18px

BAKARA SURESİ 249–263. AYETLERİN TEFSİRİ


BAKARA SURESİ 249–263. AYETLERİN TEFSİRİ

BAKARA SURESİ 249–263. AYETLERİN TEFSİRİ

Sabır, Tevekkül, Âyetü'l-Kürsî, Allah'ın İsimleri, Tevhid, Haşir ve İnfak

Risale-i Nur Perspektifinden Kısa, Özlü ve Anlaşılır Açıklamalar

Bismillahirrahmanirrahim.

Bakara Suresi'nin tefsirine 249. ayetten devam ediyoruz.

Önceki bölümde aile haklarını, namazı, ölümü, infakı ve Tâlût'un hükümdar seçilmesini inceledik.

Bu bölümde Kur’an bize sabrı, Allah'a güvenmeyi, tevhidi, ölümden sonra dirilişi ve samimi yardımlaşmayı öğretiyor.

Özellikle 255. ayet olan Âyetü'l-Kürsî, Allah'ın sonsuz ilmini, kudretini ve bütün varlıklar üzerindeki hâkimiyetini anlatıyor.

Temel mesaj: Gerçek güç Allah'a aittir. İnsan iman, sabır, ilim, ihlas ve güzel ahlakla manevi olgunluğa ulaşmaya çalışmalıdır.

249. Ayet: Tâlût'un Ordusu ve Nehirle İmtihan

إِنَّ اللَّهَ مُبْتَلِيكُم بِنَهَرٍ

Mealen: “Allah sizi bir nehirle imtihan edecektir.”

Açıklama

Tâlût, ordusuyla yola çıktı.

Allah'ın emriyle askerler bir nehirde sınandı.

Çoğu, kendilerine bildirilen sınıra uymadı.

Az sayıda kişi ise emre bağlı kaldı.

Bu olay, disiplinin ve sabrın önemini gösterir.

İnsanın gerçek sadakati, zor zamanlarda ortaya çıkar.

Risale-i Nur açısından: Nefis, her istediğini hemen elde etmek ister. Sabır ise insanın iradesini güçlendirir.

Ders: Her arzumuzun peşinden gitmemeli, doğru olanı seçmeliyiz.

250. Ayet: Sabır ve Sebat Duası

Tâlût'un ordusundaki müminler Câlût'un ordusuyla karşılaşınca Allah'a dua ettiler.

رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ

Mealen: “Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlamlaştır ve inkârcı topluluğa karşı bize yardım et.”

Açıklama

Müminler yalnız kendi güçlerine güvenmediler.

Allah'tan sabır ve yardım istediler.

Bu dua üç önemli isteği içerir:

  • Sabır.

  • Kararlılık.

  • Allah'ın yardımı.

Risale-i Nur açısından: Tevekkül, gerekli gayreti gösterdikten sonra Allah'a güvenmektir.

Ders: Zorluklar karşısında çalışmalı, sabretmeli ve dua etmeliyiz.

251. Ayet: Hz. Dâvûd ve Câlût

Mealen: “Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Dâvûd, Câlût'u öldürdü. Allah ona hükümdarlık ve hikmet verdi.”

Açıklama

Hz. Dâvûd, Câlût'a karşı mücadelede önemli bir rol oynadı.

Allah ona daha sonra hükümdarlık ve hikmet verdi.

Bu kıssa, başarının yalnız sayı ve maddi güçle açıklanamayacağını hatırlatır.

Ayet ayrıca Allah'ın bazı insanlarla diğerlerinin saldırılarını engellemesinin, yeryüzündeki bozulmayı önleyen bir hikmet olduğunu bildirir.

Ders: Gücümüz az olsa bile doğru yoldan ve meşru gayretten vazgeçmemeliyiz.

252. Ayet: Kur’an Ayetlerinin Hak Oluşu

تِلْكَ آيَاتُ اللَّهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِالْحَقِّ

Mealen: “Bunlar Allah'ın ayetleridir. Onları sana hak olarak okuyoruz.”

Açıklama

Kur’an, peygamberlerin hayatlarından örnekler verir.

Bu kıssalar yalnız geçmişi anlatmak için değildir.

