan “Hubble kanunu Kur'ân'da yazıyor” şeklinde sunmak doğru olmaz.

Fakat modern kozmolojinin ortaya koyduğu dinamik ve genişleyen evren tasavvuru ile âyetin ifade alanı arasında ilişki kuran çağdaş yorumcular bulunmaktadır.


15. FUSSİLET 11 VE “DUHAN — DUMAN”

Kur'ân'da göğün yaratılış safhalarıyla ilgili dikkat çekici başka bir ifade de vardır:

ثُمَّ اسْتَوٰٓى اِلَى السَّمَٓاءِ وَهِيَ دُخَانٌ

“Sonra duman hâlinde bulunan göğe yöneldi...”

Fussilet, 41/11

Buradaki “duhân”, duman anlamına gelir.

Bu ifade modern okuyucuya erken evrendeki gaz/plazma hâllerini veya daha sonraki kozmik gaz bulutlarını hatırlatabilir.

Fakat yine aynı prensibi uygulamak gerekir:

Kur'ân'ın “duhân” kelimesini belirli bir modern fizik terimiyle birebir eşitlemek ilmî açıdan zorunlu değildir.

Âyet yaratılışın safhalı ve Allah'ın iradesi altında olduğunu anlatır.


16. İSLÂM'A GÖRE KÂİNATI KİM YARATTI?

Bilim:

“Erken evrende hangi fiziksel süreçler gerçekleşti?”

sorusunu araştırır.

Vahiy ise daha temel bir soruya cevap verir:

“Bütün bunları var eden kimdir?”

Kur'ân'ın cevabı nettir:

ALLAH

Kur'ân:

“Allah her şeyin yaratıcısıdır.”

buyurur.

Dolayısıyla İslâm açısından:

Big Bang varsa,

onu meydana getiren kanunlar varsa,

madde varsa,

enerji varsa,

uzay-zaman varsa,

kuantum alanları varsa,

yerçekimi varsa,

bunların hiçbiri Allah'ın alternatifi değildir.

Bunların tamamı yaratılmış varlık düzeninin parçalarıdır.


17. “ALLAH BIG BANG'DEN ÖNCE NE YAPIYORDU?” SORUSU

Bu soru ilk bakışta anlamlı görünse de içerisinde önemli bir problem taşır.

“Önce” kelimesi zamana bağlıdır.

Fizikte zamanın kendisi de evrenin yapısının bir parçasıdır.

İslâm inancında ise Allah zamanın içinde yaşayan bir varlık değildir.

Allah:

ezelîdir,

yaratılmış değildir,

zamana muhtaç değildir.

Dolayısıyla Allah'ı:

“13,8 milyar yıl önce bekliyordu, sonra evreni yarattı”

şeklinde düşünmek İslâm'ın Allah tasavvuruna uygun değildir.

Zaman yaratılmıştır; Allah ise yaratandır.


18. “BIG BANG'DEN ÖNCE NE VARDI?”

Bilim açısından bu soru henüz kesin cevaplanmış değildir.

Bazı fizik modellerinde:

  • kuantum kozmolojisi,

  • döngüsel evrenler,

  • sıçrayan evren modelleri,

  • farklı enflasyon modelleri

araştırılmaktadır.

Ancak bunların hiçbiri bugün için “evrenin mutlak başlangıcından önce kesinlikle şu vardı” şeklinde kanıtlanmış bir cevap değildir.

Bu nedenle bilim adına:

“Big Bang'den önce kesinlikle hiçbir şey yoktu.”

demek de,

“Kesinlikle başka bir evren vardı.”

demek de mevcut kanıtların ötesine geçebilir.

İslâm'ın metafizik cevabı ise başkadır:

Allah vardı; varlığı başka hiçbir varlığa bağlı değildir.


19. BIG BANG “YOKTAN YARATILIŞ” DEMEK MİDİR?

Bu iki kavramı birbirinden ayırmak gerekir.

Big Bang:

Evrenin çok sıcak ve yoğun erken durumdan itibaren genişleyip gelişmesini anlatan fiziksel-kozmolojik modeldir.

Yoktan yaratılış:

Varlığın nihai olarak kendi kendine veya ezelî maddeye dayanmayıp Allah tarafından var edilmesi şeklindeki metafizik ve teolojik öğretidir.

Bu nedenle:

Big Bang = yoktan yaratılışın fiziksel ispatı

şeklinde basit bir eşitlik kurmak doğru değildir.