İnsanlara iman, sabır, adalet ve sorumluluk öğretir.

Risale-i Nur açısından: Kur’an, insanın dünya ve ahiret hayatına rehberlik eden ilahî kelamdır.

Ders: Kur’an kıssalarını okurken kendi hayatımıza bakan dersleri düşünmeliyiz.

253. Ayet: Peygamberlerin Farklı Dereceleri

تِلْكَ الرُّسُلُ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ

Mealen: “İşte o peygamberlerin bir kısmını diğerlerinden üstün kıldık.”

Açıklama

Allah, peygamberlerine farklı özellikler ve görevler vermiştir.

Bazılarıyla özel biçimde konuşmuştur.

Bazılarını farklı derecelerle üstün kılmıştır.

Ayette Hz. İsa'ya açık deliller verildiği ve onun Rûhu'l-Kudüs ile desteklendiği de bildirilir.

Bütün peygamberler Allah'ın elçileridir.

Müslümanlar onların hepsine iman eder.

Ders: Peygamberlerin rehberliğini önemsemeli ve aralarında iman bakımından ayrım yapmamalıyız.

254. Ayet: Ahiret Gelmeden Önce İnfak

Mealen: “Ey iman edenler! Alışverişin, dostluğun ve şefaatin bulunmadığı gün gelmeden önce size verdiğimiz rızıktan harcayın.”

Açıklama

İnsan dünya hayatında iyilik yapma imkânına sahiptir.

Ölümden sonra bu imkân sona erer.

Bu nedenle insan hayırlı işleri sürekli ertelememelidir.

İnfak, Allah'ın verdiği nimetleri meşru ve faydalı alanlarda kullanmaktır.

Risale-i Nur açısından: Dünya, ahiret için hazırlık yapılan geçici bir hayat olarak değerlendirilir.

Ders: İyilik yapmak için her zaman daha fazla zenginleşmeyi beklememeliyiz.

255. AYET: ÂYETÜ'L-KÜRSÎ VE ALLAH'IN YÜCE İSİMLERİ

Âyetü'l-Kürsî, Kur’an'ın Allah'ın sıfatlarını en kapsamlı biçimde anlatan ayetlerinden biridir.

اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ

Mealen: “Allah, O'ndan başka ilah yoktur. O, Hayy'dır, Kayyûm'dur.”

Ayetin devamında Allah'ın uyuklamadığı, uyumadığı, göklerde ve yerde bulunan her şeyin O'na ait olduğu, ilminin bütün varlıkları kuşattığı ve her şeyi koruyup gözetmenin O'na ağır gelmediği bildirilir.

1. El-Hayy: Sonsuz Hayat Sahibi

Hayy, hayat sahibi olan demektir.

Allah'ın hayatı ezelî ve ebedîdir.

Başlangıcı ve sonu yoktur.

Yaratılmışların hayatı ise sınırlıdır.

İnsan doğar, yaşar ve ölür.

Bitkiler büyür ve kurur.

Hayvanlar yaşar ve ölür.

Allah ise bütün bu değişimlerden münezzehtir.

Risale-i Nur açısından

Risale-i Nur'da İsm-i Hayy, canlıların yaratılışı ve hayatın hikmetleri üzerinden tefekkür edilir.

Her canlı Allah'ın hayat verme kudretini gösteren bir delil olarak değerlendirilebilir.

Ders: Hayatımızın Allah'ın bir nimeti olduğunu bilmeli ve onu hayırlı işlerde kullanmalıyız.

2. El-Kayyûm: Her Şeyi Ayakta Tutan

Kayyûm, varlığı kendinden olan ve bütün varlıkların varlığını sürdürmesini sağlayan anlamlarıyla açıklanır.

Allah hiçbir şeye muhtaç değildir.

Bütün yaratılmışlar ise O'na muhtaçtır.

Güneşin düzeni, Dünya'nın hareketi ve canlıların hayatı Allah'ın yaratması ve kudretiyle varlığını sürdürür.

Risale-i Nur açısından

Otuzuncu Lem'a'daki İsm-i Kayyûm bahsi, bütün varlıkların Allah'a muhtaç olduğunu açıklar.