Fakat Big Bang, geçmişte yaygın olan değişmeyen, statik ve ezelden beri aynı durumda bulunan evren anlayışının yerine başlangıç şartları bulunan dinamik bir evren tablosu getirmiştir.

Bu durum yaratılış fikriyle çelişmek zorunda değildir.


20. “KENDİ KENDİNE OLDU” İFADESİNİN SINIRI

Bilimsel açıklamada:

“Şu olay şu fizik kanunları altında gerçekleşti.”

denilebilir.

Fakat:

“Dolayısıyla hiçbir yaratıcıya ihtiyaç yoktur.”

sonucu fizik deneyinden doğrudan çıkmaz.

Çünkü ardından başka sorular gelir:

Bu kanunlar neden var?

Niçin bu kanunlar?

Neden matematiksel olarak anlaşılabilir bir evren var?

Niçin varlık var da mutlak yokluk yok?

Bunlar artık yalnızca astrofiziğin değil;

  • metafiziğin,

  • felsefenin,

  • kelâmın

da alanına girer.


21. SEBEPLER İLE YARATICIYI KARIŞTIRMAMAK

İslâm düşüncesi açısından önemli noktalardan biri budur.

Bir çiftçi:

tohumu toprağa koyar.

Yağmur yağar.

Su tohumu besler.

Güneş enerji sağlar.

Fotosentez gerçekleşir.

Bitki büyür.

Bilim bütün bu mekanizmaları açıklayabilir.

Fakat dinî bakışta bunları açıklamak:

“Demek ki Allah yaratmadı.”

sonucunu doğurmaz.

Aksine bunlar yaratmanın nasıl bir düzen ve kanun içerisinde gerçekleştiğini gösterir.

Aynı yaklaşım kozmolojiye uygulanabilir:

Allah → yaratıcı

Fizik kanunları → yaratılmış düzen

Big Bang → kozmolojik süreç

Yerçekimi → süreçte çalışan kanun

Yıldızlar → elementlerin oluşmasında fiziksel sebep

şeklinde düşünülebilir.


22. KÂİNATIN 13,8 MİLYAR YILLIK TARİHİ

Şimdi bütün süreci tek bir zaman çizgisinde görelim.

0 — Çok erken evren

Evren olağanüstü sıcak ve yoğundur.

Çok erken dönem — muhtemel enflasyon

Uzayın olağanüstü hızlı genişlemiş olduğu düşünülür.

İlk saniyeler

Temel parçacıkların hâkim olduğu sıcak evren.

İlk birkaç dakika

Hafif atom çekirdeklerinin oluşumu.

Hidrojen ve helyum çekirdekleri

Yaklaşık 380.000 yıl

Elektronlarla çekirdekler birleşir.

Atomlar oluşur.

Evren ışığa karşı şeffaflaşır.

CMB serbest kalır.

Yüz milyonlarca yıl

İlk yıldızlar meydana gelir.

Yıldızlar

Nükleer füzyonla ağır elementler üretilmeye başlanır.

Galaksiler

Dev yıldız sistemleri oluşur.

Yaklaşık 4,6 milyar yıl önce

Güneş Sistemi oluşur.

Yaklaşık 4,5 milyar yıl önce

Dünya'nın erken oluşum süreci.

Dünya'da hayat

Çok uzun biyolojik süreçler.

İnsan

Kâinatı gözlemleyen, düşünen, anlam arayan ve kendi varlığının kaynağını soran şuurlu varlık.


23. İNSAN BEDENİNE UZANAN KOZMİK ZİNCİR

Bu zincir son derece düşündürücüdür:

Erken evren

Hidrojen ve helyum

İlk yıldızlar

Yıldızların merkezinde füzyon

Karbon ve oksijen gibi elementler

Büyük yıldızların ölümü

Elementlerin uzaya saçılması

Yeni yıldız sistemleri

Güneş Sistemi

Dünya

Toprak, su ve canlılık

İNSAN

İnsan bedenindeki elementlere baktığımızda:

Hidrojenimizin kozmik geçmişi erken evrene,

karbonumuzun ve oksijenimizin geçmişi yıldızlara,

birçok ağır elementimizin geçmişi yıldızların ölüm süreçlerine

kadar uzanır.

Bu bilimsel tablo mümin açısından şöyle okunabilir:

Allah insanı yaratırken yalnızca insan bedenini değil, insan bedeninin oluşmasına hizmet edecek bütün kozmik sistemi de yaratmıştır.