Kâinat kendi başına varlığını sürdüren bağımsız bir güç değildir.

Ders: Kendi gücümüzün sınırlı olduğunu bilmeli ve Allah'a güvenmeliyiz.

3. Allah Uyuklamaz ve Uyumaz

لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ

Mealen: “O'nu ne uyuklama tutar ne de uyku.”

Açıklama

İnsan yorulur.

Dinlenmeye ihtiyaç duyar.

Uyur.

Allah ise yorgunluktan ve ihtiyaçtan uzaktır.

O'nun ilmi ve kudreti kesintiye uğramaz.

Ders: Allah'ın gözetimi ve bilgisi hiçbir zaman eksilmez.

4. Her Şey Allah'ındır

لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ

Mealen: “Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur.”

Açıklama

Kâinattaki bütün varlıklar Allah'ın mülküdür.

İnsan da sahip olduğu nimetlerin mutlak sahibi değildir.

Malı, sağlığı ve hayatı kendisine verilmiş emanetler olarak görmelidir.

Risale-i Nur açısından: İnsan, kendisini ve sahip olduğu nimetleri Allah'ın mülkü olarak gördüğünde şükür bilinci gelişir.

Ders: Sahip olduklarımızla kibirlenmemeli, nimetleri doğru kullanmalıyız.

5. Allah'ın İlmi Her Şeyi Kuşatır

وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ

Mealen: “Onlar, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar.”

Açıklama

İnsan bilgi sahibi olabilir.

Bilimsel araştırmalar yapabilir.

Kâinatın birçok kanununu öğrenebilir.

Fakat insanın bilgisi sınırlıdır.

Allah'ın ilmi ise sınırsızdır.

Geçmişi, geleceği, görüneni ve gizliyi bilir.

Risale-i Nur açısından

İsm-i Alîm, Allah'ın sonsuz ilmini ifade eder.

Canlıların düzenli yapıları, yaratılıştaki ölçü ve hikmet üzerinde düşünmek, bu ismi anlamaya yardımcı olur.

Ders: İlim öğrendikçe kibirlenmek yerine tevazu sahibi olmalıyız.

6. Allah'ın Kürsîsi Gökleri ve Yeri Kuşatır

وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ

Mealen: “O'nun Kürsîsi gökleri ve yeri kuşatmıştır.”

Açıklama

Kürsî kavramı klasik tefsirlerde farklı biçimlerde açıklanmıştır.

Bazı âlimler onu Allah'ın yarattığı büyük bir varlık olarak değerlendirir.

Bazıları ise ilahî ilim ve hâkimiyetle ilişkili açıklamalar yapar.

Allah'ın zatı yaratılmış varlıklara benzemez.

Bu nedenle ayet, Allah'a insanî veya maddi özellikler yakıştırılarak anlaşılmamalıdır.

Ders: Allah'ın büyüklüğünü düşünürken O'nun yaratılmışlara benzemediğini unutmamalıyız.

7. El-Aliyy ve El-Azîm

وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ

Mealen: “O, yücedir, büyüktür.”

Açıklama

El-Aliyy: Allah'ın yüceliğini ifade eder.

El-Azîm: Allah'ın sonsuz büyüklük ve azamet sahibi olduğunu bildirir.

İnsanın gücü sınırlıdır.

Allah'ın kudreti ise sınırsızdır.

Risale-i Nur açısından

Kâinatın büyüklüğü, düzeni ve yaratılışı Allah'ın azametini tefekkür etmeye vesile olur.

Ders: Allah'ın büyüklüğünü düşünmek, insanın kibirden uzaklaşmasına yardımcı olur.

256. AYET: DİNDE ZORLAMA YOKTUR

لَا إِكْرَاهَ فِي الدِّينِ

Mealen: “Dinde zorlama yoktur.”

Ayetin devamında doğru yolun yanlış yoldan açıkça ayrıldığı bildirilir.

Açıklama

İman, insanın kalbiyle ve iradesiyle kabul ettiği bir inançtır.

Zorla söyletilen söz, samimi imanla aynı değildir.

Dinî hakikatler insanlara bilgi, güzel söz ve hikmetle anlatılmalıdır.

Bu ayetin hukukî kapsamı klasik tefsirlerde farklı yönleriyle tartışılmıştır. Ancak açık ifadesi, dinî inanç konusunda zorlamanın reddedilmesidir.

Risale-i Nur açısından: İman hakikatleri akla ve kalbe hitap eden delillerle açıklanmalıdır.

Ders: İnsanlara inancımızı baskıyla değil, güzel ahlak ve doğru bilgiyle anlatmalıyız.

257. Ayet: Allah Müminlerin Dostudur

اللَّهُ وَلِيُّ الَّذِينَ آمَنُوا

Mealen: “Allah iman edenlerin dostudur.”

Ayetin devamında Allah'ın müminleri karanlıklardan aydınlığa çıkardığı bildirilir.

Açıklama

Buradaki karanlıklar, inkâr ve sapkınlıkla ilişkilidir.

Aydınlık ise iman ve hidayeti ifade eder.

İman, insanın hayatına anlam kazandırır.

Allah'a güvenen insan, sıkıntılar karşısında manevi dayanma gücü bulabilir.

Risale-i Nur açısından: İman, insanın kâinata ve hayata bakışını aydınlatır.

Ders: Allah'a yakınlaşmak için imanımızı bilgi, ibadet ve güzel ahlakla güçlendirmeliyiz.

258. AYET: HZ. İBRAHİM VE HÜKÜMDARIN TARTIŞMASI

Bu ayette Hz. İbrahim'in kendisiyle tartışan bir hükümdara Allah'ın kudretini anlattığı bildirilir.

رَبِّيَ الَّذِي يُحْيِي وَيُمِيتُ

Mealen: “Benim Rabbim hayat veren ve öldürendir.”

Hükümdar da hayat verme ve öldürme iddiasında bulunur.

Hz. İbrahim ise şöyle der:

فَإِنَّ اللَّهَ يَأْتِي بِالشَّمْسِ مِنَ الْمَشْرِقِ فَأْتِ بِهَا مِنَ الْمَغْرِبِ

Mealen: “Allah Güneş'i doğudan getiriyor. Haydi sen onu batıdan getir.”

Açıklama

Hz. İbrahim, hükümdarın iddiasına karşı Allah'ın kudretini gösteren açık bir delil sunar.

İnsan büyük bir güce sahip olabilir.

Fakat kâinatın yaratıcısı değildir.

Klasik tefsirlerde bu hükümdar çoğunlukla Nemrud olarak anılır. Kur’an ayette onun adını vermez.

Risale-i Nur açısından: Kâinattaki düzen, Allah'ın varlığı ve birliği üzerinde düşünmeye vesile olur.

Ders: Maddi güç ve makam, insanı kibirli yapmamalıdır.

259. Ayet: Ölümden Sonra Dirilişin Delili

Bu ayette harap olmuş bir yerleşim yerinden geçen bir kişinin kıssası anlatılır.

Kişi, Allah'ın burayı ölümünden sonra nasıl dirilteceğini düşünür.

Allah onu yüz yıl ölü bırakır ve sonra diriltir.

Açıklama

Bu olay, Allah'ın ölümden sonra diriltmeye kadir olduğunu gösterir.

İnsan için imkânsız görünen şeyler Allah'ın kudreti karşısında imkânsız değildir.

Kıssadaki kişinin kimliği Kur’an'da açıkça belirtilmez. Tefsirlerde farklı görüşler vardır.

Risale-i Nur açısından

Onuncu Söz, yani Haşir Risalesi, ölümden sonra dirilişin delillerini açıklar.

Bahar mevsiminde ölü gibi görünen toprağın yeniden canlanması da haşir üzerinde düşünmeye vesile olur.

Ders: Ölümün yokluk olmadığını ve ahiret hayatını hatırlamalıyız.

260. AYET: HZ. İBRAHİM'İN KALBİNİN TATMİN OLMASI

رَبِّ أَرِنِي كَيْفَ تُحْيِي الْمَوْتَىٰ

Mealen: “Rabbim! Ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster.”

Allah ona:

أَوَلَمْ تُؤْمِن

“Yoksa inanmadın mı?”

diye sorar.