24. KUR'ÂN BİZDEN KÂİNATI DÜŞÜNMEMİZİ İSTER

Kur'ân'ın yaklaşımı yalnızca:

“İnan.”

değildir.

İnsan tekrar tekrar:

bakmaya,

düşünmeye,

akletmeye,

ibret almaya

davet edilir.

Âl-i İmrân sûresinde göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünen insanlar övülür:

“Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde akıl sahipleri için gerçekten açık ibretler vardır.”

Âl-i İmrân, 3/190

Ardından onların:

“Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın.”

dedikleri bildirilir.

İşte bilim ile tefekkürün buluşabileceği noktalardan biri burasıdır.

Astronom fiziksel mekanizmayı inceler.

Mümin ise aynı mekanizmayı inceleyip ayrıca:

“Bu varlık bana ne anlatıyor?”

diye sorar.


25. BÜYÜK PATLAMA ALLAH'A DELİL MİDİR?

Burada hassas bir ifade kullanmak gerekir.

Big Bang:

“Allah'ın varlığını laboratuvar deneyinde doğrudan gösteren bir deney” değildir.

Fakat evrenin:

  • değişebilir,

  • genişleyen,

  • fizik kanunlarına bağlı,

  • geçmişi bulunan,

  • belirli başlangıç şartlarına sahip

bir sistem olduğunun anlaşılması, kozmolojik yaratılış ve ilk sebep tartışmalarına önemli malzeme sağlamıştır.

İslâm kelâmı açısından soru şudur:

Değişen, mümkün ve bağımlı varlıkların nihai açıklaması nedir?

Kur'ân'ın cevabı:

Allah'tır.


26. BIG BANG ALLAH'IN YARATMA ŞEKLİ OLABİLİR Mİ?

İslâm inancı açısından Allah'ın yaratmasının mutlaka bizim hayal ettiğimiz şekilde anlık ve sebepsiz görünmesi gerekmez.

Allah dilerse bir şeyi doğrudan;

dilerse uzun süreçler, sebepler ve kanunlar içerisinde yaratabilir.

Bir ağacın yaratılması buna güzel örnektir:

Tohum

Çimlenme

Fidan

Ağaç

Çiçek

Meyve

Bu sürecin uzun olması Allah'ın yaratmasını ortadan kaldırmaz.

Benzer şekilde mümin açısından:

Big Bang

kozmik genişleme

atomlar

yıldızlar

elementler

gezegenler

Dünya

şeklindeki milyarlarca yıllık süreç de Allah'ın yaratmasıyla çelişmek zorunda değildir.

Bilim sürecin nasıl işlediğini araştırır.

Vahiy ise nihai olarak kimin yaratmasıyla var olduğunu ve insan için ne anlam taşıdığını bildirir.


27. ENBİYÂ 30 İÇİN EN DENGELİ SONUÇ

Enbiyâ 30'u değerlendirirken iki aşırılıktan kaçınmalıyız.

Birinci aşırılık:

“Kur'ân'da Big Bang'in bütün bilimsel ayrıntıları açıkça yazmaktadır.”

Bu iddia gereğinden fazladır.

İkinci aşırılık:

“Âyetin modern kozmolojiyle hiçbir şekilde ilişkilendirilmesi mümkün değildir.”

Bu da zorunlu değildir.

Diyanet tefsiri, klasik yorumları aktardıktan sonra modern dönemde âyetin evrenin başlangıçta bütün hâlde bulunması ve daha sonra ayrılmasıyla ilişkilendirildiğini belirtmektedir. Aynı tefsir bilimsel teorilerin her âyete zorla uygulanmaması gerektiği konusunda da uyarır. (Diyanet Kuranı)

Dolayısıyla en dengeli yaklaşım:

Kur'ân fizik kitabı değildir; fakat Enbiyâ 30'daki başlangıçta bütünlük ve ardından ayrılma tasviri, modern kozmolojinin ortaya koyduğu dinamik evren tablosuyla birlikte düşünüldüğünde dikkat çekicidir.


28. BİLİMİN HENÜZ CEVAPLAYAMADIĞI SORULAR

Modern kozmoloji muazzam ilerleme kaydetmesine rağmen hâlâ çok büyük sorular vardır:

Big Bang'in en ilk fiziksel safhası tam olarak nasıldı?