Hz. İbrahim şöyle cevap verir:

بَلَىٰ وَلَٰكِن لِّيَطْمَئِنَّ قَلْبِي

“Elbette inandım. Fakat kalbimin tatmin olması için.”

Açıklama

Hz. İbrahim ölümden sonra dirilişe inanıyordu.

Ancak bu hakikatin nasıl gerçekleştiğini görmek istedi.

Allah ona dört kuşla ilgili bir uygulama bildirdi ve diriltme kudretini gösterdi.

Risale-i Nur açısından

Tahkikî iman, iman hakikatlerini delilleriyle anlamaya çalışmaktır.

İnsan inandığı hakikatleri daha iyi öğrenmek isteyebilir.

Bu istek, samimi bir öğrenme arayışı olabilir.

Ders: İmanımızı bilgi, tefekkür ve doğru araştırmayla güçlendirmeliyiz.

261. AYET: İNFAKIN BEREKETİ

مَّثَلُ الَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَالَهُمْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ

Mealen: “Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu…”

Ayetin devamında bir tohumun yedi başak verdiği, her başakta yüz tane bulunduğu örneği anlatılır.

Açıklama

Bir tohum uygun şartlarda çoğalabilir.

Kur’an bu örnekle Allah yolunda yapılan infakın büyük manevi karşılığını anlatır.

Bu, yapılan her yardımın dünyada mutlaka yedi yüz kat maddi kazanç getireceği anlamına gelmez.

Asıl vurgu Allah'ın mükâfatının genişliğidir.

Risale-i Nur açısından: İnfak, şükür ve cömertliğin önemli bir göstergesidir.

Ders: Küçük gördüğümüz bir iyiliğin Allah katında büyük değeri olabilir.

262. Ayet: Yardım Ettikten Sonra Başa Kakmamak

Mealen: “Mallarını Allah yolunda harcayıp ardından başa kakmayan ve incitmeyenlerin mükâfatları Rableri katındadır.”

Açıklama

Bir insana yardım etmek güzeldir.

Fakat yardım ettikten sonra onu küçük düşürmek yanlıştır.

İyilik, karşı tarafın onurunu koruyarak yapılmalıdır.

Risale-i Nur açısından: İhlas, yapılan iyilikte Allah'ın rızasını esas almaktır.

Ders: Yardım ettiğimiz insanları minnet altında bırakmamalıyız.

263. Ayet: Güzel Söz ve Bağışlama

قَوْلٌ مَّعْرُوفٌ وَمَغْفِرَةٌ خَيْرٌ مِّن صَدَقَةٍ يَتْبَعُهَا أَذًى

Mealen: “Güzel bir söz ve bağışlama, ardından incitme gelen sadakadan daha hayırlıdır.”

Açıklama

İnsan her zaman maddi yardım yapamayabilir.

Fakat güzel konuşabilir.

Bir ihtiyaç sahibini dinleyebilir.

Onu kırmadan cevap verebilir.

Bir insanın gönlünü incitmeden davranmak da önemli bir iyiliktir.

Risale-i Nur açısından: Şefkat ve ihlas, insanlarla ilişkilerimizde önemli ölçülerdir.

Ders: Yardım edemediğimiz zamanlarda bile insanlara saygılı ve merhametli davranmalıyız.

BU AYETLERDEN ÇIKAN 12 TEMEL DERS

Konu

Temel mesaj

Sabır

Zorluklar karşısında kararlı olalım.

Tevekkül

Çalışıp Allah'a güvenelim.

Peygamberler

Allah'ın elçilerine iman edelim.

İnfak

İhtiyaç sahiplerine yardım edelim.

El-Hayy

Hayatın Allah'ın nimeti olduğunu bilelim.

El-Kayyûm

Bütün varlıkların Allah'a muhtaç olduğunu anlayalım.

El-Alîm

Allah'ın her şeyi bildiğini hatırlayalım.

El-Azîm

Allah'ın büyüklüğünü tefekkür edelim.

Hidayet

İman hakikatlerini güzel yöntemlerle anlatalım.

Haşir

Ölümden sonra dirilişe iman edelim.

İhlas

İyiliklerimizi gösteriş için yapmayalım.

Güzel ahlak

Yardım ederken insanları incitmeyelim.

RİSALE-İ NUR PERSPEKTİFİNDEN GENEL DEĞERLENDİRME

Bu ayetler beş büyük hakikati hatırlatır.

1. Tevhid: Bütün varlıkların yaratıcısı Allah'tır.

2. Hayat: Allah Hayy'dır. Bütün canlıların hayatı O'nun yaratmasıyladır.

3. Kayyûmiyet: Allah bütün varlıkları ayakta tutar. Hiçbir şeye muhtaç değildir.

4. Haşir: Allah, ölüleri yeniden diriltmeye kadirdir.

5. İhlas: İnsan yaptığı iyiliklerde Allah'ın rızasını esas almalıdır.

Risale-i Nur'un özellikle Onuncu Söz, Otuzuncu Lem'a ve Yirmi Birinci Lem'a bahisleri bu hakikatleri anlamaya yardımcı olur.

SONUÇ: ALLAH'IN KUDRETİNİ TANIMAK VE İMANI HAYATA YANSITMAK

Bakara Suresi'nin 249–263. ayetleri bize önemli bir hakikati öğretir:

İnsan sınırlıdır. Allah'ın ilmi, kudreti ve rahmeti ise sınırsızdır.

İnsan yorulur. Allah yorulmaz.

İnsan uyur. Allah uyumaz.

İnsan unutur. Allah unutmaz.

İnsan ölür. Allah Hayy'dır.

İnsan başkalarına muhtaçtır. Allah Kayyûm'dur.

İnsan az bilir. Allah Alîm'dir.

İnsan sınırlı güce sahiptir. Allah her şeye kadirdir.

Bu hakikatleri öğrenen insanın kalbinde tevazu, şükür ve kulluk bilinci gelişmelidir.

Aynı zamanda insan başkalarına yardım etmeli, iyiliklerini başa kakmamalı ve insanların gönlünü incitmemelidir.

Gerçek iman, Allah'ı tanımaya çalışmak ve bu imanı güzel ahlakla yaşamaktır.

Dua

Allah'ım!

Bize sabır ve kararlılık ver.

Kalplerimizi imanla kuvvetlendir.

Seni isimlerin ve sıfatlarınla daha iyi tanımayı nasip et.

Bizi kibirden ve gösterişten koru.

Ölümden sonra dirilişe olan imanımızı güçlendir.

İyilik yapmayı, paylaşmayı ve insanları incitmemeyi öğret.

Bizi ihlaslı ve merhametli kullarından eyle.

Âmin.

Bir sonraki bölüm: Bakara Suresi 264–280. ayetler

Bir sonraki dersimizde aynı şekilde kısa, özlü ve anlaşılır açıklamalarla şu konuları inceleyeceğiz:

264–267: Gösteriş için yapılan yardımlar, samimi infak ve helal kazançtan verme.

268–269: Şeytanın fakirlik korkusu, Allah'ın bağışlama vaadi ve hikmet.

270–274: Gizli ve açık sadaka, ihtiyaç sahiplerinin korunması ve infakın fazileti.

275–279: Faiz yasağı, helal ticaret ve ekonomik adalet.

280: Borçluya kolaylık göstermek ve gerektiğinde borcu bağışlamak.

Bu bölümün temel mesajı: Mal, insan için bir imtihandır. Gerçek bereket; helal kazanç, adalet, cömertlik ve Allah'ın rızasını gözetmekle ilişkilidir.

Yorumlar:

Yorum Yazabilirsiniz.

Mail adresiniz gizli kalacaktır. Lütfen bütün alanları doldurun. *


Benzer Bloglar

Hurûf-ı Mukattaa
  • Salih Avcı
  • 23.08.2026
Hurûf-ı Mukattaa
BAKARA SURESİ 1–5. AYETLER
  • Salih Avcı
  • 01.10.2026
BAKARA SURESİ 1–5. AYETLER
BAKARA SURESİ 6–10. AYETLER
  • Salih Avcı
  • 01.10.2026
BAKARA SURESİ 6–10. AYETLER