Enflasyon gerçekten gerçekleştiyse onu hangi alan meydana getirdi?

Karanlık madde tam olarak nedir?

Karanlık enerji nedir?

Evrenin genişlemesi neden hızlanmaktadır?

Kuantum mekaniği ile genel görelilik nasıl birleştirilecektir?

Uzay-zamanın en temel yapısı nedir?

Fizik kanunları neden bu şekildedir?

Hatta evrenin günümüzdeki genişleme hızını farklı yöntemlerle ölçerken ortaya çıkan “Hubble gerilimi” bile hâlen modern kozmolojinin önemli problemlerindendir. (NASA Science)

Bilim ilerledikçe Big Bang modelinin ayrıntıları da sınanmaya ve geliştirilmeye devam etmektedir.


29. BİLİM VE VAHİYİ DOĞRU YERİNE KOYMAK

En sağlıklı yaklaşım şudur:

Bilim bize:

Evren nasıl gelişti?

Hangi fiziksel süreçler gerçekleşti?

Hangi kanunlar işledi?

sorularında son derece güçlü bilgiler verir.

Vahiy ise:

Varlığın nihai sahibi kimdir?

İnsan niçin yaratılmıştır?

Bu kâinatın insan açısından anlamı nedir?

İnsan nasıl yaşamalıdır?

Ölümden sonra ne olacaktır?

gibi başka bir düzeydeki sorulara cevap verir.

Bu iki alan birbirine karıştırılmamalı; fakat birbirinden tamamen koparılmaları da gerekmez.


30. SONUÇ: “PATLAMA”DAN ÇOK BİR KOZMİK TARİH

Büyük Patlama'yı yalnızca:

💥 PATLAMA

şeklinde düşünmek yanlıştır.

Bilimin anlattığı tablo çok daha büyüktür:

Çok sıcak ve yoğun erken evren

Uzayın genişlemesi

Evrenin soğuması

Temel parçacıklar

Atom çekirdekleri

Atomlar

Kozmik mikrodalga arka plan

İlk yıldızlar

Galaksiler

Yıldızların içinde elementler

Gezegenler

Dünya

Hayat

İNSAN

Yaklaşık 13,8 milyar yıllık kozmik tarih içerisinde bugün insan, kendisini meydana getiren elementlerin geçmişini araştırabilecek bir şuurla gökyüzüne bakmaktadır.

Bilim bu uzun tarihin fiziksel safhalarını gittikçe daha ayrıntılı biçimde ortaya çıkarıyor.

Kur'ân ise insanı kâinatın kendisinde durdurmayıp onun ötesindeki soruya yöneltiyor:

“Yoksa onlar hiçbir şey olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?”

Ve İslâm'ın cevabı:

KÂİNAT YARATILMIŞTIR; YARATICI ALLAH'TIR.

Big Bang, İslâm açısından Allah'ın rakibi olan bir açıklama değildir. Çünkü Big Bang yaratıcı değil, yaratılmış evrenin fiziksel tarihini açıklamak için kullanılan bilimsel bir modeldir.

Mümin açısından yıldızların doğması, atomların oluşması, galaksilerin meydana gelmesi ve tabiat kanunlarının işlemesi; Allah'ın kudretinden bağımsız ikinci yaratıcılar değil, O'nun yarattığı kâinatta gerçekleşen sebepler ve süreçlerdir.

Bu nedenle gökyüzüne bakmak yalnızca astronomi yapmak değil, Kur'ân'ın davet ettiği anlamıyla tefekkürün de kapısını açabilir:

Kâinatı incelemek eseri incelemektir; iman ise eserden Müessir'e, sanattan Sâni'e, mahlûktan Hâlık'a intikal etmektir.

Yorumlar:

Yorum Yazabilirsiniz.

Mail adresiniz gizli kalacaktır. Lütfen bütün alanları doldurun. *


Benzer Bloglar

Bal Mühendisi Arılar
  • Salih Avcı
  • 21.02.2023
Bal Mühendisi Arılar
SOMON BALIKLARININ YOLCULUĞU
  • Salih Avcı
  • 06.01.2025
SOMON BALIKLARININ YOLCULUĞU
Big Bang Teorisi
  • Salih Avcı
  • 16.08.2026
Big Bang Teorisi
Entropi Yasası Ve Kıyamet
  • Salih Avcı
  • 16.08.2026
Entropi Yasası Ve Kıyamet